“Her an büyük deprem olabilir”
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Türkiye’de her an büyük bir deprem olabileceğini ifade etti.
Zonguldak- İstanbul Üniversitesi (İÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Salonu’nda düzenlenen ”Türkiye’de Depremler ve Güncel Durum” konulu konferansta yaptığı sunumda, Türkiye’nin her yerinde her an bir depremin olabileceğini ifade etti.
Doğu Anadolu fayının sorunlu faylardan biri olduğunu ve büyük bir depreme yol açabileceğine dikkati çeken Gündoğdu, şöyle konuştu:
”Türkiye’de her an büyük deprem olabilir. Hazırlıklarımızı şimdiden yapmamız, sonrası için önemlidir. Biz depremlerin, Erzincan ve Dinar ile daha sonra da 17 Ağustos ve Düzce kent depremlerinin ardından farkına vardık. Türkiye, aslında çok ciddi şekilde depremlerle karşı karşıya kalan ülkedir. 17 Ağustos depremine kadar yıkıcı ve hasar verici nitelikte 149 deprem meydana gelmiş ve bu depremler 578 bin 544 yapının yıkılması veya ağır hasar almasına yol açmıştır. 17 Ağustos depremi bu zamana kadar meydana gelen depremlerdeki hasarın yüzde 14′ünü oluşturuyor. Çünkü, birçok kentin içinden geçti. Kent depremleri süreciyle önlemlerimiz ve planlamalarımızda da değişmeler başladı. ”
Afetin etkilenen topluluğun üstesinden gelemediği doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olay olduğunu anlatan Gündoğdu, Marmara denizinde büyük tsunami olmasına imkan vermediklerini, açık deniz Ege ve Akdeniz’de böyle tehlikelinin bulunduğunu kaydetti.
Maden ocağında kaza
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde özel maden ocağında çalışan ve yerin 200 metre altında sigara içmek için çakmağı ateşleyen 2 işçi, biriken gazın parlaması sonucu yaralandı.
Edirne- Altınyazı köyünde özel kömür ocağında çalışan Şendoğan Erikoğlu (32) ile Ahmet Gebedek (44), yerin 200 metre altında çalışırken mola verdi.
Havalandırma bölümüne yakın yerde duran 2 işçi, sigara içmek için çakmağı ateşledi. Bu sırada bölgede biriken metan gazının parlaması sonucu Erikoğlu ve Gebedek yaralandı.
Vücutlarında 2. derece yanık oluşan işçiler, arkadaşları tarafından kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Yanık Ünitesinde tedavi altına alınan işçilerin vücutlarının yüzde 20′sinin yandığı belirlendi.
Altınyazı köyünde özel kömür ocağında yaralanan işçilerden Ahmet Gebedek’in (44) oğlu Ogün Gebedek, Zonguldak’tan 4 yıl önce çalışmak için Uzunköprü’ye geldiklerini söyledi.
Babasının 4 yıldır Altınyazı’daki özel kömür ocağında çalıştığını ifade eden Gebedek, maddi imkansızlıklar nedeniyle bir süredir kendisinin de babasının yanında çalışmaya başladığını bildirdi.
Maden ocağındaki kazada yaralanan Şendoğan Erikoğlu’nun babasıyla çok yakın arkadaş olduğunu belirten Gebedek, şöyle konuştu:
”Babam ve arkadaşı, yerin 200 metre altında çalışırken mola verdiklerinde bu olay meydana gelmiş. Sigara içmek için çakmağı ateşlediklerinde metan gazının parlaması sonucu yaralanmışlar. Şu an babamın sağlık durumu iyi, konuşabiliyor ancak fazla acı çekmemesi için yanık ünitesinde uyutuluyor. Sağlık durumunun netliği sabah doktor kontrolünden sonra belli olacak. Zonguldak’tan Uzunköprü’ye çalışmak için gelmiştik. Babamın başına gelen olaydan büyük üzüntü duyuyorum.”
Yaralı işçiler Şendoğan Erikoğlu ile Ahmet Gebedek’in tedavisi Tekirdağ Devlet Hastanesi yanık ünitesinde sürdürülüyor.
“Göçük için Meclis araştırması açılsın”
CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal ve 23 milletvekili, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana gelen ve 19 işçinin yaşamını yitirdiği göçükle ilgili olarak Meclis Araştırması açılmasını istedi.
Ankara- TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinde, Türkiye’nin, madencilik sektöründeki iş kazalarında dünyada üçüncü, Avrupa’da birinci sırada olduğu belirtilerek, bu kazalar soncu çok sayıda insanın öldüğüne işaret edildi. Son yıllardaki istatistikler incelendiğinde, madencilik sektöründeki iş kazalarının belirgin şekilde arttığı kaydedilen önergede, bu kazaların nedenleri arasında teknik, sosyal, ekonomik, eğitim, planlama, denetim sorunları bulunduğuna işaret edildi.
