Kpss, Memur, Atama haber


Sözleşmeli atama sonuçları

09 Temmuz 2010 admin  
Kategori: Atama Haber

Sözlesmeli ögretmenlik atama sonuçları için tıklayınız.
Alternatif link
Şu an yoğunluk sebebiyle site açılmamaktadır.

Öğretmenlik Başvuru klavuzu

29 Haziran 2010 admin  
Kategori: Öğretmen Atamaları

Toplam 9.584 kişinin alınacağı Sözleşmeli Öğretmenlik İçin Başvuru ve Görevlendirme Kılavuzu yayınlandı.

Sözleşmeli Öğretmenlik İçin Başvuru ve Görevlendirme Kılavuzu tikla Öğretmenlik Başvuru klavuzu

Temmuz’da 9 bin sözleşmeli alınacak

27 Haziran 2010 admin  
Kategori: Öğretmen Atamaları

Okul öncesi, sınıf öğretmenliği, ingilizce, Bilişim, Türkçe, Rehberlik branşları başta olmak üzere 9 binin üzerinde alım yapılacağı bildirildi.
Sözleşmelilerin kadroya geçirilmesine yönelik yasa teklifinin şu anda Başbakanlık’ta olduğunu belirten meb yetkilileri, Hükümetimiz ne zaman isterse o zaman meclise getirir. Bizim temennimiz bir an önce yasallaşması şeklinde görüş bildirdiler.

Abbasguçlu. com. tr

Sözleşmeli özür gurubu sonuçları

25 Haziran 2010 admin  
Kategori: Atama Haber, İl içi-İl dışı

2010-2-Sözleşmeli Özür Grubu Yerdeğiştirme Sonuçları açıklandı. tikla Sözleşmeli özür gurubu sonuçları

2010-2-Sözleşmeli Özür Grubu Yerdeğiştirme Sonuçları Oluşan Min. Puanlar
İl Bazında Atanan Ayrilan Min. Puanlar tikla Sözleşmeli özür gurubu sonuçları

Kurum Bazında Atanan Min. Puanlar tikla Sözleşmeli özür gurubu sonuçları

İl Branş Bazında Atanan Sayılar tikla Sözleşmeli özür gurubu sonuçları

MEB basın açıklaması

20 Haziran 2010 acer  
Kategori: Atama Haber

MEB basın açıklaması yayınladı.açıklama şöyle;
Bakanlığımızın Öğretmen unvanlı yasal kadro sayısının artırılmasına yönelik 70.000
kadro ihdası ile 25.000 öğretmen atama iznine ilişkin yasa teklifi TBMM’de görüşülmüş ve
kabul edilerek yasalaşmıştır.
Konu ile ilgili bazı basın ve yayın organları ile internet sayfalarında yanlış
anlaşılmalara ve yorumlara yer verilmiş olmasından dolayı aşağıdaki açıklamanın
yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Bakanlığımız tarafından 2010 yılında yapılacak öğretmen atamalarına ilişkin olarak;
2010 yılında 40.000 öğretmen ataması yapılacağı kamuoyuna açıklanmıştır. Bu kapsamda,
Bakanlığımıza 2010 Merkezi Bütçe Kanunu ile rezerv kadrodan verilen atama izninin 10.000
adedine Haziran 2010 yapılan öğretmen atamalarında kullanılmıştır.
Çeşitli nedenlerle
boşalan Bakanlığımız kadrolarından Bütçe Kanununa göre kullanılmasına izin verilen 5.000
adet kadro ile TBMM’de kabul edilen yasayla atama izni verilen 25.000 kadroya Ağustos
2010 tarihinde toplam 30.000 öğretmen ataması yapılacaktır.

