Kpss, Memur, Atama haber


Fakültesi, Vasfiye Özkoçak’ı sergiyle sevindirdi

18 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

37527 Fakültesi, Vasfiye Özkoçakı sergiyle sevindirdiTürkiye’nin ilk kadın polis muhabiri 86 yaşındaki Vasfiye Özkoçak, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde adına düzenlenen sergiyi ziyaret etti. Özkoçak, 57 yıl önce mezun olduğu fakültenin bugünkü öğrencileriyle bir araya gelerek kendi öğrencilik anılarını tazeledi.

İstanbul- İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Suat Gezgin tarafından karşılanan Vasfiye Özkoçak, 1952’de mezun olduğu, o zamanki adı İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü olan günümüzün İletişim Fakültesi’nde anılarını tazeledi.

Türkiye’nin yaşayan en eski kadın gazetecilerinden olan Özkoçak, fakültede adına açılan fotoğraf, resim, kitap, plaket ve ödül gibi anı objelerinden oluşan sergiyi gezdi. Sergiyi ve “oğlum” dediği İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Suat Gezgin’i ziyarete geldiğini belirten Özkoçak, gazetecilik yaşamını yansıtan fotoğrafları ilgiyle inceledi. Özkoçak, öğrencilere gazetecilik anılarından kesitler anlatarak, adeta gençlik yıllarına geri döndü.

İletişim Fakültesi’nden övgüyle söz eden Vasfiye Özkoçak, “Burası bir başka alem. İletişim dediklerinde çok mutlu oluyorum. Böyle samimi, öğrencilerine böyle içten davranan hocalar kalmadı artık. Suat Gezgin benim her şeyim, oğlum gibidir, öğrencileri de onu çok sever” şeklinde konuştu.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin radyo canlı yayın aracını da gezen Özkoçak’la öğrenciler, bir radyo söyleşisi kaydı yaptı. Özkoçak, İletişim Fakültesi’nde bulunmaktan çok mutlu olduğunu söyledi.

 

Vasfiye Özkoçak kimdir?

Türkiye’nin ilk kadın polis muhabiri Vasfiye Özkoçak, 1923’de Tokat Zile’de doğdu. 1948’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Enstitüsü’nü, 1952’de de İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nü bitiren ve aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başlayan Özkoçak,  kısa sürede mesleğinde başarı göstererek İstihbarat Şefliğine yükseldi. Yazı İşleri Müdürlüğü teklifini kabul etmeyen Özkoçak, daha sonra kendi isteğiyle gazeteden ayrıldı. 1960 yılında Abdi İpekçi’nin çağrısı üzerine Milliyet gazetesine geçerek adliye muhabirliğinde bir ‘marka’  oldu. “Adliye Koridorları” yazı dizisiyle dikkat çeken Özkoçak, artık Babıali’nin “Vasfiye Ablası”ydı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanlığı ve daha sonra Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Balotaj Kurulu Başkanlığı yapan ilk kadın olan Özkoçak, Türkiye’nin Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun ilk kadın muhabiri olarak hep ilklere imza attı. Özkoçak bugün 86 yaşında ve gazetecilik heyecanını hâlâ onurla yaşıyor.

99 yıl sonra teslim etti

16 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

35790 99 yıl sonra teslim ettiABD’nin Massachusetts eyaletinde bir kütüphaneden 99 yıl önce alınan kitap iade edildi.

New Bedford- Stanley Dudek adlı kişinin, annesinin eşyalarını elden geçirirken bulduğu “Facts I Ought to Know about the Government of My Country” (Ülkemin Hükümeti Hakkında Bilmem Gerekenler) adlı kitabı, New Bedford halk kütüphanesine bu hafta iade ettiği bildirildi.

1910 yılında kütüphane kitaplarının günlük gecikme bedelinin 1 cent olduğu ve kitap için 361 dolar 35 cent ceza biriktiği, ancak Dudek’ten bu cezayı ödemesinin talep edilmediği belirtildi.

