MEB Öğretmenlere Dram yaşatıyor.
Yazan: admin 31 Mayıs 2009
Kategori: Öğretmen Atamaları
Eş durumu atama mağdurlarının mailleri artık içinden çıkılmaz bir hal almış durumda.Duygulanarak okuduğumuz maillerin önemli bölümlerini yayınlıyoruz.Eş durumu mağduru öğretmenler 7 Haziran saat 13 de kız isteme eylemi yapacaklar.
*ben giresunda 7 yıllık öğretmenim, eşimin atamasını hakkariye yaptılar … 2 aylık oğlum kucağında gittiler :( oğlumun emeklemesini göremicem, yanıma geldiğinde beni tanımıyor olacak :(
*benim oğlum da 2.5 yaşında.bazen gece kalkıyor annem niye gelmedi diyor.1-2 saat uyumuyor,annem gelsin diyor.insana en ağır geleni de bu.
*merhaba bende eş durumu mağduruyum 3 yaşındaki oğlumdan ve eşimden ayrıyım oğlum hergün anne gel diye ağlıyor çocuğumun ve benim psikolojim bozuk bize yaşattıklarının umarım katı katını çekerler
‘’*rüyalarımda hala geri gitmek zorunda olduğumu görüyorum. 5 aylık evliyken eşimden 1,5 yıl ayrı kaldım. eşim istanbuldaydı ben burdurdaydım. 1,5 yıldır da evimdeyim çok şükür. kabusum oluyor o günler rüyalarımda istanbula atanmamda hata olduğunu ve burdura geri dönmek zorunda olduğumu görüyorum. eşimden evimden ayrı kalacak olmanın verdiği stresle kan ter içinde uyanıyorum.
*Çocuğumdan ayrıyım eşimden ayrıyım.çocuğunuz varsa daha da perişan oluyosunuz arkadaşlar inanın.ben çocuğumun hasretinden hastayım gerçekten hem psikolojik hem fiziksel olarak hastalıklarım ortaya çıktı.
*Daha 25 yaşında hayata küstüm paramparça olduk, gün sayıyorum … evliyim ama bekar hayatı yaşıyoruz aramızda kilometreler var. gerçekten psikolojim bozulmaya başladı ne olur biri yardımcı olsun artık:(
*evliliğimizin 1. yılını dün doldurduk ama eşim benden kimlerce uzaktaydı birbirimizi gördüğümüz günler sayılı..1.bölgedeyim ama doğu bölgesinden farksız bir köy elektrik, yol herşey sıkıntı.Bütün stresimi eşimden çıkarırken birbirimizi okadar çok üzüyoruzki en güzel yılımızı da böyle geçirdik,ağlamaktan neden aramaktan yoruldum,sesimizi kimse duymuyor duysalardı hiçbir vicdan bu yükü kaldıramazdı..
*ben de eşimden kilometrelerce uzaktayım. 6 yıllık öğretmenim, ben çocukla bir yerde eşim ise 1000km uzakta başkabir yerde lütfen bizlerin mağduriyetini anlayan birinsan evladı çıksın ve şu işe birdur desin.
*Eşim izmir de çalışıyor.Eş durumu istedim ama hizmet puanımın yetersizliğinden dolayı eşimin yanına gidemiyorum.İl emri geri getirilmezse en az 5 sene daha eşimin yanına gidemem.Bakanlığımız nasıl bir uygulama içerisinde olduğunun farkında değil.Her yere mail attım,görüştüm ama hiç yol katedemedim.Artık umudumda iyice tükendi.Bu bizlere yapılanlar insanlığa sığmaz. Çözüm mü?Çok basit il emri ibaresinin klavuza geri konması bu sıkıntılarımızın çözümü olur.
*Kızıma kavuşmak istiyorum eşime kavuşmak istiyorum artık lütfen.Bakana gidip yalvarmamız mı lazım.O zaman sayın bakanımız yalvarıyorum kendi adıma size ben.benim gibi çaresiz eşleri kavuşturun nolur.sizin eşiniz çocuğunuz ne kadar değerli ise bizimkilerde değerli.ya lütfen bi çare bulunsun ben delirmek üzereyim.