Söz konusu yasa ile 70.000 adet öğretmen unvanlı yeni kadro ihdası yapılmıştır.
Öğretmen unvanlı serbest kadro hem bu yıl yapılacak 40.000 atama için hem de daha sonraki
yıllarda Bütçe Kanunları kapsamında verilecek atama izinleri çerçevesinde kullanılacaktır.
Sonuç olarak, 70.000 kadronun sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesinde
kullanılacağına ilişkin yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır. Bakanlığımızca ilan edilecek olan
kadrolara yapılacak öğretmen atamalarına, sözleşmeli öğretmenlerin de ilk atama kapsamında
KPSS puan üstünlüğü esas alınarak başvuru yapmaları mümkün olacaktır.
Kamuoyuna ve ilgililere duyurulur.
Personel Genel Müdürlüğü

Sözleşmeliye kadro yok

19 Haziran 2010 acer  
Kategori: Öğretmen Atamaları

Bakanın söz vermesine rağmen ,meclis’ten alınan 70 bin kadro sözleşmeliler için kullanılmayacak.
Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamada, ”70 bin kadronun, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesinde kullanılacağına ilişkin yorumların gerçeği yansıtmadığı” bildirildi.

MEB Personel Genel Müdürlüğünün açıklamasında, bakanlığın ilan edeceği kadrolara yapılacak öğretmen atamalarına, sözleşmeli öğretmenlerin de ilk atama kapsamında KPSS puan üstünlüğü esas alınarak başvuru yapmalarının mümkün olacağı belirtildi.

MEB’in öğretmen unvanlı yasal kadro sayısının artırılmasına yönelik 70 bin kadro ihdası ile 25 bin öğretmen atama iznine ilişkin yasa teklifinin TBMM’de görüşüldüğü ve kabul edilerek yasalaştığı anımsatılan açıklamanın, konu ile ilgili bazı basın ve yayın organları ile internet sayfalarında yanlış anlaşılmalara ve yorumlara yer verilmesinden dolayı yapıldığı belirtildi.

Açıklamada, MEB tarafından 2010 yılında 40 bin öğretmen ataması yapılacağının kamuoyuna açıklandığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

”Bu kapsamda, Bakanlığımıza 2010 Merkezi Bütçe Kanunu ile rezerv kadrodan verilen atama izninin 10 bin adedi Haziran 2010′da yapılan öğretmen atamalarında kullanılmıştır. Çeşitli nedenlerle boşalan Bakanlığımız kadrolarından Bütçe Kanunu’na göre kullanılmasına izin verilen 5 bin kadro ile TBMM’de kabul edilen yasayla atama izni verilen 25 bin kadroya Ağustos 2010′da toplam 30 bin öğretmen ataması yapılacaktır.

Söz konusu yasa ile 70 bin öğretmen unvanlı yeni kadro ihdası yapılmıştır. Öğretmen unvanlı serbest kadro, hem bu yıl yapılacak 40 bin atama için hem de daha sonraki yıllarda Bütçe Kanunları kapsamında verilecek atama izinleri çerçevesinde kullanılacaktır. Sonuç olarak, 70 bin kadronun, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesinde kullanılacağına ilişkin yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır. Bakanlığımızca ilan edilecek kadrolara yapılacak öğretmen atamalarına, sözleşmeli öğretmenlerin de ilk atama kapsamında KPSS puan üstünlüğü esas alınarak başvuru yapmaları mümkün olacaktır.”

Türk- Eğitim sen den açıklamalar

18 Haziran 2010 acer  
Kategori: Eğitim-Haber

İsmail KONCUK TAN Müdürlere, Sözleşmeli öğretmenlere , İşsiz öğretmenlere kısaca tüm eğitim camiasına önemli açıklamalar

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un, 2009-2010 eğitim-öğretim yılına ilişkin değerlendirmesi

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı’nın sona ermesine kısa bir süre kaldı. Bu sene de hem öğrenciler, hem de öğretmenler ve eğitim çalışanları için yoğun ve zor bir yıldı. Bu eğitim-öğretim yılında sorunlar daha da kemikleşti, Bakanlık sorunlara çözüm bulmak yerine, geçici tedbirlerle günü kurtarmaya çalıştı.

BAKAN’IN SÖZÜNÜN ÜZERİNDEN TAM 357 GÜN GEÇTİ, SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER KADROYA GEÇİRİLMEDİ

Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU, göreve gelmesinin üzerinden 13 ay geçmesine rağmen, verdiği sözleri yerine getirmedi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nda kendisinden beklenen değişimi, dönüşümü ve yeniliği gerçekleştiremedi.

