İstanbul Ziyareti “2010 Avrupa Kültür Başkenti”
21 Ocak 2010 admin
Kategori: Diğer videolar
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul 2010
21 Ocak 2010 admin
Kategori: Diğer videolar
Merkel, Lizbon’dan umutlu
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa’nın Lizbon Anlaşması’yla kendini daha güçlü ve birlik içinde gösterme şansı olduğunu söyledi.
Berlin- Almanya Başbakanı Angela Merkel, bu yıl yayımladığı son video mesajında, 2009 yılında birçok siyasi olayın yaşandığını, Almanya’nın kuruşuluşunun ve Alman Anayasası’nın kabulünün 60., Berlin Duvarı’nın yıkılışının 20. yılının kutlandığını, 1 Aralık 2009 tarihinden itibaren de Lizbon sözleşmesinin yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, ”Avrupa’nın Lizbon Anlaşmasıyla kendini dünyada daha güçlü ve birlik içinde gösterme şansı var. Bu da gerekli” dedi.
2009 yılında uluslararası ağır bir ekonomik finans krizin yaşandığına da dikkati çeken Merkel, AB’nin tüm ağırlığıyla finans pazarlarına yönelik kurallar getirilmesini istemesi gerektiğini, mali ve ekonomik krizin bir daha tekrarlanmaması için her şeyin yapılması gerektiğini ifade etti.
G20 süreciyle bu konuda doğru bir yolda olunduğunu, burada alınan kararların uygulamaya geçmesi gerektiğini belirten Merkel, ”AB bunu gerçekleştiriyor. Diğer ülkeler de bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyor. Gelecek yıl nelerin başarıldığı yönünde bilanço çıkaracağız” şeklinde konuştu.
Merkel, bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da Almanya’da konjonktürün istikrarlı ve güçlü olması için her şeyi yapacaklarını, özellikle gelecek yıl bir daha kritik durumların yaşanacağını, işsizlerin sayısının artabileceğini belirtti.
Krizden çok güçlü çıkacaklarını ifade eden Merkel, bunun için bilimsel araştırmaya ve eğitime yatırım yaptıklarını kaydetti.
Türk dış politikasında 2009 yılı (Mayıs-Haziran)
Türk dış politikasında 2009 yılının Mayıs ve Haziran ayları hareketli geçti.
Ankara - Mayıs ayına hükümet değişikliğiyle giren Türkiye’de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olan eski Dışişleri Bakanı Ali Babacan’dan boşalan koltuğa, uzun dönemdir dış politikadaki çalışmalarıyla tanına Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu oturdu.
“Stratejik derinlik” ve “komşularla sıfır problem” gibi terimleri Türkiye’nin gündemine sokan Davutoğlu, ilk yurtdışı seyahatini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yaptı.
Bu dönemde Ankara çok sayıda bakan ağırlarken, Davutoğlu ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ziyaretlerde bulundu.
Türkiye, bir ay sürecek BM Güvenlik Konseyi Dönem Başkanlığını 1 Haziranda üstlendi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Bu son derece önemli ve büyük bir sorumluluk. Türkiye, bu bir aylık dönemde son derece aktif bir dönem başkanlığı yapmak kararlılığındadır” açıklamasında bulundu.
Türk dış politikasında mayıs ve haziran aylarında meydana gelen gelişmeler şöyle:
1 MAYIS
- Iraklı Şii lideri Mukteda El Sadr, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Sadr, Ankara’daki temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.
2 MAYIS
- Dışişleri Bakanlığında devir teslim töreni yapıldı. Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına atanan Ali Babacan, Dışişleri Bakanlığı görevini, bakanlıkta düzenlenen törenle bu göreve atanan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na devretti. Devir teslim töreninde Babacan, “büyük bir iç huzur ve görül rahatlığıyla” görevini Davutoğlu’na devrettiğini belirtirken, yeni Dışişleri Bakanı Davutoğlu da bu yeni görevinin kendisi için hem büyük bir onur ve şeref olduğunu, hem de Türkiye’ye bir borç edası için yeni bir imkan sunduğunu ifade etti.
4 MAYIS
- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Araz Azimov’u bakanlıktaki makamında kabul etti.
5 MAYIS
- TBMM Dışişleri Komisyonunun ev sahipliğinde Türkiye, Afganistan ve Pakistan parlamentoları dışişleri komisyonları, üçlü toplantı düzenlendi.
- Dışişleri Bakanlığının kuruluşunun 89. yıl dönümü, Ankara’da etkinliklerle kutlandı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve bakanlık mensupları, Cebeci Asri Mezarlığındaki Dışişleri Şehitliğini ziyaret etti.
6 MAYIS
- Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bakanlık görevini devralmasının ardından ilk yurt dışı seyahatini KKTC’ye yaptı. Davutoğlu, KKTC’ye hareketinden önce yaptığı açıklamada, Türkiye’nin her zaman bütün barış teşebbüslerinde bir adım önde gittiğini belirterek, Türkiye’nin adada barışın sağlanması için her türlü katkıyı vermeye hazır olduğunu söyledi.
7 MAYIS
- Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stubb, çalışma ziyareti kapsamında Ankara’ya geldi.