*Arkadaşlar ben de eşimden sekiz yıldır ayrıyım ,üstelik iki de çocuk var. Yüce Allah’tan dilerim ki, ayıranları da eşinden çocuğundan ayırsın.ayırsın ki insanlar ne haldeler anlasınlar!..
*Arkadaşlar 2 yıl oldu. ben Muş’tayım, eşim nevşehirde 2 günüm olsa her hafta 12 saat yola razıyım
*bende kadrolu açıktan atamayım ,350 km çocuğumdan ve eşimden ayrı yere atandım ama yeni kılavuzda yer alan ” görev yerinde 1 yıl çalışma zorunluluğu” yüzünden eş durumundan dolayı tayin isteyemedim 10 yıllık ve kadrolu olmama rağmen ….
*eşimle aramda 1100 km var, ve daha 1.5 yıllık evliyim.evliliğim ilk senesi kpss sınavına hazırlık ve yapılan fedakarlıklarla geçti. şimdi ise eşimdem ayrıyım bu eziyet bitmeli arkadaşalar..bu haber ana haber bültenlerine haber olmalı bence.. saçma saçma uygulamalar yaaa evliyiz ama eşimizden ayrıyız.
*aile bütünlüğüne biraz olsun saygı.derslerde verimli olmak için elimden geleni yapıyorum.Ama kendimi çok çaresiz hissediyorum:(
*8 aylık hamileyim 1 yıl doldu tayin istedim anakara da 4 kişilik yer açıldı tabiki olmadı,ek atama dediler yer açmadılar bide eşin çalıştığı ilçe dışında tercih yok dediler.umutları ağustosa bağladık ama o da muamma. ağustosta da olamazsa 4 aylık bebekle bir sınır köyüne eşimden ayrı gitmek zorunda kalmak benim kabusum oldu. e hükümet e sayın bakan bize elinsaf artık.acilen bize çözüm:(
*nişanlımla ağustosta evlenmeyi düşünüyoruz ama bu ayrı gayrı durumları bizi iki kat düşündürüyor. henüz atanmamış olmakla birlikte ihtimaller üzerinden geceleri kabus görmeye başladım..o türkiyenin bir ilinde yada ilçesinde ben ayrı bir ilinde veya ilçesinde:(
bunu aylardır,yılardır yaşayan tüm arkadaşlara canı gönülden sabır diliyorum.. Allah yardımcımız olsun..
*meslegımden hıc zevk alamaz hale geldım.4 yıldır meslekteyım cok sevıyordum.fakat bu sene yaptıgım ısten hıc bısey anlamadım.subat donemınde yer degıstırmek ıstedım fakat olmadı.yazında zor gıbı gorunuyor.il emrı olmadan olmayacak gıbı.
*ben de destekliyorum.1 aylık evliyken eşimden ayrıldım o vana gitti ben kocaeliye geldim.doğu hizmeti tamamlanmadığı için yanıma gelemiyor.ben de tayin isteyemiyorum van da iki yer açık bahçesaray ve çatak buralarda eşime çok uzak.5 ay ayrı kaldık 1 yılımız daha var.nolcak bizim halimiz??????????duysunlar artık sesimizi…….
