2010-1 Kadrolu Öğretmen Atama
04 Haziran 2010 acer
Kategori: Öğretmen Atamaları
2010-1 Kadrolu Öğretmen Atama Sonuçları için tıklayınız.
CHP kadroyu neden istemiş !
29 Aralık 2009 atamablog
Kategori: Atama Haber, Son Dakika
Bugünlerde Chp nin sözleşmeliler için istediği kadroya geçirilmeyi konu alan kanun teklifi konuşuluyor.
Yok efendim CHP bu teklifi neden vermiş, amacı neymiş, oy avcılığıymış, Kpss ye yatırım yapılıyormuş…
Türkiye de yapılan her icraatın her politik hamlenin oy potansiyeline sahip olduğu tabiki en önemli gerçeklerden biridir.Ancak bu mantıkla bakıldığında verilecek örnek sayısı yığınladır ve arkası gelmez.
Demokrasilerde bize düşen önerileri mantık sürecinden geçirirerek isteklerimiz doğrultusunda sandıkta karar vermek olacaktır.
Kpss için günlerini aylarını harcayan adayların içinden, 90 alan adayın kadrolu, 89 alan adayın sözleşmeli olarak atanması ne kadar adildir.İki adayda aynı harcamaları yapmıştır, aynı düzeylerde çalışmışlardır.Fakar birini kaybetmesi gereklidir. Kaybetmiştir.
Kpss ile yapılan bu ölçme ile kaybeden ve sözleşmeli olarak atanan şahıs ile kadrolu olarak atanan memur arasında çalışma şartları açısından farklılık olacakmıdır.
Diğer bir deyişle Sözleşmeli olarak atanan dahamı az çalışıp daha mı az hizmet verecektir.
Hayır. Aynı mesleği düşük şartlarda, düşük ücretlerde ve yeri gelince aşağılanarak düşük seviyede tutularak icra edeceklerdir.
Halktan yana olmak bu mudur.Sosyal devlet olmak bunlarımı gerektirir.
Dünyanın birçok ülkesinde genç nesilleri içinde bulundukları işssizlik ve zor şartlardan kurtarmayı hedefleyen politikalar uygulanmaya başlanmaktadır. Hatta geçenlerde Almanyadan kamulaştırma haberleri gelmeye başlamıştır…
Haberlere göz atalım ;
Alman Hükümeti, zorda kalan bankaların kamulaştırılmasının yolunu açan bir yasa tasarısı hazırladı.
Tüm dünyayı altüst eden global ekonomik krizden korunmak için hükümetler giderek daha fazla kamulaştırma silahına sarılıyor.
Almanya´nın en büyük emlak bankalarından Hypo Real Estate´in (HRE), dün yapılan son üyeler kurulu toplantısında tamamen devletleştirilmesi kararı alındı.
Gelelim konumuza ;
CHP, kamudaki sözleşmeli ve geçici personelin memur ve işçi kadrosuna geçirilmesi için yasa teklifi verdi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarınca TBMM Başkanlığına sunulan teklife göre, kamu kurum ve kuruluşlarının temizlik, güvenlik, yemek ve taşıma gibi hizmetlerini veren taşeron firmalarda çalışanlar, asıl işveren olan kamu kurumlarının işçi kadrolarına geçirilecek. Kamu kurumlarında sözleşmeli ve geçici olarak istihdam edilen personel ise memur ya da işçi kadrolarına atanacak. Memur ve sürekli işçi kadrolarına geçirilen sözleşmeli ve geçici personelin, kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırıldıkları süre, kıdemlerinden sayılacak.
Teklifin gerekçesinde, taşeron firmalarda istihdam şeklinin, hem çalışanların mali ve sosyal haklar açısından istismara yol açtığı hem de kamu kurum ve kuruluşları için beklenen verimliliği sağlamadığı ifade edildi.
4/C statüsünde geçici personel olarak çalıştırılanların ne işçi ne de memur sayıldığı ifade edilen gerekçede, bu kapsamda çalıştırılanların kadroya geçirilmesinin gecikmiş bir haksızlığı ortadan kaldıracağı belirtildi.
Gerekçede, geçici ve sözleşmeli personelin sürekli kadrolara atanmasıyla aynı işi yapan aynı nitelikteki personelin aynı haklara sahip olmasının sağlanacağı vurgulandı.
———————————————
Tek başına düşünüldüğünde yetersiz görülebilecek bir teklif. Zira genç nesil çoktur, işsizdir ve iş alanları yoktur. Ancak Farklı politikalarla, Kpss ye yönelik düzenlemelerle, İş alanlarının çoğaltılmasıyla, Kısaca Halk yararına sosyal devlet anlayışıyla aşılması kolaylaşabilecek bir sorundur işsizlik sorunu. Aynı koşullardaki çalışanları Sözleşmeli – kadrolu diye ayırarak zaman kazanma, oyalama, günü kurtarma uygulamları yerine, Tüm çalışan ve emek verenleri kucaklayarak çözüme yoğunlaşan ciddi somut adımlar atmak gereklidir.
