Kpss, Memur, Atama haber


ALMAN FİLOLOĞUNDAN ALMANCA ÖZEL DERS

23 Ağustos 2010 atamalar  
Kategori: Özel Ders

ALMAN FİLOLOĞUNDAN ALMANCA ÖZEL DERS

İlan metni: ÖZEL SANKT GEORG AVUSTURYA LİSESİ VE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ALMAN DİLİ VE EDEBİYATI MEZUNU ALMAN FİLOLOĞUNDAN 2 SAATİ 70 TL’YE EVİNİZDE ALMANCA ÖZEL DERS VERİLİR.

AİLE BİRLEŞİMİ VİZESİ ALIP ALMANYA’YA YERLEŞMEK İSTEYENLERE YÖNELİK ALMANCA EĞİTİM PROGRAMIM 40 ÖZEL DERSTEN OLUŞMAKTADIR.

( KAYIHAN – GSM: 0534 736 40 36 )

35 TL

İlan sahibi: Kayıhan Çağırgan

İrtibat telefonu: 05347364036

İl / ilçe: İstanbul/Bahçelievler

İrtibat Mail: almanfilologukayihan@hotmail.com

ALMAN FİLOLOĞUNDAN ALMANCA ÖZEL DERS

20 Haziran 2010 atamalar  
Kategori: Özel Ders

ALMAN FİLOLOĞUNDAN ALMANCA ÖZEL DERS

İlan metni: ÖZEL SANKT GEORG AVUSTURYA LİSESİ VE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ALMAN DİLİ VE EDEBİYATI MEZUNU ALMAN FİLOLOĞUNDAN 2 SAATİ 70 TL’YE EVİNİZDE ALMANCA ÖZEL DERS VERİLİR.

AİLE BİRLEŞİMİ VİZESİ ALIP ALMANYA’YA YERLEŞMEK İSTEYENLERE YÖNELİK ALMANCA EĞİTİM PROGRAMIM 40 ÖZEL DERSTEN OLUŞMAKTADIR.

( KAYIHAN – GSM: 0534 736 40 36 )

35TL

İlan sahibi: Kayıhan Çağırgan

İrtibat telefonu: 05347364036

İl / ilçe: Bahçelievler

İrtibat Mail: almanfilologukayihan@hotmail.com

ALMAN FİLOLOĞUNDAN ALMANCA ÖZEL DERS

05 Ocak 2010 atamalar  
Kategori: Son Dakika, Özel Ders

ALMAN FİLOLOĞUNDAN ALMANCA ÖZEL DERS

İlan metni: ÖZEL SANKT GEORG AVUSTURYA LİSESİ VE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ALMAN DİLİ VE EDEBİYATI MEZUNU ALMAN FİLOLOĞUNDAN 2 SAATİ 70 TL’YE EVİNİZDE ALMANCA ÖZEL DERS VERİLİR.

AİLE BİRLEŞİMİ İÇİN ALMANYA’YA GİTMEK İSTEYENLERE YÖNELİK ALMANCA EĞİTİM PROGRAMIM 30 ÖZEL DERSTEN OLUŞMAKTADIR. BU PROGRAMDA 2 SAATLİK DERS ÜCRETİ 50 TL’DİR.

( KAYIHAN – GSM: 0534 736 40 36 )

35 TL

İlan sahibi: Kayıhan Çağırgan

İrtibat telefonu: 05347364036

İl / ilçe: Bahçelievler

İrtibat Mail: kayihannnn@hotmail.com

Merkel, Lizbon’dan umutlu

19 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

4552 Merkel, Lizbondan umutluAlmanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa’nın Lizbon Anlaşması’yla kendini daha güçlü ve birlik içinde gösterme şansı olduğunu söyledi.

Berlin- Almanya Başbakanı Angela Merkel, bu yıl yayımladığı son video mesajında, 2009 yılında birçok siyasi olayın yaşandığını, Almanya’nın kuruşuluşunun ve Alman Anayasası’nın kabulünün 60., Berlin Duvarı’nın yıkılışının 20. yılının kutlandığını, 1 Aralık 2009 tarihinden itibaren de Lizbon sözleşmesinin yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, ”Avrupa’nın Lizbon Anlaşmasıyla kendini dünyada daha güçlü ve birlik içinde gösterme şansı var. Bu da gerekli” dedi.

2009 yılında uluslararası ağır bir ekonomik finans krizin yaşandığına da dikkati çeken Merkel, AB’nin tüm ağırlığıyla finans pazarlarına yönelik kurallar getirilmesini istemesi gerektiğini, mali ve ekonomik krizin bir daha tekrarlanmaması için her şeyin yapılması gerektiğini ifade etti.

