“Ölüm geliri almayı hak ediyorlar”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte hayatını kaybeden 19 işçinin ölüm geliri almayı hak ettiğini söyledi.
İstanbul- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Marmara ve Boğazları Belediyeleri Birliğinin Beylikdüzü TÜYAP Fuar Merkezi’ndeki Marmara Salonunda düzenlediği ”Stratejik Kent Yönetimi” toplantısına gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dinçer, bir gazetecinin, ”Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte hayatını kaybeden 19 işçinin ailelerine yönelik ne tür adımlar atılacağına’‘ ilişkin sorusu üzerine şöyle konuştu:
”Ben bu konuda adli makamların ve işletme sahiplerinin ne tür bir telafi çalışması yürüteceklerini bilemem ama biz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Güvenlik Kurumu olarak işçilerimizin tamamının durumunu inceledik. Buna göre, 19 işçimiz ölüm geliri almayı hak ediyor. Kendilerine aylık olarak mevcut aldıkları maaşın yüzde 70′i oranında ölüm geliri vereceğiz. Ayrıca işçilerimizden 15 tanesi prim ödeme gün sayıları da hesap edilerek emeklilik maaşı almaya hak ediyor. 15 işçimize de emeklilik maaşı vereceğiz. Hem emeklilik maaşı, hem de ölüm geliri vereceklerimizden hangisi daha yüksekse onu ödeyeceğiz, diğerinin de yüzde 50′sini ödeyeceğiz. Dolayısıyla her halukarda orada vefat eden işçilerimizin mutlaka eş ve çocuklarına gelir temini yapıyoruz. Cenaze masraflarıyla ilgili de Sosyal Güvenlik Kurumunun bir ödemesi olacak. O açıdan bakıldığında biz işçilerimizin ailelerini Sosyal Güvenlik Kurumu olarak mağdur etmeyeceğiz.”
Dinçer, maden ocağında halen çalışmakta olan işçilerin iş akitlerinin feshedilmesi durumuna ilişkin de çalışmaların yürütüldüğünü belirterek, ”Biz işverenin iş akitlerini feshetmeyeceğini bekliyoruz ve tavsiye ediyoruz. Çünkü orada ileride eksikleri giderdiği zaman üretim yapmaya devam etmeyi düşünüyorsa, hazırlık aşamasında aynı işçileri hazırlıkları tamamlamak üzere kullanmak durumunda kalacak. Tavsiyemiz, işçilerimizi mağdur etmesinler ve çalıştırmaya devam etsinler” diye konuştu.
Dinçer, maden ocağı işletmesinin kapanması ve işçilerin iş akitlerinin feshedilmesi durumunda yaklaşık 130 işçiye işsizlik ödeneğinden ödeme yapılacağını bildirdi.
”Türkiye’deki diğer madenlerde de bazı eksiklikler var. Bu konuda bir çalışma yapılacak mı, parlamentoda bir çalışma yapılacak mı?” sorusu üzerine Dinçer, parlamentoda yapılacak çalışma konusunda herhangi bir tahmini olmadığını belirterek, böyle bir çalışmaya katkılarının olumlu olacağını söyledi.