Bakan ÇUBUKÇU, sözleşmeli öğretmenlere bir söz verdi. Bu söz tüm sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesine ilişkindi. Ancak Sayın Bakan, üzerinden tam 357 gün geçmesine karşın sözünün gereğini yerine getiremedi. 357 gündür oyalanan sözleşmeli öğretmenler, bizzat Milli Eğitim Bakanı tarafından kandırılmış olmanın şaşkınlığı içerisindedir. Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır ki, verilen sözün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, sözleşmeli öğretmenleri hala kadroya geçirilememiştir.

Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi ek bir külfet gerektirmemektedir. Buna rağmen, hala işin yokuşa sürülmesi anlaşılır gibi değildir. Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi için hazırlanan yasal düzenlemenin Başbakanlıkta olduğunu söyleyen Bakan ÇUBUKÇU, sürecin neden bu kadar uzadığını kamuoyuna açıklamalıdır.

Bir yanda sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesinden söz edilirken, diğer yanda sözleşmeli öğretmen alımına devam edilmektedir. Bakanlığın bu tutumu iyi niyetle bağdaşmamaktadır. Buradan Türk Eğitim-Sen olarak soruyoruz: “Madem sözleşmeli öğretmenleri kadroya geçireceksiniz, o halde niçin sözleşmeli öğretmen alımına devam ediyorsunuz?” Görülmüştür ki, MEB, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi konusunda samimiyetsizdir. Sayın Bakan’dan beklenen, sözünü yerine getirmek için Başbakan dahil ilgili taraflarla beklendiği gibi muhatap olmak ya da “gereğini” yapmaktır.

Bakanlık, tüm ısrarlara rağmen sözleşmeli öğretmenleri kadroya almayarak, güvencesiz ve kuralsız çalışmayı meşrulaştırmayı mı hedeflemektedir? Bilindiği gibi sözleşmeli öğretmenlik AKP döneminde icat edilmiştir. Öğretmenleri güvencesiz çalıştırmayı amaçlayan, korkuya teslim eden, geleceklerini amirlerinin eline veren zihniyetin ürünü olan bu kölelik düzeni, AKP iktidarının unutulmazları arasındadır. Artık öğrenciler bile öğretmenini, istihdam modeline göre değerlendirmekte, veliler çocuklarının kadrolu öğretmen tarafından yetiştirilmesini istemektedir. Eğitimi kalitesizleştiren, öğretmenlik mesleğini yaralayan, öğretmenler odasında öğretmenleri bölük, pörçük eden bu istihdam modeli artık tarihe karışmalıdır. Milli Eğitim Baka nlığı, yaptığı yanlıştan dönerek, tüm sözleşmeli öğretmenleri bölge ve süre ayırt etmeksizin bir an önce kadroya almalı ve kadrolu öğretmenlik dışındaki öğretmen alımına son vermelidir.

SAYIN BAKAN ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER İÇİN AÇILIM YAPSIN, 2010 YILI SONA ERMEDEN 100 BİN ÖĞRETMEN ALIMI GERÇEKLEŞTİRSİN!

Son olarak Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen açığını 141 bin 293 olarak açıklamıştır. Yani öğretmen açığı Bakan ÇUBUKÇU’nun daha önce iddia ettiği gibi 70 bin değil, bu rakamın tam iki katıdır.

Öte yandan tekli eğitime geçilmesi ve çağ nüfusunun tamamının okula gitmesi durumunda öğretmen açığı daha da artacaktır. Şu anda okullaşma oranı okul öncesinde yüzde 38,55, ilköğretimde yüzde 98,17, ortaöğretimde yüzde 64,95’dir. Mevcut durumda ilköğretimde çağ nüfusunun yüzde 1,83’ü, ortaöğretimde de çağ nüfusunun yüzde 35.05’i okula gitmemektedir.

Atama bekleyen öğretmen sayısı da yeni mezunlarla birlikte 377 bin’e çıkmıştır. Öğretmen açığı ve atanamayan öğretmen sayısının çok olmasına rağmen, Bakanlığın öğretmen alımını ihtiyaca ve beklentilere uygun yapmaması büyük bir çelişkidir. Öte yandan yılda bir defa öğretmen alımı yapılmasını da doğru bulmuyoruz. Çünkü, açık kadrolara sadece bir defa atama yapmak bu kadroların dolmaması durumunda açığı ücretli olarak görevlendirilenlere kapatmak anlamına gelmektedir.