8 MAYIS
- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Finlandiya Dışişleri Bakanı Stubb ile çalışma kahvaltısında bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu da, Stubb ile görüşmesinde, Finlandiya’nın Türkiye’nin AB üyeliğine verdiği desteğe teşekkür ederek, bu desteğin bundan sonra da süreceğine emin olduklarını söyledi. Stubb da “Benim için bir dışişleri bakanı olarak burada bulunmak, her zaman AB’ye tam üye olmasına destek verdiğim bir ülkeye gelmek bana çok memnuniyet veriyor” dedi.
- Davutoğlu ve Bağış, Avrupa Günü nedeniyle Ankara’da görev yapan AB ülkelerinin büyükelçilerine öğle yemeği verdi.
9 MAYIS
- Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Orta Doğu konulu özel oturumuna katılmak üzere ABD’nin New York kentine gitti.
11 MAYIS
- Davutoğlu, New York’ta BM Güvenlik Konseyi toplantısı öncesinde Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Miliband ve Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ile görüştü. Davutoğlu’nun Kouchner ile yaptığı görüşmede Ermenistan konusunun da gündeme geldiği bildirildi.
Davutoğlu, BMGK’nin Orta Doğu konulu toplantısında Türkiye adına yaptığı konuşmada, Orta Doğu’da sorunlara kapsamlı bir barış vizyonu çerçevesinde yaklaşılması gerektiğini belirterek, bölgede barış sürecinin tüm ayaklarıyla daha fazla gecikmeksizin canlandırılması gerektiğine inandıklarını söyledi.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu BM’deki makamında kabul etti.
- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısına katılmak üzere İspanya’nın başkenti Madrid’e gitti.
12 MAYIS
- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İspanya’nın başkenti Madrid’te yapılan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısına katıldı. Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesi toplantısında, 47 üye ülke, gözlemci olarak Meksika, ABD, Japonya, Kanada ve Vatikan ile AB kurumları yer aldı. Bağış, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı çıkan açıklamalarıyla ilgili olarak, “İfade özgürlüğüne saygı duyuyoruz, ama bu onların düşüncesine katılıyoruz anlamına gelmez” dedi. Bağış, “AB’ye girmek için kararlılığımızdan geri adım atmayacağız” mesajını verdi.
13 MAYIS
- Türkiye’nin Kyoto Protokolüne katılımı, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak Resmi Gazetede yayımlandı.
- Davutoğlu, temaslarda bulunmak için İsveç’in başkenti Stockholm’e gitti. Davutoğlu, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Norveç Dışişleri Bakanı Jonas Gahr Störe ve AB’nin genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in de bulunduğu akşam yemeğine katıldı.
15 MAYIS
- Dışişleri Bakanlığı, Orams davasında görüldüğü üzere, bazı ferdi mahkeme kararlarıyla Kıbrıs’taki çözüm sürecine zarar verilmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğunu açıkladı.
18 MAYIS
- BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer Ankara’ya geldi. Downer, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu ziyaret etti.
- Davutoğlu ve Bağış, Türkiye-AB Ortaklık Konseyinin 47. oturumuna katılmak üzere Brüksel’e gitti.
- Türkiye ile Bulgaristan Dışişleri Bakanlıkları arasında kurulan “Ortak Komisyonun” ilk toplantısı Ankara’da yapıldı.
- Afganistan ve Pakistan için bir dizi ülke tarafından atanan özel temsilcilerden oluşan “Destek Grubu”nun 3. toplantısı bugün İstanbul’da yapıldı.
19 MAYIS
- Davutoğlu, Türkiye-AB Ortaklık Konseyinin 47. oturumu öncesinde basınla yaptığı sohbet toplantısında, AB’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlama kararını Aralık 2004′te aldığını hatırlatarak, hala Türkiye’nin AB üyeliğini sorgulayanlara, “AB süreci tek yönlü… Ne geri dönüşü, ne sağa ve sola çıkışı var” mesajını verdi.
- Türkiye-AB Ortaklık Konseyi 47. toplantısı Brüksel’de yapıldı. Davutoğlu, toplantının ardından, “Türkiye-AB ilişkilerinin geçmişi ne kadar derinse geleceği de o kadar vizyon yüklüdür” açıklaması yaptı.
21 MAYIS
- KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Özgürgün, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile görüştü.
22 MAYIS
- Davutoğlu, dış ilişkilerle ilgili konularda siyasi parti liderlerini bilgilendirmek amacıyla parti genel merkezlerine ziyaretler düzenledi. Davutoğlu, ziyaret kapsamında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve DSP Genel Başkanı Masum Türker’i ziyaret etti.
- Davutoğlu, Brezilya Dışişleri Bakanı Celso Amorim ile bir araya geldi.
- Reform İzleme Grubunun (RİG) 15. toplantısı, Bağış, Davutoğlu, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in katılımıyla Ankara’da yapıldı.
23 MAYIS
- Davutoğlu, İslam Konferansı Teşkilatının (İKT) 36. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısına katılmak üzere Şam’a gitti.
24 MAYIS
- Davutoğlu, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile Şam’da görüştü. Esad, Davutoğlu’nu kabulü sırasında, “Sizinle sürekli görüşüyorduk, ancak ilk kez basın önünde görüşüyoruz” dedi.
25 MAYIS
- Davutoğlu, resmi ziyaret için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ile birlikte gitti.