İşçi ve işverene çağrı
Maden işletmeciliğinin riskli, iş kazalarının çok olduğu ve ölümlü kazaların da yüksek olduğu sektörlerden biri olduğunu ifade eden Dinçer, şöyle devam etti:
”Bu açıdan bakıldığında biz zaten madencilik sektörünü bir proje olarak yürütüyor ve iş kazalarının azaltılması konusunda çaba sarfediyoruz. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda konuyla ilgili bütün aktörleri bir araya getirdik ve sorunun ayrıntılı bir analizini yaptık. İşçi sendikaları, işveren sendikaları ve konfederasyonları, maden mühendisleri odası, bakanlığın ilgili uzmanları bir araya geldi, madencilik sektöründeki kazaların sebebini analiz ettik. Gördüğümüz şu, daha çok tahkimattan ve havalandırmadan kaynaklanan kazalar var. Buna ilave olarak daha çok işletme hatalarından kaynaklanan sorunlar var. Bunu proje olarak yürütüyoruz. Bütün madenler denetimimiz altında. Kamuoyundan ve ilgili aktörlerden ricam şu, işçilerimiz bu konunun önemli olduğunu, insan canının ikame edilebilecek başka hiçbir karşılığı olmadığını görmeli ve bir sorumluluk içinde hareket etmeli. İşverenlerimiz iş güvenliği tedbirlerini alarak yapacakları masrafın tedbir almadan karşı karşıya kalacakları zayiattan binlerce kez düşük olduğunu fark ederek hareket etmeli. Tarafları bu konuda kültür ve bilinç oluşturmaya davet ediyorum. Hep birlikte bu sorunu çözeceğiz.”
Ali Taygun’u kaybettik
Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, yönetmen Ali Taygun’un hayatını kaybettiği bildirildi.
İstanbul- Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören Ali Taygun, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
Taygun’un cenazesi, 21 Aralık pazartesi günü Şehir Tiyatroları Fatih Reşat Nuri Güntekin Sahnesi’nde düzenlenecek törenin ardından Teşvikiye Camisi’nde kılınacak cenaze namazından sonra toprağa verilecek.
Ali Taygun, 1943 yılında İstanbul’da doğdu. Robert Koleji bitirdikten sonra aynı okulun yüksek bölümünü (İngiliz Dil ve Edebiyatı) tamamlayan sanatçı, 1969 yılında ABD’de Yale Üniversitesi’nden tiyatro yönetmenliği dalında ”Master of Fine Arts” derecesiyle mezun oldu.
Eğitiminin ardından bir süre Kent Oyuncuları kadrosunda çalışan Taygun, 1974′te Şehir Tiyatrolarına girdi. Taygun, Ankara Birlik Sahnesi, Ankara Çağdaş Sahne, Ankara Devlet Tiyatrosu ve Ankara Devlet Operasında oyunlar sahneledi.
12 Eylül döneminde ”Barış Davası” nedeniyle gözaltına alınan ve tutuklanan sanatçı, 1989 yılında hakkındaki tüm davalardan beraat etti.
Aynı yıl Helsinki Watch adlı kuruluş tarafından onurlandırılan dünyanın önde gelen 10 insan hakları gözlemcisi arasında yer alan Taygun, Danimarka’daki PL Vakfının ödülünü Amnesty International ile paylaştı.
Yargılandığı suçlardan aklanmasının ardından Şehir Tiyatrolarına dönen ve 1993′ten bu yana TV yapımcılığı da yapan Taygun, başta Shakespeare olmak üzere İngilizce’den birçok oyun çevirdi, uyarlamalar yaptı ve ”Masal Bahçesi” adlı bir oyun yazdı.
Sanatçının 1977′den bu yana birçok gazete ve dergide tiyatro, seyirlik sanatlar, estetik, felsefe ve siyaset konularında yazı ve makaleleri yayınlandı.
1996 yılında Habitat açılışı için çok ses getiren ”Lirik Tarih Gösterisi”ni tasarlayıp gerçekleştiren Taygun, birçok sinema ve dizi filmde, tiyatro oyununda rol aldı.
Taygun, son olarak, İstanbul Şehir Tiyatrolarında yönetmen kadrosunda görevli ve aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi’nde tiyatro dersleri vermekteydi.
Serap toprağa verildi
İstanbul Küçükçekmece’de bir İETT otobüsüne yönelik molotofkokteyli saldırısında yanarak yaralanan ve dün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Serap Eser’in cenazesi toprağa verildi.
İstanbul- Serap Eser‘in (17) cenazesi, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundan alınarak Ataköy 5. Kısım Camisi’ne getirildi. Camide düzenlenen törende baba Zübeyir ile ağabeyler Ümit ve Selçuk Eser, Serap Eser’in Türk bayrağına sarılı ve üzerinde kırmızı duvak bulunan tabutunun başından ayrılmadı.