G20 süreciyle bu konuda doğru bir yolda olunduğunu, burada alınan kararların uygulamaya geçmesi gerektiğini belirten Merkel, ”AB bunu gerçekleştiriyor. Diğer ülkeler de bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyor. Gelecek yıl nelerin başarıldığı yönünde bilanço çıkaracağız” şeklinde konuştu.

Merkel, bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da Almanya’da konjonktürün istikrarlı ve güçlü olması için her şeyi yapacaklarını, özellikle gelecek yıl bir daha kritik durumların yaşanacağını, işsizlerin sayısının artabileceğini belirtti.

Krizden çok güçlü çıkacaklarını ifade eden Merkel, bunun için bilimsel araştırmaya ve eğitime yatırım yaptıklarını kaydetti.

Türk dış politikasında 2009 yılı (Kasım-Aralık)

19 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

26283 Türk dış politikasında 2009 yılı (Kasım Aralık)2009 yılının son iki ayında İsrail ile ilişkilerdeki soğukluk çeşitli gelişmeler ve etkenler nedeniyle daha da artarken, komşularla ve komşu bölgelerle ilişkilerin geliştirilmesi, İran’ın nükleer enerji sorunu, ABD ve AB ile ilişkiler gündemde yer alan konular oldu.

Ankara- Kasım ve Aralık aylarında Türk dış politikası gelişmeleri kronolojik olarak şöyleydi:

1 KASIM

- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Dışişleri Bakanları Konseyi 12. Toplantısı’na katılmak üzere Malezya’ya gitti.

3 KASIM

- AB Genel Sekreterliğinin logosu değişti. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Yeni logomuzda Türkiye’nin hassasiyetini, Türkiye’nin AB’ye katacaklarını ve bu sürecin bir kaynaşma süreci olacağını vurgulamak istedik” dedi.

4 KASIM

- İsrail’in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy, Karadeniz’deki bazı illere ziyaretleri sırasında protesto edildi.

5 KASIM

- Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Miliband Ankara’da temaslarda bulundu.

- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, Uluslararası Karadeniz Etütleri Merkezinde konferans vermek ve siyasi temaslarda bulunmak üzere Atina’ya gitti. Bağış, Atina’da Yunanistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças, eski Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile bir araya geldi.

6 KASIM

- Davutoğlu, ikili ziyaret çerçevesinde Paris’te temaslarda bulundu, Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ile çalışma yemeğinde bir araya geldi.

- Bağış, Almanya’nın başkenti Berlin’de temaslarda bulunarak, Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile görüştü.

8 KASIM

- Sudan’ın da üyesi bulunduğu İslam Konferansı Teşkilatı’nın (İKT) düzenlediği ISEDAK (ekonomik ve ticari işbirliği daimi komitesi) Toplantısına katılmak üzere İstanbul’a gelmesi beklenen Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir, Türkiye’ye gelmekten vazgeçti.

9 KASIM

- Davutoğlu, ISEDAK toplantıları çerçevesinde İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki ile bir araya geldi.

- Davutoğlu, Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Sven Alkalaj ve Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç ile de görüştü.

- Bağış, Berlin Duvarı’nın yıkılışının 20. yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin gerçekleştirdiği kararlı reformlar, katılım müzakerelerinde kaydettiği ilerlemeler ve ekonomiden dış politikaya her alanda Avrupa bütünleşmesine yapageldiği katkılarla kendisi ile AB arasına örülmeye çalışılan duvara izin vermeyeceğini” bildirdi.

12 KASIM

- Davutoğlu Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Muhammed El Baradei ile telefon görüşmesi yaptı. Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve kendisinin de hazır bulunduğu İstanbul’da yapılan İSEDAK toplantısı çerçevesinde, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki ile yapılan kapsamlı görüşmelerde edinilen izlenimleri Baradei’ye aktardı.

13 KASIM

- Bağış, bir günlük ziyaret için gittiği AB Dönem Başkanı İsveç’te Dışişleri Bakanı Carl Bild ile görüştü.

14 KASIM

- Davutoğlu, AB dönem başkanlığını yeni yılda devralacak olan İspanya’ya 3 günlük resmi bir ziyarette bulundu.

16 KASIM

- Türk-Amerikan Konseyi Başkanı Brent Scowcroft ve konseyin başkanlığını ocak ayında devralacak olan Richard Armitage, Ankara’da temaslarda bulundu.

18 KASIM

- Davutoğlu, Irak İslami Yüksek Konseyi Başkanı Ammar El Hekim ile bir araya geldi.