Son olarak 10 Aralık’ta, grizu faciasının Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi Bükköy mevkisindeki işletmede yapılan tespitlerde, Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından yapılan denetimlerin yetersiz olduğunu, bu denetimlerde meslek odalarının sürece dahil edilmesi gerektiğinin ortaya çıktığı belirtilen önergede, şu görüşlere yer verildi:
”Yeraltı üretim kültürünün yaşatılması büyük önem taşımaktadır. Bu konuda deneyimli olan TTK ve TKİ gibi kamu kuruluşlarımızın ayakta kalması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu kurumlarımız üretim yaparken, aynı zamanda iş güvenliği ve eğitimi alanında okul görevi de görmektedirler. Bu nedenle güçlendirilmeleri için gerekli çalışmalar zaman geçirilmeden yapılmalıdır. Bilinçsizce ve teknolojiden uzak yapılan maden işletmeciliği, gerekli yatırımlardan kaçınılması, hızlı ve yüksek kazanç sağlanabilmesi için üretim zorlamaları kazalara davetiye çıkarmaktadır. Mühendislik bilim ve teknolojisinden uzak, teknik elemanın gözetim ve denetimi olmaksızın, tamamen ilkel koşullarda yürütülen emek yoğun işletmecilik tarzı tek edilmelidir.”
Önergede, ölümlere, yaralanmalara ve maddi kayıplara neden olan kazaların ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi amacıyla gerekli düzenleme, araştırma ve geliştirme programlarının doğru şekilde yapılandırılabilmesi için Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana gelen göçükle ilgili Meclis Araştırması açılması istendi.
Limanlar İç Anadolu’ya bağlanacak
Batı Karadeniz limanları, ”Adapazarı-Bartın Demiryolu Projesi” ile İç Anadolu’ya bağlanacak. Projenin ilk etabı olan Adapazarı-Karasu arası için 2010′da ihaleye çıkılacak.
Ankara- Ulaştırma Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Adapazarı-Karasu-Akçakoca-Ereğli-Zonguldak-Bartın arasında yapılması planlanan demiryolunun uzunluğu yaklaşık 300 kilometre olacak.
”Adapazarı-Bartın Demiryolu Projesi” ile Bartın, Zonguldak Filyos, Ereğli ve Karasu limanlarının yanı sıra Türkiye’nin en önemli ağır sanayilerinden Ereğli ve Karabük Demir Çelik fabrikalarının, Adapazarı üzerinden demiryolu ağına bağlantısı sağlanacak.
Ağırlıklı olarak yük taşımacılığı yapılması öngörülen hat, batıdan Ankara-İstanbul demiryolu hattına, doğudan ise Zonguldak-Çankırı-Kayseri demiryolu hattına bağlanacak. Böylece, söz konusu limanlardan ve fabrikalardan çıkan yükler, demiryolu ile Türkiye’nin dört bir yanına taşınabilecek.
”Adapazarı-Bartın Demiryolu Projesi”nin hizmete girmesinin ardından, Marmara bölgesindeki limanlardaki yoğunluğun bir kısmının Batı Karadeniz limanlarına kaydırılması da planlanıyor.
2010′da ihaleye çıkacak
Demiryollar, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı (DLH) Genel Müdürlüğü, projenin ilk etabı olan Adapazarı-Karasu arasındaki 57 kilometrelik bölümün yapım ihalesi için gerekli olan proje çalışmalarını tamamladı.
Yatırım programında da yer alan Adapazarı-Karasu arasındaki hattın yapımı için gelecek yıl ihaleye çıkılması ve ihale sürecinin tamamlanmasının ardından aynı yıl içinde inşaat çalışmalarına başlanması planlanıyor. Adapazarı-Karasu arasında yapımı planlanan hattın yatırım bedeli 250 milyon dolar olarak belirlendi. Projenin ikinci etabını oluşturan Karasu-Bartın arası için de çalışmalarını sürdüren DLH Genel Müdürlüğü, projenin tamamının 7 yılda tamamlanmasını öngörüyor.
Adapazarı-Karasu arasında yapımı planlanan demiryolu hattı, Adapazarı kent merkezinin güneyinden, Sakarya Nehri’nin yaklaşık 50 metre doğusundan, Bekirpaşa Belediyesi Pirahmetler mevkiinde D-100 karayolunun hemen güneyinden başlayıp, nehre paralel 15 kilometre sürecek. Söz konusu hat, Poyrazlar Gölü yakınlarında viyadükle nehri geçip, batıdan 10 kilometre boyunca nehirle paralel sürdükten sonra, ikinci bir viyadükle nehrin doğusuna geçerek Karasu istasyonuna ulaşacak.
5 askeri personel Adliye’de
Ergenekon soruşturması kapsamında Poyrazköy’deki kazılarda ele geçirilen mühimmata ilişkin 5 askeri personel Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
İstanbul- Sivil plakalı bir minibüsle adliyeye getirilen askeri personel, hakim ve savcıların giriş yaptığı kapıdan binaya alındı.
Avukatlardan itiraz
Öte yandan Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelen 3 askeri personelin avukatı İhsan Nuri Tezel, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe sundu.