Tabutun başında taziyeleri kabul ederken Selçuk Eser ile Eser’in okul ve dershane arkadaşları gözyaşlarına hakim olamadı.
Serap Eser’in komşusu olduğu öğrenilen bir kadın da cenaze töreninde Türk bayrağı açtı. Başka bir komşusu da ”Yeter artık. Serap geri gelmeyecek. Susmayacağız. Bayrak için yaşıyoruz” diyerek ağladı.
Bu arada, Bakırköy’de yaşadığı öğrenilen yaşlı bir kadın da Eser’in Türk bayrağına sarılı tabutunun üzerine ağlayarak karanfil bıraktı.
Eser’in cenazesi, burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından omuzlara alınarak araca konuldu. Önce Küçükçekmece Kanarya Mahallesi’ndeki evinin önüne getirilen Eser’in cenazesi, burada helallik alındıktan sonra Kanarya Mezarlığı’nda defnedildi.
Serap Eser’in cenaze törenine, anne Ayşe Eser‘in kızına doku yapıldığı için hastanedeki tedavisinin sürmesi nedeniyle katılamadığı öğrenildi.
Törene Eser’in ailesi ve yakınlarının yanı sıra CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, okul ve dershane arkadaşları, öğretmenleri, komşuları ve yurttaşlar katıldı.
Serap Eser, terör örgütü üyelerince 8 Kasım 2009 tarihinde Küçükçekmece Kanarya Mahallesi’nde durakta yolcu almak için bekleyen İETT otobüsüne molotofkokteyli atılması sonucu yanarak yaralanmış ve tedavi gördüğü Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dün hayatını kaybetmişti.
Kore gazisinin cenazesine sahip çıkan olmadı
Muğla’nın Milas ilçesinde 6 Kasım’da yalnız kaldığı bir odada açlık ve soğuktan hayatını kaybeden 80 yaşındaki Kore Gazisi Muharrem Topçu’nun cenazesine de sahip çıkan olmadı.
MUĞLA (İHA) – Bodrum-Milas Karayolu üzerindeki metruk bir binada tek başına yaşam mücadelesi veren Kore Gazisi Muharrem Topçu, açlık ve soğuk nedeniyle hayatını kaybetmişti. Gazi maaşını almaya gelmeyince Muharip Gaziler Derneği Milas Şube Başkanı Mehmet Sarban’ın merak ederek odasına gitmesiyle cansız bedeni bulunan Topçu’nun üzerinden çıkan ‘gazi’ kimliğinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık numarasının hatalı girilmesi nedeniyle başka biri olabileceği şüphesiyle Milas Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma istenmişti. DNA testi için İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Topçu’nun naaşının, ailesinden kimseye ulaşılamayınca 12 gün sonra Milas’a geri gönderilmesine karar verildi.
Milas Kaymakamı M. Bahattin Atçı, Muharrem Topçu’nun cenazesinin 75. Yıl Milas Devlet Hastanesi morguna getirileceğini ve yarın öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası askeri törenle şehir mezarlığına defnedileceğini söyledi.
30 yıl önce Zonguldak’tan Milas’a gelerek inşaat işçiliği yapan Topçu’nun, 20 yıl önce Türk vatandaşlığından ABD vatandaşlığına geçen bir oğlu bulunduğu, oğluna ulaşılamadığı öğrenildi.
CENAZE ERZURUM’A GÖNDERİLDİ
30 Eylül 2009 admin
Kategori: Basından Kısa kısa
ANKARA (AA)- Guncel – Hak-Par Onursal Genel Başkanı Abdülmelik Fırat’ın
cenazesi Erzurum’a gönderildi. Cenazenin alınışı sırasında DTP Lideri Türk de
hazır bulundu.
Haber K?sa k?sa