Ayrıca Haziran ayında yapılan 10 bin, Ağustos ayında yapılacak 30 bin öğretmen ataması yeni bir alım değildir. Haziran ayında yapılan kadrolu öğretmen atamalarının büyük kısmı, atanamayan öğretmenler arasından değil, sözleşmeli öğretmenler arasından yapılmıştır. Haziran ayında, ataması yapılmayan 327 bin öğretmen arasından atanan kişi sayısı sadece 1.799’dur. Aynı durum Ağustos ayında yapılacak atamalarda da geçerli olacaktır. Ağustos ayında kadrolu öğretmen alımı, önemli oranda sözleşmeli öğretmenler arasından yapılacaktır. Öte yandan Bakanlık, sözleşmeli öğretmenlerden boşalan pozisyonlara yine sözleşmeli öğretmen görevlendirmesi yapacaktır.

Bu noktada Türk Eğitim-Sen olarak, Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’dan atanamayan öğretmenler için açılım yapmasını istiyoruz. ÇUBUKÇU işsiz öğretmenleri sahiplenmeli, onların sorununu kendi sorunu gibi görmeli ve Bakanlığın açıklamış olduğu 141 bin öğretmen açığını kapatmak için, atanamayan öğretmenler arasından 2010 yılı için 100 bin öğretmen ataması yapmalıdır. Türkiye’nin önümüzdeki 6 aylık süreçte 100 bin öğretmen ataması yapacak kaynağı vardır, Türkiye’nin ekonomisi bunu karşılayabilecek düzeydedir.

BAKAN ÇUBUKÇU, HÜSEYİN ÇELİK’TEN MİRAS KALAN USULSÜZ ATAMALARA DEVAM EDİYOR, DEVLETİ ZARARA UĞRATIYOR

2009-2010 eğitim-öğretim yılına usulsüz atamalar damgasını vurmuştur. Hüseyin ÇELİK yönetimindeki Milli Eğitim Bakanlığı, usulsüzlüğün adresi olmuş, yandaşlara çıkar sağlamıştır. Maalesef Nimet ÇUBUKÇU da bu geleneği bozmamış, Hüseyin Çelik’ten miras kalan usulsüz atamalara devam etmiştir. Son olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nda torpille geçici şube müdürü atamaları da yapılmıştır. Sendikamızın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de şube müdürü norm sayısı 1.995 iken, 1.075’i kadrolu, 1.134’ü geçici olmak üzere toplam 2.209 şube müdürü görev yapmaktadır. Bu şekilde devlet ayda 481 bin 500 TL, yılda 5 milyon 778 bin TL zarara uğratılmaktadır. Görüldüğü üzere, Milli Eğitim Bakanlığı, kadrolaşmak uğ runa kendi yandaşlarına makam sağlamak için geçici olarak görevlendirmektedir. Üstelik Bakanlık bunu herkesin gözünün içine baka baka yapmaktadır. Sendikamız, Bakan ÇUBUKÇU’ya geçici şube müdürü görevlendirmeleri nedeniyle suç duyurusu hazırlığı içerisindedir. Geçici şube müdürü görevlendirmelerine göz yuman ve kadroları şişiren Bakanlığın bu tavrı, eğitimde derin yaralar açmaktadır.

Öte yandan 76. madde atamalarını iptal etmeyen Milli Eğitim Bakanlığı’nı sendikamız ard arda açtığı davalarla mat etmektedir. Yargı 76. madde davalarını birer birer iptal etmektedir. Sendikamızın açtığı davalar neticesinde, 998 usulsüz atamadan şu ana kadar 139 tanesi iptal edilmiştir.

Ayrıca Danıştay nezdinde açtığımız toplu iptal davası devam etmektedir. Danıştay’dan da sonuç alamamamız durumunda konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımakta kararlıyız.

ÖĞRETMENLERİN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ MAĞDURİYETLER YARATTI

Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği 06/05/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bu yönetmeliğin hazırlanma aşamasında sendikalardan görüş isteyen Milli Eğitim Bakanlığı, ne yazık ki sendikaların görüşlerini dikkate almamış, sendikaların mutabık kaldığı konuları hayata geçirmemiştir. Sendikaları ve öğretmenleri yok sayarak bir yönetmelik hazırlayan MEB, yeni mağduriyetler yaratmıştır.