- 6. Türk-İtalyan Forumu İstanbul’da düzenlendi.

- Davutoğlu, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin ikinci dönem cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi nedeniyle yapılacak yemin törenine katılmak üzere Afganistan’a gitti.

- Davutoğlu, Afganistan’ın ardından İran’ın Tebriz kentine geçerek, İranlı yetkililerle bir araya geldi.

20 KASIM

- Bağış, Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy’un AB Konseyi Başkanlığına, İngiliz Barones Catherine Ashton’un da AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilciliğine getirilmesine ilişkin olarak, “İnanıyorum ki, yeni başkan ve yüksek temsilci Türkiye’nin kararlılığını ve AB’ye yapacağı katkıları takdir ederek, hem ülkemiz, hem AB için kazanç sağlayacak Türkiye’nin tam üyelik sürecini ilerletecektir” dedi.

- Türkiye ile Arnavutluk arasında vize karşılıklı olarak kaldırıldı.

23 KASIM

- Davutoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ile telefonla görüşerek, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Münih görüşmesine ilişkin bilgi aldı.

- İsrail Sanayi, Ticaret ve Çalışma Bakanı Binyamin Ben-Eliezer, İstanbul ve Ankara’da temaslarda bulundu.

- Büyükelçi Volkan Bozkır, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği görevine atandı.

26 KASIM

- Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Miliband’ı arayarak, İran’ın nükleer programıyla ilgili son gelişmeleri ele aldı.

- Türkiye-AB Troykası Dışişleri Bakanları Toplantısı İstanbul’da yapıldı.

- Türkiye ile Libya arasında imzalanan anlaşmayla vize uygulaması kaldırıldı.

27 KASIM

- Davutoğlu, İran ile ilgili telefon diplomasisi çerçevesinde ABD Başkanı Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı General Jim Jones ve ABD’nin Afganistan ve Pakistan özel temsilcisi Richard Holbrooke ile görüştü.

30 KASIM

- KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun davetlisi olarak, KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’le birlikte Ankara’ya geldi.

- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İsviçre’de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmemesi konusunda yapılan referandum sonucuna ilişkin olarak, “İsviçre, Avrupa’nın ortasında bir açık hava hoşgörüsüzlük müzesi olmamalıdır” dedi. Dışişleri Bakanlığı da İsviçre’de yapılan referandumda, ülkede minare yapımının yasaklanması girişiminin onaylanmasının “hayal kırıklığı” yarattığı, bu çerçevede İsviçre’nin, gelenekleriyle bağdaşmayan bu durumu düzeltici adımlar atmasının, Türkiye’nin yanı sıra uluslararası kamuoyunca da beklendiği belirtildi.

30 KASIM

- Bağış, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Toplantısına katılmak ve katılım müzakereleri çerçevesinde temaslarda bulunmak üzere İsveç’in başkenti Stockholm’e gitti.
 


-ARALIK-

1 ARALIK

- Davutoğlu, Atina’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) 17. Bakanlar Konseyi toplantısına katıldı.

- KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Ankara’da Kıbrıs sorunuyla ve devam eden müzakerelerle ilgili görüş alış verişinde bulundu.

2 ARALIK

- ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, ABD Başkanı Barack Obama’nın yeni Afganistan stratejisi çerçevesinde diğer müttefik ülkelerin yanı sıra Türkiye’den de ek katkı beklediklerini ve buna asker göndermenin dahil olduğunu açıkladı. Türk yetkililer ise Afganistan’a muharip güç göndermeme konusundaki kararlılıklarının sürdüğünü belirtti.

- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Brüksel’de AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, AB Komisyonu’nun enerjiden sorumlu üyesi Andris Piebalgs’la Brüksel’de bir araya geldi.

3 ARALIK

- NATO dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Brüksel’e giden Davutoğlu, diğer temaslarının yanı sıra ABD’nin Afganistan ve Pakistan özel temsilcisi Richard Holbrooke ile görüştü.

8 ARALIK

- Dışişleri Bakanlığı’nda açık bulunan müsteşar yardımcılıkları ve genel müdürlüklere atamalar yapıldı.

9 ARALIK

- Bağış, AB dışişleri bakanlarının Türkiye ile ilgili kararı konusunda, “Bu kararda bir AB üyesi ülkenin baskısıyla hoşnut olmadığımız bazı unsurlar yer almakla birlikte, Türkiye’nin genel katılım hedefi teyit edilmekte ve müzakere sürecinin bir engelle karşılaşması önlenmektedir” dedi. Dışişleri Bakanlığı da AB Genel İşler Konseyi sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin reform sürecinde kaydedilen gelişmelere değinildiğine ve izlediği faal dış politikanın övüldüğüne dikkati çekerken, “bir ülkenin ufuksuzluğunun da GİK sonuçlarına yansıdığını” belirterek sonuçları eleştirdi.

- Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretinin ardından “merkez göreve alınmasını talep etti.”

12 ARALIK

- Davutoğlu, Hırvatistan Dışişleri ve Avrupa ile Entegrasyon Bakanı Gordan Jandrokoviç’in davetlisi olarak, Hırvatistan’a resmi bir ziyarette bulundu.

14 ARALIK

- Davutoğlu, Bosna Hersek’te düzenlenen Medeniyetler İttifakı Güneydoğu Avrupa Bölgesel Stratejisi Bakanlar Toplantısına katıldı. Davutoğlu, Bosna-Hersek’te güncel durumu ele almak üzere bu ülkedeki siyasi liderlerle de bir araya geldi.

15 ARALIK

- Türk-Arap İşbirliği Forumunun Dışişleri Bakanları İkinci Toplantısı, Suriye’nin başkenti Şam’da yapıldı. Türkiye. toplantıya Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki bir heyetle katıldı.

 

Türkiye – NATO ilişkilerinde 2009 yılı

19 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

8246 Türkiye   NATO ilişkilerinde 2009 yılı 4 Nisan 1959′da imzalanan Kuzey Atlantik Anlaşmasıyla kurulan NATO’nun 60′ıncı yaşını kutladığı Strasbourg-Kehl zirvesinde, ev sahibi ülkeler Almanya ve Fransa, teamüllere aykırı şekilde yeni genel sekreter ataması yapmak isteyince Türkiye ile karşı karşıya geldi.

Brüksel - NATO’nun kararlarının oy birliğiyle alınması ve genel sekreter seçiminin zirve sonuna bırakılması teamüllerini göz ardı ederek dönemin Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’i 3-4 Nisan Strasbourg-Kehl zirvesinde, görev süresi temmuz ayı sonunda dolan bir önceki Genel Sekreter Jaap De Hoop Schaffer’ın yerine atayarak gövde gösterisi yapmak isteyen ev sahibi ülkeler, diğer Avrupa ülkelerinin de desteğini alınca Türkiye’ye dayatmada bulundu.

NATO üyeleri arasında yalnız kalsa da yaratılmak istenen oldubittiye haklı itirazını sürdüren Türkiye, Finlandiya’da apar topar yaptığı açıklamayla, Ankara’nın tavrının Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini ileri süren AB Genişleme Komiseri Olli Rehn’e de sert tepki gösterdi.

Zirvede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından temsil edilen Türkiye, uzun müzakerelerin ardından ABD Başkanı Barack Obama’nın da müdahil olmasıyla ikinci gün tavrını değiştirerek, bazı taahhütler karşılığında Rasmussen’e onay verdi.

Gül, zirve sonunda düzenlediği basın toplantısında, “Biz kaygılarımızı kendisiyle çok açıkça paylaştık. Ancak Rasmussen, bunları her zaman dikkate alacağını ve İslam dünyasıyla sıkı bir diyalog içinde olacağını, bu konuda çok yapıcı olacağını söyledi. Zaten kendisi de bu konuda ayrıntılı açıklamalar yapacaktır. NATO’nun başarılı olabilmesi için böyle davranmak gerekir. Zaten NATO’yu başarılı kılmak için büyük çaba içinde olacaktır, sorumluluk da kendi üzerinde olduğu için… Bununla ilgili çok güzel düşünceler de vardır. Bunların hepsini hayata geçireceğine inanıyorum” dedi.

Zirvenin ardından İstanbul’da düzenlenen BM Medeniyetler İttifakı İkinci Forumuna katılan Rasmussen, Türkiye’nin NATO’yla İslam dünyası arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde çok önemli rol oynadığını belirterek, “Her açıdan Türkiye ile yakın işbirliği içinde bulunacağım. Türkiye’yi hem çok yakın müttefik, hem de önemli bir stratejik ortak olarak görüyorum. Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasında bir köprü görevi görüyor, olumlu bir diyalog geliştirmek için önemli bir rol oynuyor” diye konuştu.

NATO genel sekreterliği görevini 1 Ağustosta devralan Rasmussen, ilk ziyaretlerinden birini 27-28 Ağustosta Ankara’ya yaptı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak iftar yemeğine de katılan Rasmussen, “Benim burada bulunmamı lütfen, dünyanın büyük dinlerinden biri olan İslamiyet’e duyduğum saygının açık bir göstergesi olarak da kabul edin” mesajını verdi.