26 MAYIS
- Davutoğlu, Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi, Başbakan Artur Rasızade ve Milli Meclis Başkanı Oktay Esedov ile bir araya geldi.
- Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Miliband, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Miliband, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile görüştü.
27 MAYIS
- Davutoğlu, Miliband ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Davutoğlu, Kıbrıs konusunda kapsamlı çözüm için 2009 yılının büyük bir fırsat olduğunu söyledi. Miliband ise, İngiltere olarak Türkiye’nin AB’ye tam ve eşit üye olmasını güçlü bir şekilde destekleme taahhütlerini sürdürdüklerini belirterek, Kıbrıs sorununa da mümkün olan en kısa zamanda çözüm bulunmasını istediklerini bildirdi.
31 MAYIS
- Davutoğlu, Washington ve New York’ta çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD’ye gitti.
-HAZİRAN-
1 HAZİRAN:
- Türkiye, bir ay sürecek BM Güvenlik Konseyi Dönem Başkanlığını üstlendi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, konuyla ilgili “Bu son derece önemli ve büyük bir sorumluluk. Türkiye bu bir aylık dönemde son derece aktif bir dönem başkanlığı yapmak kararlılığındadır” açıklamasında bulundu.
- Davutoğlu, Washington’da ABD Başkanı Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones ve ABD’nin Afganistan ve Pakistan Özel Temsilcisi Richard Holbrooke ile görüştü.
- Türk vatandaşlarının AB üyesi ülkelerde iş kurmasına olanak tanıyan Ankara Anlaşması çerçevesinde Türkiye’den yapılan başvurulardan ilk kez olumlu bir sonuç alındı ve Güler Kaşmaz adlı Türk vatandaşına, İstanbul’daki başkonsolosluk tarafından bir yıl süreyle İngiltere’de oturma ve çalışma izni verildi.
2 HAZİRAN
- Bağış, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Konstantin Yellseyev’i kabul etti.
3 HAZİRAN
- Bağış, AB müzakere sürecinde vergilendirme faslının bu ayın sonunda düzenlenecek Hükümetlerarası Konferansta açılmasının önünde bir engel bulunmadığını bildirdi.
4 HAZİRAN
- Bağış, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Ülkeleri Bakanlar Toplantısı ve Bölgesel İşbirliği Konseyi (BİK) Yıllık Toplantısı için bulunduğu Moldova’nın başkenti Kişinev’de temaslarda bulundu.
- Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyinde haziran ayında düzenlenen ilk resmi toplantıya dönem başkanı olarak başkanlık etmesinin ardından, Türkevinde düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye olarak biz Doğu-Batı, Kuzey-Güney hangi coğrafyada ya da hangi kültürler, ekonomik yapılar arasında olursa olsun hiçbir gerilimin tarafı değiliz ve bu gerilimlerin aşılabilmesi için de elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” dedi.
5 HAZİRAN
- Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği, sanatçılar, bilim adamları, sporcular ve şoförlerin, Türkiye’deki ikametlerini korumak kaydıyla ve iki ayı geçmeyecek şekilde Almanya’ya vizesiz giriş yapabileceğini bildirdi.
7 HAZİRAN
- NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi.
8 HAZİRAN
- De Hoop Scheffer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.
- Davutoğlu, Pakistan ve Afganistan’ı kapsayan geziye çıktı. Davutoğlu, ziyareti öncesinde, Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan’a verdiği desteğin ve yaptığı yardımların süreceğini belirterek, “Bizler, 70 milyon Türkün hislerini Afganistan’a ve Pakistan’a taşıyacağız. 70 milyon onların yanındadır, kaderleriyle ilgilidir” diye konuştu.
9 HAZİRAN
- Davutoğlu, İslamabad’da Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani tarafından kabul edildi. Davutoğlu, görüşmede Gilani’ye, Türkiye’nin Pakistan’a insani yardımları çerçevesinde 10 milyon dolarlık nakdi yardım çekini sundu. Davutoğlu, ayrıca Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi ile bir araya geldi.
- Bağış, AB Komisyonu ve AB Genel Sekreterliği işbirliğiyle düzenlenen “Yolsuzlukla Mücadele ve Yolsuzluğu Önleme Yöntemleri” konulu seminerin açılışında, Türkiye’de yolsuzluk sorununun sadece iktidarla ya da kamu görevlileriyle özdeşleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
10 HAZİRAN
- Davutoğlu, Pakistan’daki temaslarının ikinci gününde İslamabad’dan Lahor’a geçti.
- Bağış, Heybeliada Ruhban Okuluyla ilgili olarak, “Bunu AB için değil, kendimiz için yapmamız gerekiyor. Bunu AB istedi diye değil, bir insan hakları meselesi olarak görerek halletmemiz gerekir” dedi.
11 HAZİRAN
- Davutoğlu, Pakistan gezisinin son gününde Svabi’deki Pakistan Kızılayının Şah Mansur kampını ziyaret etti ve daha sonra Afganistan’a geçti.
12 HAZİRAN
- Davutoğlu, Kabil’de Afganistan Eğitim Bakanı Faruk Vardak ve İçişleri Bakanı Hanif Atmar ile ayrı ayrı görüştü. Davutoğlu, daha sonra Kabil’deki Türk askerlerinin ana karargahı Kamp Doğan’ı ziyaret etti.