Ağca’nın tahliyesi yankı yarattı

08 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

19541 Ağcanın tahliyesi yankı yarattıMehmet Ali Ağca’nın Ocak ayında tahliye edilecek olması, Batı’da yankılandı. The Times gazetesi, Ağca’nın başlıca arzusunun serbest kalır kalmaz Papa 2. John Paul’un mezarı başında dua etmek olduğunu iddia etti.

Londra- The Times gazetesi, Roma kaynaklı haberinde Papa 2. John Paul’a öldürme girişiminde bulunan ve Abdi İpekçi cinayetinden dolayı 28 yılı İtalyan ve Türk cezaevlerinde geçirdikten sonra 18 Ocak’ta Mehmet Ali Ağca‘nın tahliye edileceğine dikkat çekti.

Mehmet Ali Ağca’nın başlıca arzusunun serbest kalır kalmaz Papa 2. John Paul’un mezarı başında dua etmek olduğu yönündeki haberleri aktaran gazete, Ağca’nın iki yıl önce Hrıstiyanlığa geçtiğini açıkladığını, Mayıs ayında da “Serbest kaldıktan sonra, Vatikan’da, St. Peter meydanında Papa Wojtyla’yı vurduğum yerde, tüm dünyanın medyası önünde baptizm olmak istiyorum” sözlerini sarfettiğini de kaydetti.

Ağca’nın temsicilerinin kitap anlaşmaları ve bir Amerikan tv kanalı ile özel bir söyleşi müzakere ettikleri bilgilerine dikkat çeken gazete, Ağca’nın söyleşi için 2 milyon dolar alacağının söylendiğini de yazdı.

“Teröristler ve katiller zengin yıldızlar haline gelmemeli”

The Times, İtalya’nın eski Haberleşme Bakanı, merkez sağ politikacı Maurizio Gasparri’nin açıklamasını da yer verdi. Gasparri “Bir suçluyu böyle zenginleştirmek utanç verici. Teröristeler ve katiller, sessiz kalmalı, zengin yıldızlar haline gelmemeli” diye tepkisini gösterdi.

Türk edebiyatı fotoğraflandı

08 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

10716 Türk edebiyatı fotoğraflandıTürk edebiyatına damgasını vuran 42 ismin birarada bulunduğu fotoğrafın ve çekim öyküsünün de yer aldığı ”Bir Fotoğrafın Aynasında İstanbul’un Meşhur Edebiyatçıları” adlı kitap okurla buluştu.

İstanbul- Genel yayın yönetmenliğini İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan‘ın, genel yayın danışmanlığını İskender Pala’nın yaptığı kitabı, Yusuf Çağlar yayına hazırladı.

Geçen yıllarda ortaya çıktığında edebiyat dünyasında büyük tartışmalara yol açan ve hakkında ”Bu kadar farklı kesimden insan bir araya gelemez, photoshopla hazırlanmıştır” denilen fotoğrafın hikayesi, ”Bir Fotoğrafın Aynasında İstanbul’un Meşhur Edebiyatçıları” kitabıyla aydınlandı.

Cumhuriyet döneminin ünlü fotoğrafçısı Jean Weinberg’in objektifinden dönemin dergilerine ve fotoğraf albümlerine taşınan ”hatıra-i cemiyet” fotoğrafında Türk edebiyatına damgasını vuran 42 isim yer alıyor.

Halid Ziya Uşaklıgil‘den Halid Fahri Ozansoy’a, Orhan Seyfi Orhon‘dan Suad Derviş‘e, Ziya Osman Saba‘dan Vala Nurettin‘e, Necip Fazıl Kısakürek‘ten Faik Ali Ozansoy‘a, Peyami Safa‘dan Florinalı Nazım‘a kadar pek çok meşhur simayı aynı fotoğraf karesinde buluşturan fotoğraf, Güzel Sanatlar Birliği Edebiyat Şubesi’ni oluşturmak amacıyla 1928 yılı Temmuz ayında Topkapı Sarayı Alay Köşkü önünde çektirildi.