*açık bir şekilde görülüyorki M.E.B. ne öğretmenini ne öğrencisini nede onun ailesini düşünüyor… hani derlerya deveye sormuşlar neren eğri nerem doğruki demiş. Bu eğitim sisteminin neresi doğru. Sen ülkende eğitimin kalitesini yükseltmek istiyorsan çocuklar okusun istiyorsan kitap mitap dağıtmaktan önce Öğretmeninin yaşam kalitesini yükselteceksin ki oda öğrencileriyle canla bşla ilgilensin ama sen öğretmeninin yaşam kalitesini yükseltmek bi yana dursun onu atamadan emekliye kadar bir sürü sorunla boğuyorsun sürekli gelecek kaygısı sürekli ailevi sıkıntılar sürekli saçma sapan yasalar… sonrada o öğretmenden başarı bekliyorsun şurada okuyorum arkadaşlarımın durumunu ailelerinden uzakta çocuğundan uzakta kalmış insanlar sürekli belirsizlik içinde nasıl verimli çalışsınlar Allah tüm meslektaşlarımıza sabır versin ben başka birşey söyleyemiyorum bu işler bu kadar zor olmamalı …
*ben eşimden 6 aydır ayrıyım eş durumundan tayin isteyebilmem için 1 yılımı doldurmam gerekiyor. Ağustosa yetişemiyorum şubatta şansımı deneyecem ama umudum yok bu atamada koskoca Konyaya 4 acık vermişler. bu arada bi çocuğum olacak ve baba demeyi birçok kelimeden daha sonra öğrenecek. bundan daha kötü bişey yoktur heralde dünyada
aklım çocuklarımdayken yarın okula gidip ders verecem.kafam dinç değil.elimde bir sihirli sopam olsa günlerin geçmesini hızlandırırdım.ağlayan iki çift göz bırakdım ardımda.ağlayarak vedalaştım çocuklarımdan ve kilometrelerce uzaktayım.polyanna olmaya çalışıyoruz ama nereye kadar?
gerçekten yeter artık 6 VASITAYLA gidip geliyorum okula. HEM DE İSTANBUL DA. ama kimseye sesimizi duyuramıyoruz. il mem e kadar çıktık. bizzat ATA ÖZERLE görüştük. hiç tv lerde konuştuğu gibi değilmiş. yapacağım bir şey yok dedi. kendimi ateşe atamam dedi. ateşe atmayla ne alakası var bunun. derse yetişemiyorum çok uzak . küçücük bebeğim var evde. kime anlatalım derdimizi ….?
yazık günah, binlerce insan mağdur edildi! nasıl görmezden gelebilirler öğretmenlerimiz eşlerinden ayrı perişan olmuş vaziyette! hangi zihniyet eş durumunu kaldıralım işine gelen öğretmen olsun işine gelmeyen istifasını versin gitsin diyebilir!!! eşleri birbirinden ayırmakla bütün tayin sorunlarını çözdünüz mü yani! il emrine atamanın kaldlrllması eğitim sistemine zarar veren bir yıkımdır…
*Arkadaşlar bu durum çok kötü bir durum maalesef aile faciaları denilebilecek olaylar yaşanıyor.Saçma sapan bir nedenden dolayı öğretmen arkadaşlarımız eşlerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar bu duruma bir çözüm bulunmalı ve tayinlerde kadrolu sözleşmeli ayrımı kalkmalı.Çünkü sözleşmeli çalışan ve evli olan binlerce öğretmen var.Bu arada 26 yaşına girdik hersene olduğu gibi sürekli erteliyoruz.
*Başbakanımız Filistindeki çocukların mağduriyetini düşünüyor. Bunu herkes düşünüyor ama herkes önce kendi evinin önünü temizlemeli. Bende evliyim bir çocuğum var bir yılı aşkın süredir eşimden çocuğumdan ayrıyım. Çocuğum henüz birbuçuk yaşında ve gelişimi olumsuz etkileniyor bu durumdan. Eşimle aramızda sorunlar başladı bu durumda olan yüzlerce aile var. Bu durum ailelerimizin parçalnmasına kadar gidecek, boşanmalar artacak. Devletimizde bu durumdan hem sosyal yönden hemde ekonomik yönden kayba uğruyor çünkü her iki eşinde iş verimi oldukca düşmüş durumda. Hangi yönden bakılırsa bakılsın bu durum milletimizin geleceğini olumsuz etkilemektedir.