15 HAZİRAN
- Davutoğlu, Lüksemburg, Almanya ve ABD’yi kapsayan geziye çıktı. Davutoğlu, ziyaretinin ilk durağı olan Lüksemburg’da AB ve Arap ülkeleriyle Orta Doğu’daki gelişmelerin ele alındığı toplantıya katıldı.
16 HAZİRAN
- Davutoğlu, Almanya’da temaslarda bulunmak üzere başkent Berlin’e gitti. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile görüşmesinden sonra Türkiye’nin AB üyeliğine ilgisinin “kesinlikle azalmadığını” söyleyen Davutoğlu, Almanya’daki Türk sivil toplum örgütü temsilcileriyle bir araya geldi.
17 HAZİRAN
- Davutoğlu, Almanya’nın başkenti Berlin’deki temaslarını tamamlayarak ABD’ye gitti.
- Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, Güney Kıbrıs Rum kesiminin Doğu Akdeniz’deki petrol arama çalışmalarıyla ilgili olarak, Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki belirli alanlarda meşru hakları ve çıkarları bulunduğunu, bu alanlarda izni dışında icra edilmeye kalkışılabilecek faaliyetlere karşı “gerekli tedbirleri almasının tabii olduğunu” bildirdi.
18 HAZİRAN
- Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyinin Irak konulu toplantısına başkanlık etti ve toplantının sonunda Türkiye adına konuşma yaptı. Davutoğlu, uluslararası toplumun ve Türkiye’nin Irak’a güçlü desteğinin süreceğini söyledi.
21 HAZİRAN
- Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zeyd El Nahayan Ankara’ya geldi.
22 HAZİRAN
- Davutoğlu, El Nahayan ile bir araya geldi.
- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış’ın ev sahipliğinde ilgili bakanlar ve kurum temsilcilerinin katılımıyla, AB müzakerelerinde çevre faslıyla ilgili eşgüdüm çalışma yemeği düzenlendi.
25 HAZİRAN
- Vietnam Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Pham Gia Khiem, resmi ziyarette bulunmak üzere Ankara’ya geldi.
26 HAZİRAN
- Davutoğlu, İtalya’nın Trieste kentinde düzenlenen G-8 dışişleri bakanları toplantısı marjında yapılan “Afganistan ve Bölgesel Boyutu” konulu toplantıya katıldı.
27 HAZİRAN
- Davutoğlu, İtalya’nın Trieste kentinde Kanadalı mevkidaşı Lawrence Cannon ve ABD’nin Afganistan temsilcisi Richard Holbrooke ile bir araya geldi.
- Davutoğlu, NATO-Rusya Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gayri resmi dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Yunanistan’ın Korfu adasına gitti.
28 HAZİRAN
- Davutoğlu, Korfu adasında AGİT gayri resmi dışişleri bakanları toplantısına katıldı ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile bir araya geldi.
30 HAZİRAN
- Bağış, AB üyelik müzakerelerinde vergilendirme faslının açılacağı hükümetlerarası konferansa katılmak üzere Belçika’nın başkenti Brüksel’e gitti. AB üyelik müzakerelerinde açılan vergilendirme faslıyla müzakerelere konu toplam 33 faslın 11′inde süreç başlatılmış oldu. Bağış, vergilendirme faslının açılışı için toplanan hükümetlerarası konferansın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Türkiye, oyunu kurallarına göre oynamakta kararlı. Maç devam ederken yeni kurallar getirilmesi tepki çekiyor” dedi.
BM İklim Zirvesi sona erdi
Kopenhag’da yapılan BM İklim Zirvesi, küresel sıcaklık artışının 2 derece olmasını amaçlayan çalışmalar ve gelişmekte olan ülkeler mali yardım yapılmasını öngören ”Kopenhag Mutabakatı” ile sona erdi. Mutabakatın yasal bağlayıcılığı bulunmuyor.
Kopenhag - Yasal bağlayıcılığı bulunmayan ve daha çok ‘uzlaşı’ niteliği taşıyan ”Copenhagen Accord” başlıklı mutabakat metninde küresel ısınmada etkili olan sera gazı salınımının önemli oranda kısıtlanması gereğinin bilimsel açıdan da desteklendiği vurgulanarak, ”bu çerçevede küresel sıcaklık artışının 2 dereceden daha az olmasını sağlamak amacıyla gaz salınımında kısıtlama yapılması gerektiği” ifade edildi.
Mutabakat metninde, gelecek yılın sonuna kadar üzerinde uzlaşılan konulara yasal bağlayıcılık getirilmesinin ele alınması önerisi de yer alıyor.
Gelişmekte olan ülkelere yardım
Metinde az gelişmiş ülkelere yapılacak yardım konusu ise, ”gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelerin adaptasyon çalışmaları için yeterli, öngörülebilir ve sürdürülebilir finansal kaynak, teknoloji ve kapasite geliştirme desteği sağlayacaktır” ifadesiyle yer aldı.
Özellikle okyanus adası bazı ülkelerle Afrika’daki en az gelişmiş ülkelerin desteğe ihtiyacı bulunduğu vurgulanan metinde, ”gelişmiş ülkelerin ihtiyacı içindeki gelişmekte olan ülkelere 2020 yılına kadar 100 milyar dolarlık yardım yapmasının amaçlandığı, söz konusu yardımın kamusal ve özel, ikili ve çok taraflı kaynaklardan sağlanabileceği” kaydedildi.