Sırtımızda kambur olarak gördüğümüz yararlı yararsız diye düşünmeden, sonuna kadar özelleştirmeyi savunarak uygulayan siyasi oluşumların karşısında yer alan, muhalefet partisinin verdiği sosyal devlet ilkeleriyle bağdaşan kamulaştırma mantığına dayanan teklifi yadırgamanın ne kadar doğru olduğunu yorumlarınıza bırakıyoruz.
Hasan Ali güner
Sözleşmeli-Kadrolu ayrımcılığına engel
28 Kasım 2009 admin
Kategori: Eğitim-Haber
İşinden uzaklaştırılan sözleşmeli öğretmene, kadrolu memur hakkı tanıyarak ´işe dönüş´ kararı veren yargı, sözleşmeli öğretmenleri sevindirecek bir karara imza attı.Meb in işten çıkarma eylemini destekleyen savunmasına cevap veren yargı, sözleşmeli öğretmenlere umut ışığı oldu.
Van´da doğum iznine çıkan sözleşmeli anasınıfı öğretmeni, rahatsızlığı geçmeyip 30 günlük ekstra rapor alınca işinden atıldı. işten çıkarma haksız diyen öğretmen, mahkemeye başvurdu.
Mahkeme de 3 milyon sözleşmeliyi ilgilendiren şu kararı aldı: Sözleşmeli-kadrolu ayrımı telafisi güç zararlar doğurur. Bu kararla öğretmen 10 aylık maaşını alıp işe geri döndü.
Kadrolu- Sözleşmeli Ayrımını Yargı Bozdu
Devletin kadrolu-sözleşmeli memur ayrımına yargı müdahale etti.
Örnek bir karara imza atan Van 2. İdare Mahkemesi, sözleşmeli öğretmenin doğum iznini uzatması nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesini hukuka aykırı buldu. Karar, Danıştay tarafından da onanırsa, kamuda çalışan yaklaşık 3 milyon sözleşmeli memur, kadrolu meslektaşları gibi iş güvencesine kavuşmuş olacak.
ÜÇ yıllık öğretmen olan Emine Çiçekli, Van´ın Gürpınar İlçesi´ndeki Parmakkapı İlköğretim Okulu´nda sözleşmeli öğretmen olarak görev yapıyordu. Geçen yıl 23 Mart´ta doğum yaptı. Doğumdan 8 hafta önce ve 8 hafta sonra olmak üzere toplam 16 haftalık iznini kullandı. Doğumun vücudunda yarattığı fiziksel tahribattan kurtulamayarak farklı tarihlerde doktora gitme, kontrol ve tedavi gibi nedenlerle toplam 30 günlük doktor raporu aldı. Öğretmenin sık sık hastalanarak rapor alması üzerine Van Milli Eğitim Müdürlüğü, Bakanlığa başvurarak Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ve Hizmet Sözleşmesine göre ne yapmaları gerektiğini sordu.
Bakanlık, bu konuda herhangi bir düzenleme bulunmadığı için mevzuatı inceledi, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı´nın tavsiyelerine başvurdu. Gelen cevaplar doğrultusunda da 30 günden fazla izin kullananlarla ilgili resmi bir düzenleme olmamasına rağmen, zımmen sözleşmenin sona erdirilebileceğini belirtti.
Bunun üzerine öğretmen Emine Çiçekli, Van 2. İdare Mahkemesi´ne yürütmenin durdurulması ve parasal kayıplarının ödenmesi talebiyle dava açtı. Çiçekli, kendisinin sözleşmeli olduğunu, kadrolu bir
Emine Çiçekli meslektaşının ise bu durumda işini koruyabileceğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı, mahkemeye işten çıkarmanın hukuka uygun olduğunu belirten bir savunma sundu.
Gürpınar Kaymakamlığı da 21 anasınıfı öğrencisinin öğretmenleri raporlu olduğu için öğretmensiz kaldığını belirtti ve Çiçekli´nin, sözleşmeli öğretmen kadrosunu işgal etmemesi için göreve iade talebinin reddedilmesini istedi.
Öğretmen Çiçekli´nin dosyasını inceleyen mahkeme, hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulması görüşüyle yürütmeyi durdurdu.
Mahkeme, 657 sayılı yasaya tabi ve 4B kapsamında sözleşmeli personel olarak çalışan öğretmenlerin 30 günden fazla rapor kullanarak izinli sayılanların görevine son verilmesiyle ilgili somut bir hüküm bulunmamasına rağmen, Çiçekli´nin sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka aykırılık bulunduğuna karar verdi.
MAAŞI DA ÖDENECEK
Öğretmen Emine Çiçekli´ye geriye dönük 10 aylık maaşı ödenecek.