Türkiye’nin Rasmussen’e şartlı onay karşılığında talep ettiği ileri sürülen İslam ülkeleriyle ilişkilerden sorumlu genel sekreter yardımcılığı koltuğu oluşturularak bunun bir Türk’e emanet edilmesi ise, özellikle Fransız-Alman ekseninin onay vermemesi nedeniyle bu yıl içinde gerçekleşmedi.

Charles de Gaulle’ün cumhurbaşkanlığı döneminde, 1966 yılında “bağımsız bir savunma politikası” arayışıyla NATO’nun askeri kanadından çekilen Fransa, Strasbourg-Kehl zirvesinde geri dönüşünü garanti altına alırken adeta ödüllendirildi. Fransız generaller, NATO’nun iki stratejik komutanlığından biri olan ABD’nin Virginia eyaletindeki Norfolk transformasyon komutanlığı ile Lizbon’daki Müşterek Karargah Komutanlığını üstlendi.

Strasbourg-Kehl zirvesinin ardından yeni stratejik planın yazımı çalışmalarını başlatan NATO, bunun için hazırlık yapacak eski ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright’ın başkanlığında ve eski Royal Dutch Shell Başkanı Jeroen van der Veer’in başkan yardımcılığındaki 12 kişilik akil adamlar gurubuna emekli Büyükelçi Ümit Pamir’i de dahil etti.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, ittifakın 10 yıl önce hazırlanan mevcut stratejik planının asimetrik terör gibi yeni tehditleri kapsayacak şekilde yenilenmesi gerektiğini belirterek, güncel stratejik planın hazırlanmasında vatandaşların da NATO internet sitesinde açılacak foruma katılarak söz sahibi olabileceğini belirtti.
 

Afganistan

ABD’nin Afganistan’daki savaşına, BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla 2001 yılında oluşturulan Uluslararası Destek Gücünün (ISAF) komutasını 11 Ağustos 2003′te devralarak dahil olan NATO, aradan geçen sürede cephede hedeflerine ulaşamazken, çok sayıda sivil katlederek itibar kaybına uğradı.

Afganistan’da çıkış arayan NATO, Türkiye’nin en başından beri seslendirdiği “Başarı sadece askerle olmaz” gerçeğini kabullenerek, okul, hastane, tarım, imar ve eğitim gibi sivil faaliyetlere ve Afgan güvenlik güçlerinin eğitimine ağırlık vermeye başladı.

Afganistan’daki ABD ve NATO güçlerinin komutasını haziran ayında devralan Amerikalı General Stanley McChrystal, Irak tecrübesini buraya taşıyarak, önceliğinin Afgan halkını kazanmak olduğunu belirtti. Afganistan raporunu ağustos sonunda ABD yönetimine sunan McChrystal, bir yıl içinde takviye kuvvet gönderilmezse savaşın kaybedileceği uyarısında bulundu. Bunun üzerine 30 bin ilaveyle Afganistan’daki 70 bin askerini gelecek yıl ortasına kadar 100 bine çıkarma kararı alan Washington yönetimi, NATO üye ve ortaklarından 10 bine kadar ilave asker talep etti.

NATO’nun Afganistan’daki operasyonu çerçevesinde Kabil Bölge Komutanlığını kasım ayı başında bir yıl süreliğine, ikinci kez devralan Türkiye, Afganistan’da normalde 750 civarında bulunan asker sayısını, komutanlık görevi süresince 1750′ye yükseltti. ABD yönetiminin muharip asker talebini geri çeviren Türkiye, Afgan güvenlik güçlerinin eğitimi için katkılarını artırma taahhüdünde bulundu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, NATO dışişleri bakanlarının 3-4 Aralık Brüksel toplantısında, Bosna Hersek’e NATO Üyelik Eylem Planı verilmesi için yoğun çaba gösterdi. Karadağ’ın Üyelik Eylem Planına dahil edildiği toplantıda, Bosna-Hersek konusunda uzun müzakereler yapıldı. Türkiye’nin başını çektiği, Bosna-Hersek’e reform koşuluyla derhal Üyelik Eylem Planı verilmesi girişimi 15 NATO üyesinden destek görse de Alman-Fransız-İngiliz ekseni ikna edilemeyince, ara formül olarak “reform çabalarında gereken ilerlemeyi sağladığında Bosna-Hersek’in Üyelik Eylem Planına dahil edileceği” konusunda uzlaşıldı.

 

Zehra Yıldız genç seslerle anılıyor

18 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

37534 Zehra Yıldız genç seslerle anılıyorZehra Yıldız Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 12. Zehra Yıldız Anma Konseri’nde genç sesler Zehra Yıldız için söyleyecekler.