Mutabakat metninde söz konusu yardım programı için 2010-2012 yıllarını kapsayan kısa vadeli dönemde Avrupa Birliğinin 10,6 milyar dolar, Japonya’nın 11 milyar dolar ve ABD’nin 3,6 milyar dolar vadettiği de belirtildi.
Gaz salınımı
Gaz salınımıyla ilgili konular mutabakat metninde ”gelişmiş ülkelerin hedefleri” ve ”önde gelen gelişmekte olan ülkelerin gönüllü vaatleri” şeklinde iki ayrı ek olarak yer aldı.
Salınımın denetlenmesi, özellikle Çin’in uluslararası denetime karşı çıkması nedeniyle zirve süresince üzerinde en fazla tartışma yapılan konular arasında yer aldı. Mutabakat metni, gelişmekte olan ekonomiye sahip ülkelerin bu alandaki çabalarının yine kendileri tarafından gözlemlemesini ve gözlem sonuçlarını iki yılda bir BM’ye iletmesini öngörüyor.
Metinde denetim konusu da, ”Süreçte uluslararası denetim yapılabileceği, ancak bunun inceleme yapılacak ülkenin egemenlik hakkına saygı çerçevesinde gerçekleştirilebileceği” şeklinde ifade edildi.
Ormanların tahrip edilmesi gibi gelişmelerin sera gazı salınımının artmasında etkili olduğuna işaret edilen mutabakat metninde, bunun önlenmesi yönündeki çalışmalara gelişmiş ülkelerin mali destek vermesi de öngörülüyor.
“Bir anlaşmaya vardık”
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun, BM İklim Konferansı’nın, ABD Başkanı Barack Obama’nın Çin ve diğer dünya güçleriyle vardığı mutabakatı tanımayı kabul etmesinin ardından “bir anlaşmaya vardıklarını” söyledi.
Ban, bunun, sera etkisi yaratan gazların emisyonlarının azaltılması konusunda bağlayıcı bir anlaşma sürecinde “sadece başlangıç olduğunun farkında olduğunu” belirtirken, Kopenhag Anlaşması’nın “derhal işlemsel bir etkisinin olacağını” kaydetti.
Bolivya, Küba, Sudan ve Venezuela gibi gelişmekte olan ülkeler, karbon emisyonlarının azaltılmasıyla ilgili belirli hedeflerden yoksun olduğu nedeniyle söz konusu mutabakatın kabul edilemez olduğunu söyleyerek, mutabakatı protesto etmişti.
Amerikalı yetkililer, ABD ile Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika arasında, küresel ısınmaya yol açan sera etkisini yaratan gazların atmosfere salınımının sınırlandırılması çerçevesinde varılan bu anlaşmayla gaz salınımında kısıtlama yapılıp yapılmadığının nasıl kontrol edileceği konusunda bir yöntem üzerinde uzlaşıldığını söylemişti.
Ayrıca her ülke, bir diğerine, küresel ısınma konusunda ciddi bir gaz salınımıyla sonuçlanabilecek her tür eylemin listesini sunmayı kabul etti.
Obama: Anlamlı bir ilerleme sağlandı
ABD Başkanı Barack Obama, BM İklim Zirvesi’nde sera etkisi yapan gazların atmosfere salınımı konusunda ”Çin başta olmak üzere türlü ülkelerle yapılan görüşmelerde anlamlı bir ilerleme sağlandığını” söyledi.
Barack Obama, yaptığı açıklamada, küresel ısınmaya yol açan sera etkisini yaratan gazların atmosfere salınımının sınırlandırılmasıyla ilgili olarak ABD, Brezilya, Çin, Güney Afrika ve Hindistan arasında varılan mutabakata değinerek, bu mutabakatın zirve katılımcıları tarafından da büyük kabul göreceğini bildirdi.
”Son oylamadan önce (Kopenhag’dan) ayrılıyorum. Sonuç anlaşması doğrultusunda ilerlediğimize inanıyoruz” diyen Obama, ülkelerin, bağlayıcılığı olan tam bir anlaşmayı beklemeleri durumunda hiçbir ilerleme sağlanamayabileceğini kaydetti.
Küresel ısınmayla ilgili konuda uzun bir yol alındığını, ancak daha da ilerlemek gerektiğini vurgulayan Obama, ABD gibi gelişmiş endüstriye sahip ülkelerle gelişmekte olan büyük nüfuslu ve yoksul ülkeler arasında perpektif açısından temel açmazlar bulunduğuna da dikkati çekti.
Küresel ısınmaya karşı daha etkin adımlar atılması gerektiğin belirten Obama, ”İlk adım olarak da, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında güvenin oluşturulmasıdır” dedi. Obama, ”Bu haftaki çabalar (zirve), çocuklarımıza ve torunlarımıza temiz bir gezegen bırakma konusundaki sorumluluklarımızı yerine getirmede bize yardımcı olacak” diye konuştu.
ABD ve Çin’in aralarında olduğu 5 ülke arasında varılan mutabakat, sera gazı etkisi yapan gazların atmosfere salınımıyla ilgili sınırlandırma sürecine uyulmasını denetleyecek bir mekanizmayı da kapsıyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ‘‘BM İklim Zirvesi’ne katılan tüm ülkelerin, iklim değişikliğine karşı mücadeleyi öngören Kopenhag İklim Anlaşması’nı kabul ettiklerini” söyledi.