Yönetmelikte, zorunlu hizmet affı getirilmesine rağmen, zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan öğretmenler bu aftan fiili olarak yararlandırılamamaktaydı. Çünkü 3 yıl çalışma süresini doldurmayan öğretmenlere tayin isteyebilme hakkı verilmemişti. Bu konuyla ilgili kamuoyunda oluşturduğumuz tepkiler ve başta sendikamız olmak üzere diğer eğitim sendikalarının da konuyu yargıya taşıması üzerine Milli Eğitim Bakanlığı geri adım atmış ve 3 yıl çalışma şartını kaldırmıştır.

Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde sözleşmeli öğretmenler yok sayılmıştır. Sözleşmeli öğretmenlere yönetmelikte hiçbir şekilde yer vermeyen Bakanlık, onları ikinci sınıf öğretmen şeklinde kategorize ettiğini ortaya koymuştur. İl emrine atanma hakkı, bu yönetmelikte de sözleşmeli öğretmenlere tanınmamıştır.

Öğretmenler, aile bütünlüğünün zedelenmesi nedeniyle depresyona sürüklenmekte hatta bu yüzden bazı eşler boşanmaktadır. Öğretmenlerin hakkını gaspeden, onları eşlerinden, çocuklarından ayıran, Anayasa’ya aykırı hareket ederek, aile bütünlüğünün korunması ilkesini görmezden gelen Milli Eğitim Bakanlığı’nın, ne denli hakkaniyetten uzak uygulamaların mimarı olduğu açıktır. Düşünebiliyor musunuz, sizin eviniz, eşiniz, çocuğunuz Ankara’da iken, Hatay’da ya da Erzurum’da görev yapıyorsunuz? Sizi yuvanızdan, ailenizden kilometrelerce uzağa sürükleyen Milli Eğitim Bakanlığı, acaba ne yaptığının farkında mı? Dolayısıyla Bakanlık, il emrine atanma hakkını tüm öğretmenlere vermeli ve eşleri birbirinden ayırmamalıdır.

Türk Eğitim-Sen, MEB’e mahrumiyet bölgelerinde çalışmayı özendirmek amacıyla zorunlu hizmete zorunlu hizmet tazminatı ödenmesini önermiştir. Sendikamız; belirlenen hizmet alanlarından 1. hizmet bölgesi alanlarına zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamında atananlara 1 brüt asgari ücret; 2. hizmet bölgesi alanlarına zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamında atananlara 1,5 brüt asgari ücret; 3. hizmet bölgesi alanlarına zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamında atananlara 2 brüt asgari ücret tutarında zorunlu hizmet tazminatı ödenmesini ve bu bölgelere isteğe bağlı olarak atatan ve bu kapsamda görev yapmakta olanlara tazminat tutarlarının ½’si oranında zorunlu hizmet tazminatı ödenmesini istedi. Bu teklifimiz D oğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile mahrumiyet bölgelerindeki öğretmen açığı sorununu çözecekti. Ancak Bakanlık, Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde bu öneriyi de hiçbir şekilde dikkate almamıştır.

Görüldüğü üzere, her yönüyle mağduriyetlere yol açan ve çözüm yerine sorun üreten bu yönetmeliğin 20 maddesinin iptali için Türk Eğitim-Sen Danıştay’da dava açmıştır. Umuyoruz ki, Danıştay öğretmenlerin umutlarını yok eden, haksızlıklara yol açan bu hususlarla ilgili beklediğimiz kararı verecektir.

EĞİTİM SORUNLAR YUMAĞINA DÖNDÜ

Bu eğitim-öğretim yılında da derslik açığı yine karşılanamadı. Özellikle Büyükşehirler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde derslik açığı çok fazladır. Derslik başına düşen öğrenci sayısı İstanbul’da ilköğretimde 46, ortaöğretimde 40; Adana’da ilköğretimde 39, ortaöğretimde 40; Gaziantep’te ilköğretimde 46, ortaöğretimde 46; Şanlıurfa’da ilköğretimde 53, ortaöğretimde 40’tır. Fiziki alt yapı yetersizlikleri de çözümlenemedi. Okullarda bilgisayar, laboratuar, spor salonu eksiklikleri giderilemedi.