Cumhuriyet Haber Portalı- Almanya’da sahnelenen Salome ve Fidelio temsillerinin ardından geçirdiği beyin kanaması nedeniyle 1997 yılında aramızdan ayrılan ünlü soprano Zehra Yıldız anısına Zehra Yıldız Vakfı tarafından düzenlenen konser, 26 Aralık Cumartesi akşamı saat 20.00′de Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de yapılacak. Konsere, yurtdışında birçok önemli sahnede rol alan operamızın parlayan yılrızları lirik sopranı Simge Büyükedes, mezzo soprano Sim Tokyürek, koloratur soprano Zerrin Karslı, kontrtenor Kaan Buldular, kontrtenor Cenk Karaferya ve tenor Arda Doğan solist olarak katılacak. Sanatçılara piyanoda Raina Popova eşlik edecek.

Ölümünün ardından İDOB  solistlerinden eşi  tenor Süha Yıldız  öncülüğünde kurulan Zehra Yıldız Kültür ve Sanat Vakfı, Zehra Yıldız’ın adını ve sanatını genç yeteneklerin başarılarında yaşatabilmek, Türkiye’deki opera,bale ve çoksesli müzik çalışmalarını yurtiçinde ve dışında desteklemek amacını güdüyor.

Marmara Üniversitesi  İşletme Fakültesi’nden ve  Mimar  Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera ve Şan Bölümü’nden  1983 yılında  mezun oldu. Aynı yıl  İstanbul Devlet Opera ve Balesi ailesine katılarak ilk kez ‘Venedik’te Bir Gece’ Opereti ile sahneye çıktı .1984’te İtalya’daki  La Boheme  yarışmasında ‘Mimi‘ rolü ile ilk beş soprano arasına girdi. 1987 yılında Uluslararası Verdi Yarışması’nda finale kalarak  Corale Verdi Akademisi’nde Master hakkını kazandı. Antonietta Stella, Lia Guarini, Carlo Bergonzi, Renato Gavarini gibi ünlü sanatçılarla çalıştı. Bir yıl sonra katıldığı Uluslararası Ettore Bastiannini Şan Yarışması’nda Gümüş Madalya kazandı.

Hofmanın Masalları, Madama Butterfly, Otello, Maskeli Balo, Aida operalarında baş kadın oyuncu olarak üstlendiği rollerle sanatseverlerin büyük beğenisini kazandı. 1994-95 sezonunda T.C. Kültür Bakanlığı tarafından  “Yılın En Başarılı Kadın Opera Sanatçısı” ünvanına değer bulundu. Yurtiçi ve yurt dışında oynadığı Madama Butterfly, Maskeli Balo, Uçan Hollandalı, Salome, Elektra  ve Fidelio operalarındaki yorumlarıyla yüksek düzeyini kanıtladı. 1995-96 mevsiminde Almanya’da oynadığı Uçan Hollandalı operasındaki Senta rolü ile ünlü ‘’Opern Welt’’  dergisinde yılın en başarılı sanatçıları arasında yer aldı.Almanya’daki son temsilleri  Salome ve Fidelio’nun ardından ani ölümüne duyulan acı, yerli basın kadar yabancı basında da geniş yankı buldu. (0 212 240 62 48 / 0 212 296 94 / info@zyv.org.tr

 

Almanya ile İsrail arasında “Kafka davası”

18 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

37515 Almanya ile İsrail arasında Kafka davasıİsrail ve Alman makamları arasında Avusturyalı yazar Franz Kafka’ya ait bir el yazmasıyla ilgili olarak uzun yıllardan beri süren tartışmanın yeniden alevlendiği bildirildi.

Berlin- Almanya’nın güneybatısındaki Marbach Alman Edebiyat Arşivinin yöneticileri, 20. yüzyılın ve modern Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Kafka’nın “Dava” adlı romanın özgün el yazmasını isteyen İsrail Ulusal Kütüphanesine olumsuz cevap verdi.

El yazmasının bulunduğu Marbach Arşivi Müdürü Ulrich Raulff, İsrailli yetkililerin isteğinin “hukuki, tarihi veya ahlaki dayanağı olmadığını” ifade etti.

Alman Die Zeit dergisi, bu el yazmasının edebi değeri kadar parasal değerinin de yüksek olduğunu yazdı.

Ulrich Raulff AFP’ye yaptığı açıklamada, Kafka’nın el yazmalarının fiyatının çok arttığını ve üzerlerinde spekülasyon yapıldığını söyledi.