Nicholas Sarkozy, 120 ülkenin katıldığı toplantıdan sonra düzenlenen basın toplantısında, ”artık bir anlaşma olduğunu, metnin ise mükemmel olmadığını” bildirdi.
Sarkozy, anlaşma kapsamında Çin dahil tüm ülkelerin 2010 yılına dek karbondioksit salınımının kısıtlanmasıyla ilgili yazılı planlarını ibraz edeceklerini belirterek, ayrıca gelişmekte olan ülkelere 2020′ye dek yılda 100 milyar dolar tutarında yardım yapılmasıyla ilgili planın tüm ülkelerce imzalandığını kaydetti.
Merkel ve Brown
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Birleşik Krallık Başbakanı Gordon Brown da Kopenhag Anlaşması’nı kabul ettiklerini, ancak daha fazlasından yana olduklarını dile getirdi.
Merkel, anlaşmayı ”karışık duygularına karşın” desteklediğini belirterek, ”Benim için karar vermek çok zordu. Bir adım attık, daha fazlasının da olacağını umuyoruz” dedi.
Brown da ”Bir başlangıç yaptık. Bundan sonra gerekli olan ise, (uygulamada) yasal bağlayıcılığın sağlanması” diye konuştu.
Büyük Hadron çarpıştırıcısı kapatıldı
Dünyanın en büyük atom çarpıştırıcısının deneylerine şubat ayına kadar ara verildiği bildirildi. Kapatılmadan önce yapılan son çalışmada, atom altı parçacık huzmeleri, öncekinden çok daha şiddetli bir enerjiyle çarpıştırıldı ve bu alanda yeni bir rekor kırıldı.
Cern- Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN), deneye ara vermenin, protonları çarpıştırmak için gerekli enerjinin seviyesini artırmak için gerekli olduğunu bildirdi. Çarpıştırıcının şubat ayına kadar beklemeye alınması öncesinde yapılan çarpıştırma, 2,36 tera elektron volt gücünde gerçekleştirildi. Böylece kasım ayındaki rekor bir üst düzeye çıkarılmış oldu.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısıyla Büyük Patlama ortamının yaratılması amaçlanıyor.
Deneyde, tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton huzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun tabiatını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor.
Birçok bilim adamı, kainatın büyük bir patlama sonucunda 14 milyar yıl önce oluştuğunu düşünüyor.
Rakipler belli oldu
UEFA Avrupa liginde kura heyecanı yaşanıyor… Galatasaray ve Fenerbahçe’nin rakipleri belli oldu.
İstanbul- UEFA Avrupa Ligi’ndeki temsilcilerimiz Fenerbahçe ve Galatasaray’ın rakipleri belli oldu.
Galatasaray’ın rakibi Atletico Madrid oldu..
Fenerbahçe Fransa’nın Lille takımı ile eşleşti..
Maçlar 18 ve 25 Şubat 2010′da oynanacak. Bu kuraların ardından bir sonraki turun da kuraları çekilecek ve temsilcilerimizin turu geçmesi durumundaki muhtemel rakipleri belirlenecek. Avrupa Ligi’nin finali 12 Mayıs’ta Hamburg’da oynanacak.
İşte eşleşmeler
Rubin Kazan-H.Telaviv
A.Bilbao-Anderlecht
Kopenhag-Marsilya
Panathinaikos-Roma
A.Madrid-Galatasaray
Ajax-Juventus
Brugge-Valencia
Fulham-S.Donetsk
Liverpool-Unirea
Hamburg-PSV Eindhoven
Villarreal-Wolfsburg
S.Liege-Salzburg
Twente-W.Bremen
Lille-Fenerbahçe
Hertha Berlin-Benfica
Sonraki tur eşleşmeleri
Atletico Madrid-Galatasaray / Everton-S.Lisbon
Lille-Fenerbahçe / Liverpool-Unirea Urziceni
Hamburg-PSV / Athletic Bilbao-Anderlecht
Rubin Kazan-Hapoel Tel Aviv / Villarreal-Wolsburg
Hertha Berlin-Benfica / Kopenhag-Marsilya
Panathinaikos-Roma / Standard Liege-Salzburg
Soysal’a ‘geçmiş olsun’ ziyareti
Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, TEKEL işçilerine polis müdahalesi sırasında yüzüne biber gazı sıkılan CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’a “geçmiş olsun” ziyaretinde bulundu.
Ankara- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, milletvekillerine yönelik bu tür eylemleri onaylamalarının mümkün olmadığını ifade ederek CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal‘ın daha önce de benzer olayları yaşadığını söyledi.