Tezel dilekçesinde, Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcılarının itiraz başvurusu üzerine İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi heyetince haklarında ”yakalama” kararı verilen ve 27 Kasım 2009 tarihinde getirildikleri adliyede İstanbul Nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimince tutuklanan 3 askeri personelin serbest bırakılmasını istedi.
Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcıları, sorgulamaları yapıldıktan sonra sevk edildikleri İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nce serbest bırakılan 3 askeri personelin serbest bırakılmasına itiraz etmiş ve mahkeme heyeti de itirazı kabul ederek, 18 ve 20 Kasım’da serbest bırakılan 3 askeri personel hakkında ”yakalama” kararı çıkartmıştı.
İstanbul Merkez Komutanlığı’na bağlı sivil plakalı askeri bir araçla Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen 3 askeri personel, İstanbul Nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesi hakimince kararın yüzlerine okunmasının ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Bu arada, yine Ergenekon soruşturması kapsamında Poyrazköy’de ele geçirilen mühimmata ilişkin 12 Kasım’da tutuklanan Zonguldak’ta görevli deniz Yarbay İ.L.O ile 13 Kasım’da tutuklanan Balıkesir’de görevli sivil memur T.V.A’nın, tutuklamayı gerçekleştiren İstanbul Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, avukatları Tezel tarafından yapılan itiraz üzerine Kurban Bayramı’ndan önce tahliye edildikleri öğrenildi.
Zonguldak’ın yeni havaalanı
Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Saltukova beldesinde, 1999′da açılmasına rağmen ilk kez yolcu uçağı bu yıl inen Zonguldak Havaalanı’nda, gelecek yıl uçak seferlerinin artması bekleniyor.
Zonguldak- Çevresindeki dağ nedeniyle yolcu uçağının inemediği havaalanına uçakların daha rahat iniş kalkışının sağlanması için çevresindeki 235 metre yüksekliğindeki Bostancılar Dağı’nın 2008′de başlayan tıraşlanma işinin tamamlanmasıyla seferlerin artması planlanıyor. Zonguldak Özel Sivil Havacılık AŞ’nin 25 yıllığına işletme hakkına sahip olduğu ve 21 Temmuzda Almanya’nın Düsseldorf kentinden Öger Türk’ün organizasyonuyla hareket eden Germania Havayolları’na ait 148 kişilik uçağın 137 yolcusuyla indiği havaalanında haftada bir kez yapılan seferlerin, 2010′da 4-5′e yükselmesi amaçlanıyor.
Zonguldak Valisi Erdal Ata, havaalanıyla ilgili birtakım yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu, ancak şirketlerin şu an için buna gücünün yetmediğini söyledi. Yurt dışı seferlerinin yanında yurt içi yolcu taşımacılığının da başlaması durumunda yatırımların gündeme gelebileceğini belirten Vali Ata, şöyle dedi: ”Bu yıl havaalanında herhangi karımız söz konusu değil. Gelecek yıl, bize taahhüt edilen uçuş rakamları gerçekleşirse en azından masraflarımızı karşılayacağımızı düşünüyorum. Haftada 4-5 uçak seferi düzenlenecek. Öyle olunca ciddi potansiyel olacağını, yani önümüzdeki yıl 50-60 bin civarında yolcu kapasitesine ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bu rakamlara ulaşırsak şirket olarak masraflarımızı karşılayacağız.”
Zonguldak Havaalanı
1 milyon metrekare alanda 1991′de yapımına başlanan ve 11 Mart 1999′da dönemin Başbakanı Bülent Ecevit‘in açılışını yaptığı Zonguldak Havaalanı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünce 2002′de trafik akışı olmadığı ve yolcu potansiyeli bulunmadığı gerekçesiyle uçak inmeden kapatıldı. DHMİ Genel Müdürlüğünce 18 Ağustos 2006′da Zonguldak Havaalanı’nın işletmeye açılmasına yönelik karar alınarak 15 Eylülde ihale yapıldı. İhaleye katılan iki firmadan Zonguldak Özel Sivil Havacılık AŞ, 25 yıllığına işletme hakkına sahip oldu. Küçük uçakların daha rahat inip kalkmasının sağlanmasının yanı sıra büyük uçakların sefer yapabilmesi için havaalanının çevresindeki 235 metre yüksekliğindeki Bostancılar Dağı’nın bir bölümü, geçen yıl tıraşlanmaya başlandı. Havaalanına bu yılın Temmuz ayına kadar özel uçakların dışında yolcu uçağı iniş yapmamıştı.
Memurlar grevde
Memurların uyarı grevi Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştiriliyor. 1 günlük iş bırakma eylemi yapan memurlar hükümetin sorunlarını duymasını istiyor.
İstanbul- Bugün Türkiye’de eylem günü. Eylemi ilk olarak tren garlarında başladı. Birçok şehirde tren seferleri dururken, İstanbul, Ankara, Adana, Eskişehir, Mersin, Aydın, Sıvas, Denizli, Muğla başta olmak üzere birçok şehirde de eylemler yapıldı.