Okullarda eğitim-öğretim, dershanelere endeksli hale geldi. Okulunu ikinci plana atan öğrenciler, dershanelere bağımlı yapıldı. Sınav odaklı eğitim, sanal bir başarı sağladı. Hız kesmeyen sınavlar nedeniyle öğrenciler, sosyal hayattan uzaklaşarak çocukluklarını, gençliklerini yaşayamaz hale geldi.

Bu eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı icraat yapmaktan çok, popülist politika üretti. Eğitimin asli sorunlarını arka plana atan Bakanlık, günü kurtarmaya yönelik politikalar ile eğitim camiasını oyaladı.

Ekonomik açıdan dünyadaki meslektaşlarından çok geride olan eğitimciler, bu sene de toplumda hak ettikleri statüye bir türlü kavuşamadı.

OECD 2009 yılı raporuna göre; Türkiye’de en düşük derecede görev yapan bir öğretmen yılda brüt 14 bin 63 dolar, en yüksek derecedeki öğretmen ise brüt 17 bin 515 dolar kazanmaktadır. Bu rakamlar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın OECD’ye bildirdiği rakamlardır. Danimarka’da ilköğretimde en düşük 35 bin 691 dolar, en yüksek 40 bin 322 dolar, Kore’de en düşük 31 bin 717 dolar, en yüksek 87 bin 745 dolar, İspanya’da en düşük 34 bin 250 dolar, en yüksek 49 bin 666 dolar, Lüksemburg’da en düşük 49 bin 902 dolar, en yüksek 101 bin 707 dolar kazanmaktadır.

Memur, hizmetli, teknisyen, daktilograf v.b. statüde çalışan eğitim çalışanları da sosyo-ekonomik açıdan kötü durumdadır. Krize karşı direnen eğitim çalışanları, yıllar geçtikçe yoksullaşmaktadır. Toplumun alt gelir grubunda olan eğitim çalışanları, yanlış ekonomik politikalar sonucu krizin etkilerine karşı direnememektedir. Hükümet memurlara yaptığı yıllık yüzde 5 zamla kendi çalışanını bilerek ve isteyerek açlığa sürüklemektedir.

SAYIN BAKAN 2009-2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINDA SINIFTA KALDI

Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’nun performansı ne yazık ki, biz eğitimcileri memnun etmemiştir. Bakan, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında sınıfta kalmıştır. 2010-2011 eğitim-öğretim yılı için Sayın Bakan’ın çok çalışması ve eğitim alanında önemli açılımlar yapması gerekmektedir.

Bu nedenle Bakan’a yaz tatilinde çalışması için sendika olarak bazı kitaplar gönderiyoruz. Bakan’ın kırık olan derslerini önümüzdeki yıl düzeltmesi için bu kitaplara ihtiyaç duyduğu gün gibi aşikârdır.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI SAYIN NİMET ÇUBUKÇU’YA:

HUKUKÇU OLMASINA RAĞMEN, HUKUKU YOK SAYMASI, HUKUKA AYKIRI ATAMALAR, GÖREVLENDİRMELER YAPMASI VE AİLE BÜTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI İLE İLGİLİ ANAYASA’NIN 41. MADDESİNİ ÇİĞNEMESİ NEDENİYLE ANAYASA VE HUKUK KİTABI,

ÖĞRETMEN AÇIĞINI DOĞRU BELİRLEYEMEMESİ, ATANAMAYAN ÖĞRETMENLERİ HESABA KATMAMASI, İHTİYACA VE BEKLENTİLERE UYGUN SAYIDA ALIM YAPMAMASI NEDENİYLE MATEMATİK KİTABI,

EĞİTİM ÇALIŞANLARINI SOSYO-EKONOMİK AÇIDAN ZOR DURUMDA BIRAKMASI, GEÇİM DERDİNİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN GİRİŞİMDE BULUNMAMASI, EĞİTİMCİLERİN GİDEREK YOKSULLAŞMASINA SEYİRCİ KALMASI NEDENİYLE İKTİSAT KİTABI,

UYGULAMALARIYLA EĞİTİM ÇALIŞANLARININ PSİKOLOJİSİNİ BOZMASI NEDENİYLE PSİKOLOJİ KİTABI,

EŞLERİ FARKLI İLLERDE YAŞAMAYA MAHKÛM ETMESİ, AİLELERİN PARÇALANMASINA GÖZ YUMMASI NEDENİYLE TÜRKİYE HARİTASI GÖNDERİYORUZ.