Kafka’nın, 1922 yılında arkadaşı Max Brod’a yazdığı 8 sayfalık mektup, geçen kasım ayı sonunda İsviçre’nin Bale kentinde düzenlenen bir açık artırmada yaklaşık 82 bin 600 Avro’ya satılmıştı.

Yahudi asıllı olan ve 1883 yılında Prag’da doğan Franz Kafka, 1924 yılındaki ölümünden kısa bir süre önce en yakın arkadaşlarından Yahudi asıllı Alman edebiyatçı Max Brod’a bir mektup göndererek, tüm el yazmalarının yakılmasını istemiş.

Ancak Kafka’nın bu isteğini yerine getirmeyen Brod, 1939 yılında Nazilerin baskısı üzerine gittiği İsrail’e Kafka’nın el yazmalarını da götürmüş ve aralarında “Dava” ile “Şato”nun da bulunduğu bazı önemli eserlerin ilk kez yayımlanmasını sağlamış.

Max Brod, 1968 yılında ölünce, “Dava”nın el yazması, diğer pek çok el yazması gibi sekreteri Esther Hoffe’ye miras olarak kalmış. Hoffe, aralarında “Dava”‘nın da bulunduğu el yazmalarının bir bölümünü satmış. Hoffe’nin elden çıkardığı el yazmaları, 1988 yılında Londra’da Sotheby’s müzayede evi tarafından açık artırmayla yaklaşık 1,7 milyon avroya Marbach Arşivine satılmış.

Marbach Arşivi Müdürü Raulff, “El yazmalarının bize satıldığı dönemde hiç kimse bu satışı eleştirmedi” dedi.

Mİirasın öyküsü

Kafka’nın hiçbir zaman İsrail topraklarına ayak basmadığını, “Dava”‘nın el yazmasının da diğerleriyle birlikte Brod tarafından 1945 yılında Esther Hoffe’ye kalmasını vasiyet ettiğini belirten Raulff, “1956 yılından beri el yazmaları bir İsviçre bankasının kasasında muhafaza edilmiş” dedi.

Raulff, “Max Brod’un 1968 yılında vefatından sonra bir İsrail mahkemesi, 1974′te Brod’un el yazmalarını Hoffe’ye miras bıraktığını teyit etti” diye konuştu.

2007 yılında hayata veda eden Hoffe, sattıklarından geriye kalan el yazmalarını kızları Ruth ve Eva’ya miras bırakmış.

İsrail’in başkenti Tel Aviv’deki bir mahkemenin, Ruth ve Eva’nın el yazmalarını hukuken sahibi olup olamayacağını araştırdığı belirtildi.

İsrail Ulusal Kütüphanesinin avukatı Meir Heller, el yazmalarının bir bölümünün İsrail’de, bir bölümünün Marbach’ta, başka bir bölümünün de İsviçre’de kasada durduğunu söyledi.
Heller, bu durumun yarattığı hukuki sorunu mahkemenin çözeceğini belirterek, mahkemenin kararını ocak ayında vereceğini sözlerine ekledi.

Marbach Arşivi Müdürü Raulff ise el yazmalarının muhafazası için, Marbach’ın adının Max Brod ve Esther Hoffe’nin vasiyetlerinde geçtiğini öne sürdü.

Raulff, İngiltere’deki Oxford kentinde bulunan bir kütüphaneden sonra, Kafka’ya ait en geniş özgün el yazmaları koleksiyonuna sahip olan Marbach Arşivinin, dünyada edebi eserleri arşivleme konusunda en yetkin kuruluş olduğunu savundu.

Bakanlıklara Hibridli araç

16 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

11208 Bakanlıklara Hibridli araçToyota’nın, Japonya’da yaklaşık 230 Prius plug-in hibrid aracını bakanlıklara, yerel yönetim organları ve enerji şirketlerine kiralayacağı bildirildi.

İstanbul- Toyota’dan yapılan yazılı açıklamada, şirketin 3. jenerasyon yeni Prius’un ”Plug-in Hibrid” modeli ile belirli pazarlarda özel uygulama programlarına başladığı belirtilerek, devlet ve özel sektörün kullanımı amacıyla yaklaşık 600 aracın 2010′un ilk yarısında Japonya, Amerika ve Avrupa’da özel programlar kapsamında yola çıkacağı ifade edildi.

Toyota’nın, Japonya’da yaklaşık 230 Prius plug-in hibrid aracı bakanlıklara, Ekonomi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Elektikli araç ve Plug-in Hibrid programına dahil olan yerel yönetim organları ve enerji şirketlerine kiralayacağı duyuruldu.