Grev yapan memurlar davul zurna eşliğinde halay çekti.
Bazı garlarda trenlerin çalışmamasına tepki gösteren bazı yurttaşlarla sendikalar arasında tartışma yaşandı.
Memurların uyarı grevine katılmayan memurlarda vardı. Ankara’da bir Yüksek Hızlı Tren makinisti greve katılmayarak treni sefere çıkardı.
Adana-Diyarbakır arasında da seferine yapan makinist motorlarını durdurunca yolcular minibüsle gidecekleri yere taşındı.
Sakarya’da da yoğunluk nedeniyle 5 trenden 4′ü sefere çıktı.
Sirkeci garındaki Kesk eylemine Mustafa Alabora da destek verdi. Eylem süresince çevik kuvvet ekipleri de bölgede güvenlik önlemi aldı.
Zonguldak’tan hareket eden yolcu treni, memurların ”Uyarı Grevi” nedeniyle Karabük’e 2 kilometre kala durarak yoluna devam etmedi.
Eyleme polis müdahalesi
Türkiye Kamu-Sen ve KESK’in çağrısıyla yapılan memurların ”uyarı grevi”ne destek veren bir gruba, polis müdahale etti.
Ellerinde ÖDP, Öğrenci Kollektifleri ve Sosyalist Parti bayrakları taşıyan bir grup, Ziya Gökalp Caddesi SSK İş Hanı önündeki üst geçite çıkmak istedi. Polisin izin vermemesi üzerine göstericilerle polis arasında arbede yaşandı.
Eylemcilerin ellerindeki sopalarla polise vurması sonrasında güvenlik görevlileri biber gazı kullanarak grubu üst geçitten indirdi.
Bu arada eylemcilerin kendi aralarında da tartıştığı gözlendi. Tartışanlar diğer eylemciler tarafından sakinleştirildi. Bazı göstericiler polisin müdahale sırasında kullandığı biber gazından etkilendi.
Erzurum’da gergin anlar
Erzurum’da iş bırakan memurlar ile polis arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı.
Eyleme katılan memurlar, caddenin trafiğe kapatılmadığı gerekçesiyle polis ekipleriyle tartıştı.
Adana’da gara gelen tren protesto edildi
Memurların ”Uyarı Grevi” kapsamında iş bıraktığı Adana Garı’nda Ankara’dan sabah saatlerinde gelen tren, bir grup çalışan tarafından protesto edildi. Treni Kayseri’den devraldıkları belirtilen ve protesto nedeniyle yaklaşık yarım saat içerde mahsur kalan makinist ile yardımcısı ise Çevik Kuvvet polisleri tarafından olay yerinden uzaklaştırıldı.
5 Sendika üyesi gözaltına alındı
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Balıkesir Garı’nda greve katılan 5 sendika üyesinin gözaltına alındığını bildirdi.
Sendikanın Merkez Yönetim Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Balıkesir Garı’nda greve katılan İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özçamlı, Balıkesir Baştemsilcisi Şemistan Çetin, Temsilci Yazar Yalçın ile üyeler Ali Rıza Gültekin ve Akın Eker’in emniyet güçleri tarafından gözaltına alındıkları kaydedildi.
PTT çalışanları da eylemde
Memurların bir günlük ”uyarı grevi’‘ne, Türk Haber-Sen’e üye bir grup PTT çalışanı da katılıyor.
Sirkeci PTT Merkez Müdürlüğü önünde toplanan PTT çalışanları, bina girişine ”Bu İş Yerinde Grev Var” yazılı pankart astı. Grup, çeşitli gişe işlemleri için müdürlüğe gelen yurttaşlara da grev dolayısıyla hizmetlerin verilemediğini bildirdi.
Sağlık çalışanları eylem yaptı
”Memurların uyarı grevi” dolayısıyla Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaya üye bir grup sağlık çalışanı iş bırakma eylemi yaptı.
Yüksek İhtisas Hastanesi önünde toplanan Türk Sağlık-Sen üyeleri istem ve tepkilerini dile getiren slogan attı.
Haydarpaşa Numune’de eyleme yurttaşlardan destek
Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde çalışan doktor ve hemşirelerden bir grup, sabah saatlerinde sloganlar atarak hastanenin bahçesinde biraraya geldi. Burada grup adına bir açıklama yapan Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, uyarılarını dikkate alarak, acil durumlar dışında hastanede yoğunluk oluşturmadıkları gerekçesi ile yurttaşlara teşekkür etti.
“Daha güzel yarınlar için iş bıraktık“
Hükümeti ve memur zamlarını protesto ederek ”uyarı grevine” giden ve iş bırakan Türkiye Kamu-Sen üyeleri, Abdi İpekçi parkında toplandı.
Konfederasyon üyelerine, CHP, MHP, DSP’li bazı milletvekilleri, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile Türkiye İşçi Emeklileri Derneği, TESK, Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı, Birleşik Emekliler Derneği ve Bağ-Kur Emekliler Derneği yöneticileri destek verdi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, burada yaptığı konuşmada, Türk memurunun toplu sözleşme ve grev hakkına giden yolda en büyük adımı attığını, sendikacılığa bir mihenk taşı daha eklediğini söyledi.