Fotoğrafın hikayesi

Sanayi-i Nefise (Güzel Sanatlar) Birliği, Edebiyat Şubesi’ni oluşturmak için Osmanlıca’nın Latin harfleriyle Türkçe’ye geçilmesine 4 ay kala dönemin meşhur kalemleri Topkapı Sarayı Alay Köşkü’nde 18 Temmuz 1928′de bir toplantıya davet etti.

Birliğin taslak halinde nizamnamesini hazırlayan yetkililer, toplantı öncesi çekilecek ”hatıra-i cemiyet” fotoğrafı için şahısların nerede duracaklarını bile tasarladı.

Güzel Sanatlar Birliği Edebiyat Şubesi’ni oluşturmak için davet edilen edipler, edebiyatçılar ve şairler saat 15.00′te Alay Köşkü’ne geldi.

Cumhuriyet döneminin ünlü fotoğrafçısı Jean Weinberg’in çektiği ve Güzel Sanatlar Birliği’ni temsilen muhtemelen Peyami Safa’nın kurguladığı oturma planı içinde en öne Yedi Meşale’nin 5 genç kalemi Ziya Osman, Cevdet Kudret, Sabri Esat, Kenan Hulusi ve Yaşar Nabi oturma pozisyonu içinde yerleştirildi.

Weinberg’e poz veren edebiyatçılar arasında ikinci sırada Peyami Safa, Orhan Seyfi (Orhon), Mehmed Rauf, Celal Esat (Arseven), Şaziye Berin (Kurt), Hüseyin Siret (Özsever), Hüseyin Rahmi (Gürpınar), Halid Ziya (Uşaklıgil), Necip Asım (Yazıksız), Suad Derviş (Baraner), Mahmud Sadık, Hüseyin Suad (Yalçın), İzzet Melih (Devrim), üçüncü sırada Kamran Şerif (Saru), Faik Ali (Ozansoy), Salih Zeki (Aktay), Selami İzzet (Sedes), Yusuf Ziya (Ortaç), Hüseyin Rıfat (Işıl), Burhan Cahid (Morkaya), İbrahim Necmi (Dilmen), Edhem İzzet (Benice), Reşat Nuri (Darago), Halil Nihad (Boztepe), dördüncü sırada Necip Fazıl (Kısakürek), Ali Haydar Emir (Alpagot), Necmeddin Halil (Onan), Nizameddin Nazif (Tepedelenlioğlu), Ahmet Hidayet (Reel), Halid Fahri (Ozansoy), Florinalı Nazım (Özgüney), İbrahim Alaaddin (Gövsa), Vedad Nedim (Tör), Hıfzı Tevfik (Gönensay), Fahri, Celaleddin (Göktulga), Vala Nurettin (Va-Nu) bulunuyor.

Kitapta yer alan bilgilere göre, topluluk fotoğrafı içinde yer alamayan Ahmet Haşim’in, toplantı sonucunda yapılan Heyet-i idare azaları içinde oy almış görünüyor. Nazım Hikmet Ran‘ın 1952′de Deliorman’da köylülerle çekilen ve hiçbir yerde yayımlanmayan bir fotoğrafı da kitapta yer alıyor.

Kitabın edebiyatçı kartvizitlerinin olduğu bölümde eksik kalan 2 kartvizitlik kısıma ise Nazım Hitmet’in ve Mehmet Akif’in kartvizitleri aranıyor. İkinci baskı için sahaflardan bu kartvizitler bulunduğu anda bu temsili boşluk kapatılacak.

Kitapta, Halife Abdülmecid Efendi’nin Abdülhak Hamid namına verdiği yemek sonrası çekilen fotoğraf ve Ziya Osman Saba’nın ailesiyle çekilmiş bir fotoğrafı ile edebiyatçıların portre fotoğraflarına da yer verildi.