Sayın Bakan’ın önümüzdeki eğitim-öğretim yılı için daha çok çalışmasını ve kendisine göndereceğimiz bu kitapları dikkate almasını tavsiye ediyoruz.

Öte yandan Sayın Nimet Çubukçu’nun, ne kadar demokrat bir yapıya sahip olduğu da sorgulanmalıdır. Sendika olarak oluşturduğumuz tepkilere kulaklarını tıkayan, binlerce eğitim çalışanı ile yaptığımız mitinglerimizi görmezden gelen Sayın Çubukçu, sendikaları yok sayma ve ayrım yapma hakkına sahip değildir.

Buradan Sayın Çubukçu’ya sesleniyoruz: Bugün Hüseyin Çelik’in esamesi okunmuyor. Çelik gitti, siz geldiniz. Biz yerimizdeyiz. Yarın siz de gideceksiniz, biz yine burada olacağız. Bunun bilincinde olmalı ve icraatlarınızda eğitimi ve eğitimcileri ön planda tutmalısınız.

Bu noktada 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Nimet ÇUBUKÇU’dan eğitimciler olarak umutlu olmak istiyoruz.

Sayın Bakan, yanlış politikalarına son vermeli, tüm enerjisini eğitim ve eğitimciler için harcamalıdır. Bakan eğitim çalışanlarını karşısına alarak değil, eğitim çalışanlarının yanında olarak başarı sağlayabilir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Sevindiren mahkeme kararı

15 Haziran 2010 acer  
Kategori: Eğitim-Haber

Sözleşmeli personeli sevindiren haber yine mahkemelerden geldi. Sözleşmeli personelin yaşadıkları problemleri çözmeye yönelik sendikalar ve öğretmenler tarafından açılan davalar sonuçlanıyor.
Dava sonuçlarını kazanılmış bir zafer olarak yorumlayan sözleşmeli öğretmenler, ” ailelerimize kavuşmamız için artık önümüz açıldı ” şeklinde görüş belirttiler.

Sözleşmeli öğretmenlerin özlük haklarının edinilmesi için göstermiş olduğu somut eylemleriyle dikkat çeken Anadolu Eğitim Sen (AES), sözleşmeliler için çok önemli bir zafer daha elde etti.

Erzurum’da görev yapan AES üyesi Funda ÖZTALAY’ın eş durumu özründen Kayseri iline atanmasının gerçekleşmemesi üzerine açılan davada, Erzurum 2. İdare Mahkemesi çok önemli bir karara imza attı. Mahkeme, MEB’in “Funda ÖZTALAY’ın 2010 Şubat dönemi sözleşmeli öğretmen özür grubu yer değiştirme işlemleri kapsamında Kayseri iline atanmaması” kararının yürütmesini durdurmaya hükmetti.

2009 Ağustos özür durumu atamalarının ardından, MEB’in bazı sözleşmeli öğretmenleri atama usulleri dışında Ankara iline atadığı ortaya çıkmıştı. Konuyla ilgili bilgi isteyen sendikalara verilen cevap, özetle şu şekildeydi: “Bu öğretmenler sizin sendikanızın üyesiyse bilgi veririz.” Kamuoyunu ilgilendiren bir konuda, MEB’in bu “cevap verme ölçütü” oldukça ilginçtir.