Memurların üzerlerine atılan her türlü yaftayı parçaladığını ifade eden Akyıldız, ”(Memur ne iş yapıyor ki! Yan gelip yatıyor) diyenler, memurların ne iş yaptığını görecektir” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı önünde açıklama
Bu arada, Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sendika üyeleriyle toplandıkları Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yaptı. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin eylem nedeniyle bir günlüğüne durduğunu anlatan Koncuk, iş bırakma eylemine katılan eğitim çalışanlarını kutladığını ifade etti.
En son iş bırakma eylemini 1 Aralık 2000 tarihinde yaptıklarını hatırlatan Koncuk, Başbakan Erdoğan’ın dokuz yıldır iş bırakma eylemi yapmayan memurları için ”aldığımız tedbirler memurları memnun etmiyor mu acaba? Memurları üzdük mü?” diye düşünmediğini, bunun yerine memuru ”tehdit ettiğini” kaydetti.
İstanbul Valiliği önünde açıklama
Memurların bir günlük ”uyarı grevi” kapsamında Eğitim-İş üyesi bir grup, İstanbul Valiliği önüne yürüyerek basın açıklaması yaptı.
Tepkilerini ifade eden pankartlar taşıyıp sloganlar atarak İstanbul Valiliği önüne kadar yürüyen gruba Atatürkçü Düşünce Derneği İstanbul Gençlik Kolları ve Türkiye Gençlik Birliği üyeleri de destek verdi.
“Deniz Feneri soygunu yasaya uygun da bizimki mi yasa dışı?”
Uyarı grevi kapsamında iş bırakan KESK üyeleri Ziya Gökalp Caddesinde toplandı.
KESK’e bağlı sendikalarla, greve destek veren bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Ziya Gökalp Caddesindeki SSK İşhanı önünde bir araya geldi. Taleplerini içeren sloganlar atan grup, ellerinde pankartlar taşıdı.
Trafiğe kapatılan caddedeki bir kamyonun üzerine kurulan platformdan kalabalığa seslenen KESK Dönem Sözcüsü Tuğrul Culfa, gelecekleri için grev yaptıklarını söyledi. Culfa, ”Buradan duymayan kulaklara, görmeyen gözlere, konuşmayanlara sesleniyoruz” dedi.
Eğitime yeterli bütçe, okullara yeterli ödenek verilmesi, mesleki saygınlığın korunup geliştirilmesi, KEY hesaplarında biriken paraların eksiksiz ödenmesi, vergi adaletsizliğinin önüne geçilmesi, otomatiğe bağlanan zamların geri alınması amacıyla grevde olduklarını dile getiren Culfa, şöyle konuştu:
”Başbakan bu greve ‘kanunsuz, yasa dışı’ diyor. Yasa dışı olmak nedir? Deniz Feneri soygunu yasaya uygun da bizim grevimiz mi yasa dışı? Çocuklarınıza aldığınız gemileri ‘gemicik’ diye halka yutturmak yasal da bizim grevimiz mi yasa dışı? Suyu ve yolu olmayan köylere bulaşık makinesi göndermek yasal da bizim grevimiz mi yasa dışı? Sayın Başbakan’ı uyarıyoruz. Daha önce yaptığımız grevlere de ‘yasa dışı’ diyen başbakanları gördük, ama biz halen alanlardayız. Onları ise kimse hatırlamıyor. Sizin de sonunuz diğerleri gibi olacaktır. Biz biliriz ki haklar yasalardan önce gelir. Kamu emekçileri tarihi bunun bir göstergesidir.”
Ambulanslar acil servise güçlükle ulaştı
Türkiye genelinde 1 günlük iş bırakma kararı alan kamu çalışanlarının eylemi, İstanbul’da otobüs ve vapur seferleri dışında, birçok alanda hizmetlerin aksamasına neden oldu. Birçok sendikanın desteklediği eylem, İstanbul’da etkisini hissettirdi.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde toplanan sağlık çalışanlarının eylemi sonucunda, hasta taşıyan ambulanslar acil servislere ulaşımda zor anlar yaşadı.
Sağlık çalışanlarının Beyazıt’a yürüyüş başlatmasıyla, Millet Caddesi ve tramvay yolunun trafiğe kapatılması karşısında yurttaşlar işlerine yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Birçok sağlık çalışanı, İstanbul’da sabah saatlerinden itibaren İstanbul Tıp Fakültesi’nde ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde toplandı. Hastane bahçesindeki kalabalık gruplar nedeniyle hasta taşıyan ambulanslar, acil servislere ulaşmakta güçlük çekti. Bir yandan eylem yapan sağlık çalışanları, bir yandan da arkadaşlarını uyararak ambulansın yolunu açmak için çaba harcadı.
İstanbul’un memurları Beyazıt Meydanı’ndaydı
Bir günlük ”uyarı grevi” kapsamında İstanbul’da iş bırakan memurlar ve eyleme destek olan işçiler, Beyazıt Meydanı’nda toplandı.