Üskül “Komisyonda espri konusu olmuştu. Kendisine gaz maskesi hediye etmeyi düşünmüştük. Galiba bunu gerçekleştirmemiz gerekecek” dedi. Soysal’ın emekçilerin haklarını aradığı eylemlere katılan bir milletvekili olduğunu ifade eden Üskül “Mutlak surette zor kullanmak gerekiyorsa, bunun mutlaka orantılı olması gerekir. Artık gösterilerde, gösteri hakkının kullanılması sırasında Avrupa’da uygulanan standartların bizim güvenlik görevlileri tarafından da uygulanması gerekir. Bu konularda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükmünün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla somutlaştırıldığını, orada bazı kriterlerin geliştirildiğini biliyoruz. Dolayısıyla idaremizin bu kriterlere uygun hareket etmesi gerekir. Olay, muhtemelen Komisyonumuza gelecektir. Orada bir karar alacağız, konuyu inceleyip incelememe konusunda… Ama görünen görüntüler hoş değil. Provokasyonlar olabilir, bu tür olaylarda bunu hepimiz biliyoruz. Provokasyonla ilgili bilgi alınmışsa, provokatörlerin araştırılması, onların etkisiz hale getirilmesi gerekir. Zaman zaman toplumsal olaylarda gösteri yapanların dışında, bazı kişilerin araya karıştığı konusunda bilgiler geliyor emniyetten bize. Ama önemli olan, onların oraya girmesini, kışkırtıcıların olaya karışmasını önlemektir. Gösteri yapanların güvenliğini sağlamak da idarenin görevidir. Bu konuları bir kez daha gündemimize alarak gözden geçirmek zorunda kalacağız” diye konuştu.
“Biber gazı canımı yaktı ama esas içim yandı”
Çetin Soysal ise Üskül’e hassasiyetinden dolayı teşekkür etti. Meclis’in saygınlığının önemine dikkat çeken Soysal TEKEL işçilerinin haklarını aradığını belirterek, polis müdahalesinin, eyleme katılanların İstiklal Marşı okuduktan 5 dakika sonra yaşandığını kaydetti.
Bir polis şefinin milletvekillerine ‘oradan ayrılın’ dediğini kaydeden Soysal, “Milletvekilleri ne zamandır polis şeflerinden talimat alır hale geldi?” diye sordu. Soysal biber gazının canını yaktığını ama esas içinin yandığını belirterek Bakan Atalay’ın en azından silah kullanılmadığı yönündeki sözlerinin vahim olduğunu ifade etti. Soysal olayla ilgili Meclis’in üzerine düşeni yapması gerektiğini belirterek “Biber gazı bana değil, Parlamentoya sıkılmıştır. Çünkü orada sadece ben değil, 20 milletvekili vardı” dedi. Soysal, olayı hem komisyon gündemine hem de yargıya taşıyacaklarını bildirdi.
Fenerbahçe Avrupa’da 5′te 5 yaptı
UEFA Avrupa Ligi (H) grubundaki son maçında Moldova’nın Sheriff takımını 1-0 yenen Fenerbahçe, Avrupa arenasındaki son 5 maçını da kazandı.
İstanbul- (H) grubuna Twente yenilgisiyle başladıktan sonra, bu akşamla birlikte gruptaki diğer 5 maçını kazanan sarı-lacivertliler, grubu 15 puanla birinci sırada tamamlayarak başarılı bir performans ortaya koydu.
Sarı-lacivertliler, daha önce UEFA Kupası adıyla 2. turda grupların yer aldığı organizasyonda, 2006-2007 sezonunda (H) grubundaki 4 maçını 4 puanla 3. sırada tamamlayarak bir üst tura çıkmıştı.
Roberto Carlos’a veda
Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Ligi (H) grubunda Sheriff ile yaptığı karşılaşma, Roberto Carlos‘un sarı-lacivertli formayla son maçı oldu.
Sarı-lacivertli formayla ilk resmi maçına 2007-2008 sezonun başında Beşiktaş ile yapılan TFF Süper Kupa mücadelesiyle çıkan Brezilyalı, bu akşam Sheriff karşısında ikinci yarıda son kez Fenerbahçe formasını giydi.
Brezilyalı futbolcu, kulübeden, ısınmak için saha kenarına çıktığında tribünlerden alkış aldı. Bütün tribünler ”I Love You Carlos’‘ şeklinde tempo tuttu.
89. dakikada Semih’in yerine oyuna dahil edilen Brezilyalı yıldız, son dakikalarda kaptanlık bandını taşıdı. Taraftarların ayakta alkışladığı Roberto Carlos’a, tribünler maç sonuna kadar tezahürat yaptı.
Maçın bitişiyle birlikte Brezilyalı futbolcuya koşan takım arkadaşları, Roberto Carlos’u havaya attılar. Brezilyalı yıldızın çevresinde diz çökerek çember oluşturan futbolcular, Roberto Carlos’un dansını alkışladı.
Maçın adamı Carlos
Sarı-lacivertlilerin, maçlardan sonraki antrenmanlarda maçın adamı seçilen futbolcuya yaptığı kutlamanın benzeri, Roberto Carlos’a da yapıldı.
Takım arkadaşları, saha içinde futbolcular ve teknik heyetin oluşturduğu koridordan, antrenörler Roland Koch ve Ayhan Tumani’nin kucağında geçen Brezilyalı futbolcunun kafasına vurmaya çalıştı.
Tribünlerın çağrısı üzerine Semih, Roberto Carlos’u yanına alarak tribünleri selamladı.
Bu arada, maçın bitişiyle birlikte saha kenarında havaya sarı-lacivert konfetiler atıldı.
Uğur, Roberto Carlos’a koştu
Sheriff karşısında Fenerbahçe’nin ilk golüne imzasını atan Uğur, gol sevincini yedek kulübesinde Roberto Carlos ile paylaştı.