Şirketin Amerika’da da yaklaşık 150 aracı, sürüş davranışları ile ilgili bilgi toplamak ve araç pili şarj altyapısının geliştirilmesi amacıyla, test programı kapsamında devlet organları, şirketler, üniversite ve araştırma şirketlerinin kullanımına sunacağı belirtilerek, şunlar kaydedildi:
”Avrupa’da ise yaklaşık 100 adedi Fransa-Strasburg’da olmak üzere 200 ‘Prius plug-in hibrid’ aracı kiralayacak. Prius plug-in hibrid, İngiltere ve Portekiz pazarlarına da sunulacak. Bu iki ülkenin yanı sıra Toyota, Almanya ve Norveç de dahil olmak üzere Avrupa’da 10 ülkeyi daha değerlendirirken, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda pazarları da gündemde. Prius Plug-in hibrid, herhangi bir elektrik fişinden şarj edilebiliyor ve Toyota’nın lityum-ion pil ile çalışan ilk aracı. Buna ek olarak, artırılan pil kapasitesi sayesinde EV modunda (sadece elektrik gücü ile çalıştığı mod) daha uzun mesafe katedebiliyor.

Araç, pilinin sadece elektrikle ilerlemeye izin vermediği orta ve uzun mesafelerde ise normal bir benzin ve elektrikle çalışan hibrid otomobil gibi çalışıyor. Böylece aracın kullanımı eksilen pil gücü veya pilin şarj edilmesi ile ilgili alt yapı eksikliği ile kısıtlanmıyor. Yakıt verimliliği de artırılan Prius Plug-in Hibrid gibi plug-in hibrid araçların (PHV), normal hibrid araçlara oranla fosil yakıtların kullanımını, karbondioksit salımını ve atmosfere yayılan kirliliği de azaltması bekleniyor.

Toyota, farklı enerji kaynaklarının kullanımı anlamında plug-in hibrid teknolojisinin büyük oranda çevreye duyarlı bir opsiyon olduğuna inanmaktadır. Bu nedenle Toyota, PHV araçların pazara sunulması ve teknolojisi hakkında bilincin artırılması için çalışıyor. ‘Prius plug-in hibrid;in en kısa zamanda yaygın kullanımını sağlamak amacıyla Toyota, sürüşlerden elde edilen sonuçları analiz ederek iki yıl içerisinde on binler civarında bir satış rakamına ulaşmayı hedefliyor.”

Bu saat sinirleri alıyor

16 Aralık 2009 admin  
Kategori: Gundem

28383 Bu saat sinirleri alıyorDünyanın ünlü saat üreticisi firmalarından Jacques Lemans’ın, ”Isee Watch” adını verdiği koleksiyonuyla kullanıcısına ”kaliteli uyku” vaat ettiği saatin kadın ve erkek versiyonu yeni yıl öncesinde satışa sunuldu.

Adana- Dünyaca ünlü markaların yeni modellerini Adanalı müşterileriyle buluşturan Swiss ve Time Saat Optik Mağazalar Müdürü Ayhan Salkım‘dan edinilen bilgiye göre, Jacques Lemans’ın, 2010′un satış rekorları kırması beklenen bu ürününün kadın ve erkek versiyonları bulunuyor.

Bu saatlerde, klasik tarzdaki ISEE saatlerinde kullanılan otomatik makine ve deriye temas eden kısımlarda yer alan özel karbon bileşenleri sayesinde kişi kendini enerjik, mutlu ve rahatlamış hissediyor ve böylece deliksiz ve kaliteli bir uyku uyuyor.

Almanya Uyku Düzeni Araştırma Enstitüsü (ISIS) tarafından yapılan uzun süreli araştırmalar sonucu bu saatlerin uykuya dalma süresinde yüzde 82, uyku kalitesi, stressiz ve dinlenmiş uyanma hissinde yüzde 83 iyileşme, fiziksel performansta yüzde 84 artış, uyku bölünmesinde ise yüzde 81 oranında azalma olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.

Saatin erkek ve kadın versiyonlarının ortak özellikleri metal aksamların antialerjik, camlarının ise çizilmez kristal cam olması. Her iki saat de, mekanik kol hareketinden aldığı enerji ile çalışıyor. Erkek versiyonunun kordon bölümü hakiki timsah derisinden oluşuyor.

Kadın versiyonunun çerçevesi ve kordonundaki metal kısımlar çelik, sarı kısımlar ise 20 mikro altın kaplamadan oluşuyor.

Saatlerin kadınlar için olanı 540 avro, erkekler için olanı ise 400 Avro’dan satışa sunuluyor.

---------------- ----- ----------------------------