Çapa’da toplanan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nda çalışan KESK’e bağlı sendikaların üyeleri, ”KESK” yazılı bez afiş arkasında kortej oluşturarak Millet Caddesi’nden yürüyüşe geçti. Bu sırada caddenin araç trafiğine kapanması üzerine güvenlik kuvvetleri, grubun önünü keserek yürümelerini engelledi.
Güvenlik kuvvetlerinin yürüyüşün yolun sadece tek şeridini kapatacak şekilde yapılması için uyardığı grup, bir süre sonra yolu tekrar trafiğe kapattı. Bunun üzerine polis, grubu tramvay yoluna yönlendirdi.
Sloganlar eşliğinde yürüyüşünü sürdüren gruba, Aksaray’da Tüm Bel-Sen üyeleri, Laleli’de DİSK üyesi bir grup, İÜ Edebiyat Fakültesi önünde CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin de katıldı. Kortej, daha sonra alkışlar, ıslıklar ve davul, zurna eşliğinde Beyazıt Meydanı’na girdi.
Beyazıt Meydanı’nda toplananlar arasında EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, Türk-İş, DİSK, TMMOB temsilcileri ve üniversite öğrencileri de yer aldı.
Alana giriş yapan memur ve işçiler, ‘‘Yasa dışı memurlar, hepiniz hoş geldiniz’‘ anonsu ile karşılandı.
Bir ara Beyazıt Meydanı’na gelen İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da güvenlik önlemlerini yerinde inceledi.
İstanbul Üniversitesinden çıkan ve ellerinde ”Bu iş yerinde grev var” pankartını taşıyan Eğitim-Sen üyeleri ve öğrenciler de alandaki kalabalık tarafından alkışlarla karşılandı. Grup alanda yer almadan önce taşıdıkları pankartı İÜ ana giriş kapısına astı. Eylem sırasında üniversitenin güvenlik görevlilerinin pankartı sökmek istemeleri üzerine bir ara gerginlik yaşandı.
Bu arada, eyleme katılanlardan bazılarının domuz gribine karşı maske taktıkları görüldü.
Eylem, ”Grup Yorum”un söylediği şarkılar eşliğinde çekilen halayla sona erdi.
Memurlar bugün eylemde
Memurların uyarı grevi Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştiriliyor. 1 günlük iş bırakma eylemi yapan memurlar hükümetin sorunlarını duymasını istiyor.
İstanbul- Bugün Türkiye’de eylem günü. Eylemi ilk olarak tren garlarında başladı. Birçok şehirde tren seferleri dururken, İstanbul, Ankara, Adana, Eskişehir, Mersin, Aydın, Sıvas, Denizli, Muğla başta olmak üzere birçok şehirde de eylemler yapıldı.
Grev yapan memurlar davul zurna eşliğinde halay çekti.
Bazı garlarda trenlerin çalışmamasına tepki gösteren bazı yurttaşlarla sendikalar arasında tartışma yaşandı.
Memurların uyarı grevine katılmayan memurlarda vardı. Ankara’da bir Yüksek Hızlı Tren makinisti greve katılmayarak treni sefere çıkardı.
Adana-Diyarbakır arasında da seferine yapan makinist motorlarını durdurunca yolcular minibüsle gidecekleri yere taşındı.
Sakarya’da da yoğunluk nedeniyle 5 trenden 4′ü sefere çıktı.
Sirkeci garındaki Kesk eylemine Mustafa Alabora da destek verdi. Eylem süresince çevik kuvvet ekipleri de bölgede güvenlik önlemi aldı.
Zonguldak’tan hareket eden yolcu treni, memurların ”Uyarı Grevi” nedeniyle Karabük’e 2 kilometre kala durarak yoluna devam etmedi.
Eyleme polis müdahalesi
Türkiye Kamu-Sen ve KESK’in çağrısıyla yapılan memurların ”uyarı grevi”ne destek veren bir gruba, polis müdahale etti.
Ellerinde ÖDP, Öğrenci Kollektifleri ve Sosyalist Parti bayrakları taşıyan bir grup, Ziya Gökalp Caddesi SSK İş Hanı önündeki üst geçite çıkmak istedi. Polisin izin vermemesi üzerine göstericilerle polis arasında arbede yaşandı.
Eylemcilerin ellerindeki sopalarla polise vurması sonrasında güvenlik görevlileri biber gazı kullanarak grubu üst geçitten indirdi.
Bu arada eylemcilerin kendi aralarında da tartıştığı gözlendi. Tartışanlar diğer eylemciler tarafından sakinleştirildi. Bazı göstericiler polisin müdahale sırasında kullandığı biber gazından etkilendi.
Erzurum’da gergin anlar
Erzurum’da iş bırakan memurlar ile polis arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı.
Eyleme katılan memurlar, caddenin trafiğe kapatılmadığı gerekçesiyle polis ekipleriyle tartıştı. Eyleme katılan memurlar, daha sonra İstasyon Garı’na kadar slogan atarak yürüdü.