Newsweek’ten Davutoğlu’na övgü

30 Kasım 2009 admin  
Kategori: Gundem

32419 Newsweekten Davutoğluna övgü Amerikan dergisi Newsweek, son sayısında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında makale yayımladı.

Washington - Newsweek, yazısında, “Ahmet Davutoğlu’nun adını çok daha fazla duymaya hazır olun. Türkiye’nin Dışişleri Bakanı olan eski üniversite profesörü, Türkiye ile Ermenistan arasında önceden hayal edilemeyen yakınlaşma ve Suriye ile yeni sıcak ilişkiler de dahil olmak üzere, Ankara’nın yeni diplomatik açılımının arkasındaki kişi” ifadesini kullandı.

Bazı Batılı uzmanların bu gelişmelerden kaygı duyarak, “Türkiye’nin yüzünü Doğuya çevirdiği” yorumunda bulunduğuna işaret edilen yazıda, “Ilımlı tarza sahip Davutoğlu, bu fikirler karşısında sinirlenerek, bu yorumların, Türkiye’nin bölgedeki genişleyen rolünü çekemeyenlerden kaynaklandığını söylüyor” denildi.

Yazıda, Davutoğlu’nun 2002′de AKP’nin dış politika baş danışmanı olarak görev yapmaya başladığına ve Türk siyasetine yabancı olmadığına dikkati çekilerek, “ancak kendi ülkesinde bile onun hakkında yeterince şey bilinmediği” yorumunda bulunuldu.
 

Newsweek’in Davutoğlu izlenimleri

Newsweek Türkiye’nin, Davutoğlu’nu şekillendiren güçler ile Türkiye’nin Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslar’daki komşularıyla ilişkilerini nasıl değiştirdiğini incelediği yazılan makalede, Bakan Davutoğlu’na dair şu gözlemler aktarıldı:

“-Davutoğlu, İzmit depremi sırasında, ‘Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu’ başlıklı kitabının taslağını kurtarabilmek için hayatını riske attı. 17 Ağustos 1999′da sarsıntılar başladığı sırada, İstanbul’daki evinden zararsız kaçmayı başardı. Ancak daha sonra artçı şok uyarısını görmemezlikten gelerek, yılların ürünü çalışmasını içeren bilgisayar diskini kurtarabilmek için hızla geri evine koştu. 30. baskısını yapan kitap, onun ulusal ve uluslararası çapta tanınmasını sağladı.

-Dışişleri Bakanı, siyasetçi olmaya pek istekli değildi. AKP 2002 seçimlerini kazanınca, hükümette yer alma taleplerini geri çevirdi ve onun yerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a danışmanlık yaparken, üniversite kariyerini sürdürmeyi seçti. 5 yıl sonra, Dağlıca saldırısı olduğu dönemde, akademik hayata tam dönüşün eşiğindeydi. O sırada Davutoğlu, yakın çevresine ‘Şu anda bırakamam’ dedi. Dışişleri Bakanlığı görevini üstlendi ve Kürtlere haklarının tanınmasını ve PKK saldırılarını sona erdirmeyi amaçlayan uzlaşılara yardımcı oldu.

-Gezgin bakan, sadece ekim ayında 13 ülkeye giderek, Türkiye’nin diplomatik profilini son yılların en üst seviyesine çıkardı. Arap medyasından eşi görülmemiş övgüler aldı. Örneğin, merkezi Londra’da bulunan El Hayat gazetesinde bir köşe yazarı, ona Lübnan’ın sorunlarını çözmeye yardımcı olması için yalvardı. Köşe yazarı, Davutoğlu’na hitaben, ‘Bavulunuzda fikirleri, arzuları, çözümleri ve ilaçları taşıyorsunuz. Geleceğe açılan penceresiniz’ dedi.