Golün ardından kulübeye yönelen Uğur’u, burada takım arkadaşları kutlarken, sarı-lacivertli futbolcu, Fenerbahçe’de son maçına çıkan Brezilyalı yıldıza sarıldı.
Bu arada, sarı-lacivertli ekipte bugün 28. yaşını kutlayan Ali Bilgin, 86. dakikadan itibaren Uğur’un yerine görev aldı.
Rakipler bugün belli oluyor
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın bir üst turdaki rakipleri, bugün UEFA Avrupa Ligi’nde 2. ve 3. tur maçlarının kura çekimiyle belli olacak.
İsviçre’nin Nyon kentindeki UEFA Merkezi’nde yapılacak kura çekiminde gruplarını ilk sırada tamamlayan iki ekip, UEFA Şampiyonlar Ligi’nden 3. olarak kupaya katılacak ekiplerden en kötü 4′ü olan Liverpool, Rubin Kazan, Standard Liege ve Atletico Madrid’in yanı sıra UEFA Avrupa Ligi’nde grupları ikinci sırada tamamlayan takımlarla eşleşecek.
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nden gelenlerin yanı sıra Ajax, Lille, Hamburg, Herta Berlin, Fulham, Panathinaikos, Villareal, Everton, Clup Brugge, Kopenhag ve Athletic Club ile eşleşebilecek.
Galatasaray’ın rakibi ise Şampiyonlar Ligi’nden geleceklerin yanında, Ajax, Lille, Hamburg, Herta Berlin, Fulham, Twente, Villareal, Everton, Clup Brugge, Kopenhag ve Athletic Club’dan biri olacak.
Oruç Reis kimdir?
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un basın toplantısı için bir savaş gemisini seçmesi ve “TSK’ya karşı yürütülmekte olan asimetrik psikolojik harekata değinmek için özellikle Oruç Reis Fırkateyni’ni seçtim” sözleri, Oruç Reis’in savaşçı kişiliğine dikkatleri çekti.
Ankara- 1470′te Omanlı hakimiyetinde olan şu anki Midilli’nin Bonova köyünde doğan Oruç Reis, ünlü bir Türk denizcisiydi. Babası, Vardari Yâkub Ağa, 1462′de Midilli’nin fethine katılmış ve Bonova köyü kendisine tımar olarak verilmişti. Burada yerleşip evlenen Yâkub Ağa’nın İshak, Oruç, Hızır ve İlyas adını verdiği dört oğlu oldu.
İyi bir öğrenim gören kardeşler, devrin denizci milletlerinin lisanları olan İtalyanca, İspanyolca, Fransızca ve Rumca’yı öğrenerek yetiştiler. Gençliğinde gemiciliği ve deniz ticaretini çok iyi öğrenen Oruç Reis, cesareti, zekası ve girişimciliği ile kısa zamanda gemi sahibi oldu. Suriye, Mısır, İskenderiye ve Trablusşam’a mal taşıyarak, oradan aldıklarını Anadolu’ya getiriyordu.
Denizcilik tarihine adını yazdırdı
Türk denizcilik târihinde önemli bir yeri olan Cerbe Adası, Oruç Reis tarafından 1513 yazında fethedildi. Burayı kendisine üs edinip, Doğu ve Batı Akdeniz’de pek çok gemi zaptetti. Papa’ya ait, o zamanın dev savaş gemilerini, ince tekneleriyle ele geçirmesi, şöhretini Avrupa ve dünyaya ulaştırdı.
Cezayir’i fethetti
Cezayir’de bir devlet kurmaya karar veren Oruç Reis, kısa zamanda bu toprakları ele geçirdi. İspanya Kralı Şarlken, Cezayir’e donanma gönderdiyse de, Oruç Reis’i elde ettiği yerlerden çıkaramadı. Becâye kuşatması sırasında Oruç Reis, sol kolundan ağır yaralandı ve hekimlerin tavsiyesiyle bu kolu dirsekten kesildi. Tek kolla mücadelede de şevk ve azminden hiçbir şey kaybetmeyen Oruç Reis, iyileşince derhal denize açıldı ve pek çok gemi ele geçirdi.
Karakteri
Sınır boylarında akıncıların yaptıkları, yıldırma ve fethe hazırlama faaliyetlerini denizde gerçekleştiren cesaret ve kahramanlık timsâli deniz kurtlarından biri olan Oruç Reis, katıldığı muharebede can ve mal endişesi duymazdı. Elde ettiği ganimetleri fakir ve kimsesizlere, leventlerine dağıtır, varını yoğunu cihâd ve gazâ için sarfederdi. Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti. Bütün leventleri tarafından, bir baba gibi sevilirdi. Çok iyi bir muhârip, tehlikeli zamanlarda en iyi çareleri bulmakta zorluk çekmeyen bir komutandı.
Orgeneral Başbuğ’un özellikle bir savaş gemisini basın toplantısına mekan olarak seçmesi, son dönemde özellikle Ergenekon soruşturmasının Deniz Kkuvvetleri Komutanlığı üzerinde yoğunlaşması ve burada bir cunta oluşumu iddialarına yanıt olarak yorum olarak değerlendirildi.






Özürlü Vatandaşa İş Müjdesi!
Organ Çetesi Liderine 393 Yıl Hapis