Adana’da gara gelen tren protesto edildi
Memurların ”Uyarı Grevi” kapsamında iş bıraktığı Adana Garı’nda Ankara’dan sabah saatlerinde gelen tren, bir grup çalışan tarafından protesto edildi. Treni Kayseri’den devraldıkları belirtilen ve protesto nedeniyle yaklaşık yarım saat içerde mahsur kalan makinist ile yardımcısı ise Çevik Kuvvet polisleri tarafından olay yerinden uzaklaştırıldı.
5 Sendika üyesi gözaltına alındı
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Balıkesir Garı’nda greve katılan 5 sendika üyesinin gözaltına alındığını bildirdi.
Sendikanın Merkez Yönetim Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Balıkesir Garı’nda greve katılan İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özçamlı, Balıkesir Baştemsilcisi Şemistan Çetin, Temsilci Yazar Yalçın ile üyeler Ali Rıza Gültekin ve Akın Eker’in emniyet güçleri tarafından gözaltına alındıkları kaydedildi.
PTT çalışanları da eylemde
Memurların bir günlük ”uyarı grevi’‘ne, Türk Haber-Sen’e üye bir grup PTT çalışanı da katılıyor.
Sirkeci PTT Merkez Müdürlüğü önünde toplanan PTT çalışanları, bina girişine ”Bu İş Yerinde Grev Var” yazılı pankart astı. Grup, çeşitli gişe işlemleri için müdürlüğe gelen yurttaşlara da grev dolayısıyla hizmetlerin verilemediğini bildirdi.
Sağlık çalışanları eylem yaptı
”Memurların uyarı grevi” dolayısıyla Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaya üye bir grup sağlık çalışanı iş bırakma eylemi yaptı.
Yüksek İhtisas Hastanesi önünde toplanan Türk Sağlık-Sen üyeleri istem ve tepkilerini dile getiren slogan attı.
Haydarpaşa Numune’de eyleme yurttaşlardan destek
Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde çalışan doktor ve hemşirelerden bir grup, sabah saatlerinde sloganlar atarak hastanenin bahçesinde biraraya geldi. Burada grup adına bir açıklama yapan Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, uyarılarını dikkate alarak, acil durumlar dışında hastanede yoğunluk oluşturmadıkları gerekçesi ile yurttaşlara teşekkür etti. İş bırakma eyleminde vatandaşların kendilerine destek verdiğini dile getiren Demirdizen, şunları söyledi:
“Yurttaşlarımız, uyarı eylemiyle ilgili yapmış olduğu çağrıyı büyük bir çoğunlukla desteklediler. Bugün nerede ise acil servisler de dahil olmak üzere hastanelerimizin önemli bölümleri boş kaldı. Bu çağrıya uyarak çalışanların haklı taleplerini destekleyerek buraya gelmeyen yurttaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bugün Türkiye’nin dört bir tarafında Kamu-Sen’in ortak çağrısıyla işçi sendikalarının, diğer memur sendikalarının, meslek örgütlerinin ve pek çok sivil toplum kuruluşunun desteği ile tarihi bir gün yaşıyoruz. Trenler yollarda kaldı, otobüsler seferlerini gecikmeli olarak, uçaklar gecikmeli olarak yolcu taşıyorlar. Hastanelerimizde daha önceden açıkladığımız gibi çocuklar, hamileler, yaşlılar, ertelenmesinde sorun oluşturacak düzeyde sağlık sorunu olanlar ve aciller dışındaki hastalarımız hem gelmeyerek, hem de geldiklerinde bu eylemi destekleyerek buradan ayrılmışlardır.”
“Daha güzel yarınlar için iş bıraktık“
Hükümeti ve memur zamlarını protesto ederek ”uyarı grevine” giden ve iş bırakan Türkiye Kamu-Sen üyeleri, Abdi İpekçi parkında toplandı.
Konfederasyon üyelerine, CHP, MHP, DSP’li bazı milletvekilleri, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile Türkiye İşçi Emeklileri Derneği, TESK, Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı, Birleşik Emekliler Derneği ve Bağ-Kur Emekliler Derneği yöneticileri destek verdi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, burada yaptığı konuşmada, Türk memurunun toplu sözleşme ve grev hakkına giden yolda en büyük adımı attığını, sendikacılığa bir mihenk taşı daha eklediğini söyledi.
Memurların üzerlerine atılan her türlü yaftayı parçaladığını ifade eden Akyıldız, ”(Memur ne iş yapıyor ki! Yan gelip yatıyor) diyenler, memurların ne iş yaptığını görecektir” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı önünde açıklama
Bu arada, Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sendika üyeleriyle toplandıkları Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yaptı. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin eylem nedeniyle bir günlüğüne durduğunu anlatan Koncuk, iş bırakma eylemine katılan eğitim çalışanlarını kutladığını ifade etti.