-Davutoğlu, ılımlı davranışlarıyla bilinen bir kişi, ancak Ankara’nın siyasi elitleri ve onların diplomasiye iddiasız yaklaşımına karşı sabrı çok düşük. ‘Stratejik Derinlik’ kitabında, bu elitlerden, ‘Kritik dönemlerde öne çıkmak ve kararlı olmak yerine, fark edilmemeye ve inisiyatif üstlenmemeye şartlanmışlar. Daha güvenli ve risksiz politika için pasif kalmayı tercih ediyorlar’ diye söz ediyor. Newsweek Türkiye yazarı Yenal Bilgici’nin ifadesiyle, bu eleştiriler, Davutoğlu ve siyasetini anlamak için adeta bir rehber. Karakterinin ikinci bir işareti de, bakanın sürekli olarak kullandığı ‘kendine güven’ ifadesi.

-Davutoğlu, iş etiği ve öz disipliniyle de biliniyor. Bir aile dostu, Newsweek Türkiye’ye, Davutoğlu’nun, kitabı üzerinde çalışırken, üç gün boyunca koltuğundan kalkmadığını söyledi. Eski bir öğrenci de, Davutoğlu’nun günde 8 saat uyumanın lüks olduğunu düşündüğünü belirtti.

-Davutoğlu’nun işine bağlılığı, nispeten erken bir yaşta kendini gösterdi. İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenciyken, öğretmenlerine felsefi ve bilimsel çalışmalardan oluşan okuma listeleri sundu. Öğretmenleri ona ve arkadaşlarına, dışarı çıkmaları ve top oynamaları tavsiyesinde bulundu. Davutoğlu, bu tavsiyeye uyarak, profesör olduktan sonra bile, Dışişleri Bakanı olana kadar öğrencileriyle futbol oynamayı sürdürdü.

-Davutoğlu, futbol hünerlerini geliştirirken dili ve akademik yetenekleri üzerinde de çalışıyordu. Lisede öğrendiği Almancaya ek olarak, Boğaziçi Üniversitesinde tüm İngilizce programlarına katıldı. Ürdün’de Arapça öğrendi. Kahire Üniversitesinde doktora tezi üzerinde çalıştı ve Malezya Uluslararası İslam Üniversitesinde öğretmenken Bahasa dilini öğrendi. Batı ve İslam dünyasının karşılaştırıldığı tez çalışması, 1993′te ‘Alternatif Paradigmalar’ başlığıyla yayımlandı. Davutoğlu’nun doktora sonrası çalışması, Samuel Huntington ve Francis Fukuyama’nın teorilerinin eleştirilerini kapsadı.

-Arkadaşları, Davutoğlu’nun hitabet yeteneğinin yazma yeteneğine denk olduğunu da söylüyor. Ekibinden üst düzey bir kişi, Newsweek Türkiye’ye, ‘Bakanın, 10 dakika içinde gardını düşüremeyeceği hiç kimse yok’ dedi. Bir örnek vermek gerekirse, Ankara’nın, 2003′te Irak’ın işgali öncesinde Amerikan askerlerinin Türk topraklarını kullanmasına izin vermediği dönemde, bir Yahudi lideri, tepkisini ortaya koymak için Davutoğlu’na uğradı. Aslında ziyaretinin 10 dakika sürmesini planlıyordu, ama Davutoğlu’nun Yahudi kültürü ve tarihiyle ilgili geniş bilgiler içeren konuşmasından etkilenerek 3 saat kaldı. Bir sonraki sefere Yahudi lideri, bütün bir gün kalmak istediğini söyledi.”

Davutoğlu’na eleştirilerin de yöneltildiğine dikkati çeken dergi, bakanın, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini eleştirirken, Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’in Darfur’da yaptıklarını kınamamakla eleştirildiğini belirtti. Yazıda, “Ancak Davutoğlu’nu desteklemeyenler bile, onu hem bir düşünür, hem de iş bitirici bir devlet adamı olarak görüyor. Ve şu anda ondan, Ankara’nın ötesinde de bahsediliyor” ifadesi kullanıldı.
 