Emine Çiçekli´nin maaşından yoksun kaldığının da altını çizen mahkeme, almadığı maaşlarının da kendisine ödenmesi gerektiğine hükmetti. Karara göre Çiçekli´ye geriye dönük 10 aylık maaşı peşin ödenecek.
Sultan UÇAR/AHT
Çubukçu’dan sözleşmelilere Kadro sözü
28 Eylül 2009 admin
Kategori: Eğitim-Haber
Bekir TÜRKMENOĞLU nun yazısı;
Bakan Çubukçu kadrolu öğretmen sözü verdi
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu´yu bir televizyon kanalında izledim geçen hafta. Çubukçu, yeni öğretmen alımı yapılırken sözleşmeli öğretmen talebinde bulunmayacağını söyledi. Çubukçu, daha önce Türk Eğitim Sen heyetini kabul ettiğinde de, “sözleşmeli öğretmenlere kadro sözü” vermiş, artık sözleşmeli öğretmen alınmayacağını ifade etmişti. Ama son yapılan öğretmen atamasında çok sayıda yeni sözleşmeli öğretmen alınmasına da seyirci kaldı Çubukçu.
Ben bunu bir iki hafta önce dile getirmiştim bu köşede. Çubukçu, inşallah yine Türk Eğitim Sen´lilere verdiği sözün aksini yapmaz.
Ben şahşen bu hükümete ve bakanlarına güvenmiyorum. Çünkü hiçbir şekilde verdikleri sözleri tutmadıkları gibi, daha da kötüsü tam aksini yapıyorlar. Örnekler o kadar çok bu konuda hangi birini yazayım.
Mesela, en son İstanbul´da meydana gelen sel felaketinden sonra, hem Tayyip Erdoğan´ın, hem de belediye başkanının başkalarını suçlamaları gibi, en kötüsü de hem Erdoğan, hem de belediye başkanı Mimarlar Odası´nı suçlamaları gibi. Bu konuda örnek çok fazla.
Ben yine de inşallah bakan Çubukçu sözünde durur ve “sözleşmeli öğretmen” garabetinden ülkemiz kurtulur temennisinde bulunuyorum. Başka da yapacak bir şey elimden gelmiyor açıkcası.
YÖK KİME HİZMET EDİYOR
Her ne oldu ve kimler emir verdiyse, Türkiye´de garip işler yapılmaya başlandı. Bölücülük birden unutuldu, başka yollara sapıldı. Yılardır askerlerimizi öldüren bölücü katiller tümüyle yok sayılmaya başlandı.
Sanki bu katiller, mensup oldukları insanlar kendi konuştukları dillerde eğitim öğretim yapamadıkları için askerlerimize saldırıyormuş gibi, konu anadilde eğitime gelip noktalandı.
Tam da bu noktada devreye YÖK girdi. Mardin Üniversitesi istiyormuş da, YÖK de kürtçe bölüm açılmasını görüşüyormuş da, mış da mış. Sanki çocuk aldatıyorlar. Neden başka bir üniversite istemiyor da, Mardin istiyor. Mardin Üniversitesi´nden bölge halkı mı böyle bir istekte bulunuyor. Hiç sanmam.
Bence bu fikri Mardin Üniversitesi´ne bizzat hükümetin kumandası ve denetiminde olan yeni YÖK yönetimi iletmiştir. “Böyle bir istekte bulunun, biz de bunu kabul edelim” denmiştir.
YÖK´ün Türkiye´nin diliyle oynama yetkisi var mı? YÖK böyle büyük bir yetkiyi kimden alıyor. Bakanlar Kurulu´nun bile böyle bir yetkisi olmamalı. Türkiye Büyük Millet Meclisi ne güne duruyor?
Mardin Üniversitesi´nde öyle bir bölüm açılacaksa, buna Meclis karar vermeli. Motosıklet düşkünü YÖK başkanı ve ekibinin boyunu çok ama çok fazla aşar bu konular.
Onlar eğer çalışmak istiyorlarsa, üniversitelerin, üniversitelerde okuyan üğrencilerin yığınla sorunu var. Bir çok yeni üniversitenin öğretm üyesi yok. Öğrencilerin kalacak yeri yok. Üniversitelerde ciddi şekilde eğitim öğretim kalitesi sorunu var. Ve daha nice sorunlar. Çalışmak ve birşeyler yapmak istiyorlarsa iş çok.
Özür gurubu başvuruları başladı
10 Ağustos 2009 admin
Kategori: İl içi-İl dışı
Kadrolu öğretmenlere yönelik eş, sağlık ve eğitim özrüne dayalı yerdeğiştirme başvuruları başladı.
Başvurulara ilsis kişisel sayfalarınızdan ulaşabilirsiniz.






Özürlü Vatandaşa İş Müjdesi!
Organ Çetesi Liderine 393 Yıl Hapis