En son iş bırakma eylemini 1 Aralık 2000 tarihinde yaptıklarını hatırlatan Koncuk, Başbakan Erdoğan’ın dokuz yıldır iş bırakma eylemi yapmayan memurları için ”aldığımız tedbirler memurları memnun etmiyor mu acaba? Memurları üzdük mü?” diye düşünmediğini, bunun yerine memuru ”tehdit ettiğini” kaydetti.
İstanbul Valiliği önünde açıklama
Memurların bir günlük ”uyarı grevi” kapsamında Eğitim-İş üyesi bir grup, İstanbul Valiliği önüne yürüyerek basın açıklaması yaptı.
Tepkilerini ifade eden pankartlar taşıyıp sloganlar atarak İstanbul Valiliği önüne kadar yürüyen gruba Atatürkçü Düşünce Derneği İstanbul Gençlik Kolları ve Türkiye Gençlik Birliği üyeleri de destek verdi.
Polisin güvenlik önlemleri aldığı Valilik binası önünde grup adına bir açıklama yapan Eğitim-İş 2 no’lu Şube Başkanı Abidin Baysal, grevli ve toplu sözleşmeli sendika yasası için bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdiklerini hatırlattı.
“Deniz Feneri soygunu yasaya uygun da bizimki mi yasa dışı?”
Uyarı grevi kapsamında iş bırakan KESK üyeleri Ziya Gökalp Caddesinde toplandı.
KESK’e bağlı sendikalarla, greve destek veren bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Ziya Gökalp Caddesindeki SSK İşhanı önünde bir araya geldi. Taleplerini içeren sloganlar atan grup, ellerinde pankartlar taşıdı.
Trafiğe kapatılan caddedeki bir kamyonun üzerine kurulan platformdan kalabalığa seslenen KESK Dönem Sözcüsü Tuğrul Culfa, gelecekleri için grev yaptıklarını söyledi. Culfa, ”Buradan duymayan kulaklara, görmeyen gözlere, konuşmayanlara sesleniyoruz” dedi.
Eğitime yeterli bütçe, okullara yeterli ödenek verilmesi, mesleki saygınlığın korunup geliştirilmesi, KEY hesaplarında biriken paraların eksiksiz ödenmesi, vergi adaletsizliğinin önüne geçilmesi, otomatiğe bağlanan zamların geri alınması amacıyla grevde olduklarını dile getiren Culfa, şöyle konuştu:
”Başbakan bu greve ‘kanunsuz, yasa dışı’ diyor. Yasa dışı olmak nedir? Deniz Feneri soygunu yasaya uygun da bizim grevimiz mi yasa dışı? Çocuklarınıza aldığınız gemileri ‘gemicik’ diye halka yutturmak yasal da bizim grevimiz mi yasa dışı? Suyu ve yolu olmayan köylere bulaşık makinesi göndermek yasal da bizim grevimiz mi yasa dışı? Sayın Başbakan’ı uyarıyoruz. Daha önce yaptığımız grevlere de ‘yasa dışı’ diyen başbakanları gördük, ama biz halen alanlardayız. Onları ise kimse hatırlamıyor. Sizin de sonunuz diğerleri gibi olacaktır. Biz biliriz ki haklar yasalardan önce gelir. Kamu emekçileri tarihi bunun bir göstergesidir.”
Ambulanslar acil servise güçlükle ulaştı
Türkiye genelinde 1 günlük iş bırakma kararı alan kamu çalışanlarının eylemi, İstanbul’da otobüs ve vapur seferleri dışında, birçok alanda hizmetlerin aksamasına neden oldu. Birçok sendikanın desteklediği eylem, İstanbul’da etkisini hissettirdi.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde toplanan sağlık çalışanlarının eylemi sonucunda, hasta taşıyan ambulanslar acil servislere ulaşımda zor anlar yaşadı.
Sağlık çalışanlarının Beyazıt’a yürüyüş başlatmasıyla, Millet Caddesi ve tramvay yolunun trafiğe kapatılması karşısında yurttaşlar işlerine yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Birçok sağlık çalışanı, İstanbul’da sabah saatlerinden itibaren İstanbul Tıp Fakültesi’nde ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde toplandı. Hastane bahçesindeki kalabalık gruplar nedeniyle hasta taşıyan ambulanslar, acil servislere ulaşmakta güçlük çekti. Bir yandan eylem yapan sağlık çalışanları, bir yandan da arkadaşlarını uyararak ambulansın yolunu açmak için çaba harcadı.
-CHP’Lİ KÜKTÜRK BAŞBAKAN’A, BAKANLIKLARDAKİ KADIN YÖNETİCİ SAYISINI SORDU
07 Ekim 2009 admin
Kategori: Basından Kısa kısa
Ankara Atamalar.net Kpss hazirlik memur ve ogretmen al?m? sitesi : – -CHP Zonguldak Milletvekili Köktürk, AKP İktidarıyla birlikte kadın haklarının olumsuz bir sürece sokulduğunu iddia etti. Köktür, Başbakan Erdoğan’a “Ulaştırma, Çevre ve Orman, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kaç kadın yönetici atadığını” sordu.
Haber ozet