Darwin’in kitabına rekor fiyat

24 Kasım 2009 admin  
Kategori: Gundem

36326 Darwinin kitabına rekor fiyatİngiliz doğabilimci Charles Darwin’in bilim tarihinin en önemli eserlerinden biri kabul edilen ”Türlerin Kökeni” (On the Origin of Species) adlı eserinin 1859 tarihli ilk baskısı 103 bin sterline (yaklaşık 255 bin lira) satıldı.

Londra- Dünyaca ünlü müzayede evi Christies’in Londra’daki şubesinde bugün ”Değerli el yazmaları ve kitaplar” adlı müzayedede 81 eser satışa çıkarıldı. İlginin yoğun olduğu açık artırmada, Darwin’in ”Türlerin Kökeni” adlı eseri, telefonla müzayedeye katılan bir alıcının oldu.

”Kitap, 50 yıl boyunca tuvalette tutulmuş”

Christies’in kitap birimi müdürü Margaret Ford, Darwin’in ”biyolojik evrim kuramı” üzerine olan bu önemli eserinin nasıl günümüze dek saklandığının ilginç öyküsünü anlattı.

Ford, Darwin’in bu eserinin 19. yüzyılın en önemli bilimsel eserlerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
”Geçen 50 yıl boyunca bu önemli eser çok garip bir yerde tutulmuş. Bir Oxford Üniversitesi profesörü 50 yıl önce bu kitabı ikinci el kitapçısından çok komik bir fiyata satın almış ve o zamandan beri de bu kitap bu profesörün konuk tuvaletindeki kitaplıkta saklanmış. Daha sonra da bu profesörün damadının, kitabın, Darwin’in en önemli eserinin ilk baskılardan biri olduğunu farketmesiyle ortaya çıkmış.”

150 yıl önce tam olarak bugün Darwin’in ”Türlerin Kökeni” eserinin basılmış olmasının, müzayedenin önemini artırdığını da kaydeden Ford, kitabın 6 baskısı olduğunu, satışa sunulan kitabın ise 1250 kopyası olan ilk baskılardan biri olduğunu söyledi.

Eserin önemi nedeniyle 100 bin sterlinden fazla bir fiyata satılacağını tahmin ettiğini ifade eden Christies’in kitap birimi müdürü Ford, kitabın alıcısının gizlilik ilkesi gereği açıklanamayacağını sözlerine ekledi.

Çocuklara güvenli internet kullanımı için tavsiyeler

23 Kasım 2009 admin  
Kategori: Gundem

12250 Çocuklara güvenli internet kullanımı için tavsiyelerBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan “Güvenli Internet Kullanımı İçin Tavsiyeler” kitapçığında çocuklara güvenli internet kullanımı hakkında bilgi verildi.

Ankara- BTK tarafından “Güvenli Internet Kullanımı İçin Tavsiyeler” kitapçığı hazırlandı. Kitapçıkta, zamanın iyi yönetilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, “Internetin zamanınızı çalmasına izin vermeyin. Dışarıda oyun oynamak, sevdiğiniz sporları yapmak, ailenizle beraber vakit geçirmek, derslerinizi yapmak ve kitap okumak için kendinize zaman ayırın” uyarısında bulunuldu.

Tanımadığınız arkadaşlık tekliflerini reddedin

Bilgisayar karşısında dik oturulması, bilgisayarın aydınlık ortamlarda kullanılması gerektiği vurgulanan kitapçıkta, şöyle denildi:
“Anne ve babanıza karşı açık, şeffaf ve dürüst olun. Internette yaptığınız maceralı yolculuklarınızda onları da yanınıza almaktan çekinmeyin. Internette gezinmek için eviniz ve ailenizle birlikte oturduğunuz odayı tercih edin. 12 yaşından küçükseniz velinizi yanınıza almadan internet kafelere gitmeyin. Ziyaret edeceğiniz internet sitelerini aileniz ya da öğretmenlerinizle birlikte siz belirleyin. Ailenizle ya da öğretmenlerinizle birlikte güvenli olduğunu tespit ettiğiniz internet sitelerini bilgisayarınızın ‘sık kullanılanlar’ bölümüne ekleyin. Internet ortamında sadece tanıdığınız kişilerle sohbet edin ve iletişim kurun.