Atama dönemi dışında, Şırnak’tan Ankara- Kızılcahamam’a atanan S.A.’nın Anadolu Eğitim Sen üyesi olması üzerine, AES konuyla ilgili bilgi istemiş ve AES’e konuyla ilgili olarak aşağıdaki cevap verilmiştir:

1 Sevindiren mahkeme kararı

MEB’in Anadolu Eğitim Sen’e verdiği cevapta atama gerekçesi belirtilmiştir; ama ilgi’de sunulan atama dayanakları, durumu açıklamamaktadır. Bunun üzerine Anadolu Eğitim Sen, Erzurum Tekman’da görev yapan Funda ÖZTALAY’ın eş durumu özründen ötürü Kayseri’ye atanmasını istemiş; MEB de şu cevabı vermiştir:

2 Sevindiren mahkeme kararı

Özetle; MEB, Anadolu Eğitim Sen’in Funda ÖZTALAY için yaptığı isteği şu gerekçeyle reddetmiştir: “Funda ÖZTALAY özür durumu atamasına başvurmuş, ama hizmet puanı yetmediğinden atanamamıştır. F.Ö.’nün eş durumu sebebiyle tıpkı S.A. gibi atanmasını istiyorsunuz; ancak kusura bakmayın, bu iyiliği herkese yapmıyoruz.”

Bunun üzerine Anadolu Eğitim Sen Hukuk Sekreterliği’nin girişimleriyle açılan davada, Erzurum 2. İdare Mahkemesi Funda ÖZTALAY’ın il emrine atanma isteğinin karşılanması gereğine hükmetmiştir.

MEB dava savunmasında, tüm haklı gerekçelerini, kanun ve yönetmelik dayanaklarını ortaya koymuştur. MEB, Kayseri iline atanan sözleşmeli öğretmenlerin hizmet puanlarını ve ÖZTALAY’ın eş durumu tayin isteğindeki hizmet puanının yetersizliğini mahkemeye sunmuştur. MEB’in dayanakları tamdır; ancak mahkeme MEB’e, en temel dayanağı yani Anayasamızın 41.maddesinde açıklanan, devletin aileyi koruma yükümlülüğünü hatırlatmıştır.

Bundan sonraki süreçte, MEB sözleşmeli öğretmenlerin eş durumu özür tayinlerinde “il emri”ni açmazsa, öğretmenlere mahkeme yolu görünmüştür. Kazanılan bu ilk zafer emsal teşkil edecek ve MEB mahkemelerde kaybedecektir. Üstelik MEB mahkeme masraflarını da ödemeye mahkum edileceğinden, devlet de zarara uğratılacaktır.

KPSS-2010/4 Tercih Kılavuzu

15 Haziran 2010 acer  
Kategori: Atama Haber

KPSS-2010/4 Çevre Ve Orman Bakanlığı Sözleşmeli Pozisyonları İçin Tercih Kılavuzu yayınlandı.

Genel açıklamalar
Kadrolar

Sözleşmeli pozisyonlar için aranan nitelikler
Tablo-4c. Mezun olunan/olunacak lisans programları

Duyuruya göre Çevre ve Orman Bakanlığının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre istihdam edeceği sözleşmeli pozisyonlara yerleştirme yapmak üzere adaylardan tercih alınacak

Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2010/4 Çevre ve Orman Bakanlığı tercih kılavuzunda, lisans düzeyindeki sözleşmeli pozisyonlar yer aldı.

Kılavuzda yer alan sözleşmeli pozisyonlardan tercih yapabilmek için, adayların 28-29 Haziran 2008 tarihlerinde yapılmış olan 2008-KPSS lisans sınavına girmiş olmaları şartı aranacak.

Adaylar tercihlerini, 15-18 Haziran 2010 tarihleri arasında ÖSYM’nin  internet sitesinde yayımlanacak olan kılavuzda yer alan kurallara göre internet üzerinden kendileri yapacaklar.

ÖSYM’ye posta yolu ile gönderilen veya elden verilen tercih listeleri ise geçerli olmayacak.
NTV

iNCE öğretmenlere seslendi.

09 Haziran 2010 acer  
Kategori: Atama Haber

Yapılan öğretmen atamaları Muharrem ince nin hedefindeydi. Yapılan atamaların ezici çoğunluğunun sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi için kullanıldığını belirten ince, sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması gerektiğini belirtti. Oy kaygılarının arttığı bu son günlerde, Genel başkan Kılıçdaroğlu konuştukça atama yapılacak öğretmen sayısının artırıldığını belirten Muharrem İNCE, ” İktidara gelmeden hizmet etmeye başladık ” dedi.

ince 300x225 iNCE öğretmenlere seslendi.

---------------- ----- ----------------------------