Tanımadığınız kişilerin internetten yaptığı arkadaşlık tekliflerini reddedin. Internette tanıştığınız yabancılarla ailenizin bilgisi olmadan yüz yüze görüşmeyin, buluşmayın. Kimlik numaranız, adresiniz, telefon numaranız okulunuzun adı, anne ve babanızın iş adresleri ve iş yeri telefon numaralarını yabancılarla paylaşmayın. Internet üzerinden kendi resimlerinizi, ailenizin resimlerini, video görüntülerinizi yabancılara göndermeyin. Evinizi ve odanızı yabancılarla paylaşmayın.”

“Rahatsız eden görüntülerde internet kullanımını bırakın”

İnternetteyken rahatsız eden, görüntü, ses ve yazılara rastlanıldığında hemen internet kullanımının bırakılması gerektiği belirtilen kitapçıkta, internette Türkçe’nin nazik ve kibar bir şekilde kullanılması tavsiyesinde de bulunuldu. Kitapçıkta, çocuklara yönelik şu uyarılarda bulunuldu:
“Anne ve babanızdan izin almadan ya da onlar yanınızda olmadan internet üzerinden alışveriş yapmayın. Unutmayın, internette kredi kartı bilgilerini karşı tarafa vermek, cüzdanınızı tanımadığınız bir kişiye emanet etmek gibidir. Şifresi kolay olan elektronik posta adresleri güvenli değildir. Bu nedenle e-posta adresleriniz için güvenli şifreler oluşturun. Mecbur kalmadıkça özel ve kişisel bilgilerinizi internet üzerinden göndermeyin. Çünkü bu bilgiler başkaları tarafından ele geçirilebilir. Bilgisayarınıza mutlaka bir anti-virüs programı kurun. En az haftada bir kez anti-virüs programınızı güncelleyin ve bilgisayarınıza tam virüs taraması yapın. Güvenli olmayan internet sitelerinden dosya, müzik, oyun veya film indirmeyin. Önemli dosyalarınızı mutlaka yedekleyin. Spamlar (istenmeyen e-postalar) okumanız için başucunuza zarf bırakıp giden maskeli hırsızlara benzer. Bu zarfı merak edip açtığınızda ve mektuptaki istekleri yerine getirdiğinizde tüm bilgilerinizi çalmış olurlar. Bu şekilde gelen, istenmeyen e-postaları kabul etmeyin ve hiç okumadan silin. İstemediğiniz halde size ulaşan e-postaları asla arkadaşlarınıza iletmeyin. Internette gezinirken kendi amaçlarınıza önem verin. Truva atı, sinsi bir programdır. Güvenli olmayan ve bilmediğiniz İnternet sitelerine girmeyin.”

“Şifreleri kimseyle paylaşmayın”

Kötü niyetli kişilerin şifreleri, banka bilgilerini ve diğer kişisel bilgileri çalabileceğine dikkat çekilen kitapçıkta, keylogger (casus) programı ile internetteki tüm adımların izlenebileceği, kaydedilebileceği ve ekranın resminin çekilebileceği ifade edildi. Kitapçıkta, “Internetteki kullanıcı adlarınız ve şifreleriniz size ait en önemli sırlarınızdır. Bu sırlarınızı hiç kimseyle paylaşmayın. İnternet hesaplarınız için mutlaka güçlü şifreler belirleyin. Şifrenizin içinde harflerin dışında sayılar ve noktalama işaretleri gibi farklı karakterler de bulunsun. Şifrenizin sizinle ilgili bilgilerden oluşmamasına dikkat edin” denildi.

---------------- ----- ----------------------------