Bu olumsuzluk hem kadrolu öğretmenlerde hemde sözleşmeli öğretmenlerde söz konusu. Sözleşmeli öğretmenler dahada zor durumda. Eşimde sözleşmeli öğretmen çalıştığı yerde bir yıllık sireyi geçirmiş olmasına rağmen eş durumundan tayini çıkmadı. Lütren bu problemimize bir çzüm bulunsun artık…
*ben de sizin gibi evli ama bekar yaşayanlardanım ve bu yüzden zamanımı internette oyalanarak geçiriyorum oysa eşim yanımda olsaydı boyle olmazdı.ben istanbul o diyarbakır turkiyenin iki ayrı ucu aile kurumunu kurmak istiyorsun bi arada tutamıyorsun çocuk düşünsen arada yetim gibi kalacak buyuk sorumluluk bu şekilde işimiz allaha kalmış.kesinlikle aile baglarını sarsan yasalar var ve hepimizin psikolojisi binlerce çocukla ugrasmaktan zaten altust olmus durumda evde de huzur olmayınca sıfır kocamana bir sıfıııırrrrr oldu hayatımız.duyun bizi duyun
*maddi manevi bir yıkım bu , öğretmen kendisinden uzakta olan ailesini düşünmekten ne kadar verimli olur işine? …Bir anne kendi çocuğundan ayrı kalarak başka çocuklara nasıl faydalı olur ??Bizler duygusu olmayan mekanik birer robot muyuz?İnanın psikolojimiz bozuldu ailecek …
*30 günlük evliyim ama ayrıyım eşimden..aramızda kilometreler var,üstelik ağustosta çıkıp çıkmayacağı da belli değil.eşimle birbirimize bile alışamadan ayrılığa alışmaya çalışıyoruz bu gidişle psikolojimiz bozulacak..lütfen sesimizi duyurun…
*eşim 1 eylül 2008 de göreve başladı ben bayan başıma istanbulda tek kaldım eşim ise doğunun ucra bir mezrasında beni merak ederek sıkıntılı günler yaşıyor.bizi bu duruma düşürenler dilerimki aynı sıkıntıları yaşasınlar ki ayrılığın ne demek olduğunu anlasınlar.Buraya yazı yazan arkadaşlar gibi kafayı yemek üzereyiz biz mutsuz olunca bu görevimize de yansıyor açıkçası yaşamaktan çok ta keyif almıyorum çünkü biz birleşene kadar ne sıkıntılar çektik şimdi ise milli eğitim bizi ayırdı.ne diyeyim eminim hepiniz aynı durumdasınız artık birileri bu gidişe bir son desin….
*eşim hamile hasta yatıyor dr heyet raporu verdi şimdide heyet raporunun geçerli olmadığı ve iş akdinin feshedileceği şeklinde yazılar okumaya başladık eşim hasta hasta tekrar okula gitmek zorunda kalacak. Bizi bu hallere düşüren ve hasta olma hakkımızı dahi elimizden alanları Allah ıslah etsin
*arkadaşlar ben urfanın bir köyünde sözleşmeli sınıf öğretmeniyim.ağustosta evlendim eşim izmirde ve şubatta izmiri açmadılar agustosta da açılması çok zor diyorlar.ben anlamadım ne zaman giderim eşimin yanına?daha ne kadar kalacagım belli bile degil.bu dayanılmaz bir mutsuzluk herkes duysun, eşimden 24 saat uzakta kaç yıl yaşayacagımı bilmeden evlilik sürdürmeye çalışacagımı bilseydim inanın 26 yaşında bile evlenmezdim!şimdi benim sesimi kim duyacak ki sanki?!
MEB in yaptığı yanlışları kimse görmüyor mu?Şimdi eş durumu atamalarında,”boş pozisyon olursa atanırsın diyor”diyelim ki istediğimiz ilde boş pozisyon yok.ne zaman açılabilir.ya o ildeki aynı pozisyondaki öğretmen kadroya geçer,istifa eder,eş durumuyla gider(ki bu imkansız) ya da ölür…Şimdi şubat ayındaki kadrolu atamalarında sözleşmeli öğretmenlerin bir kısmı kadroya geçti.ilde boş pozisyon oluştu.ama sayın bakanımız o sözleşmelilerin yerine tekrar atama yapılacak diyor.Kardeşim ne zaman boşalır peki?ömür boyu ben eşimde ayrı mı kalacam.ne ben gidebiliyorum ne o gelebiliyor.Nasıl mantık,nasıl insanlık,nasıl bir anlayış, tüm bu mesajı okuyan herkese soruyorum.Ya benim eşimin yanında olmam önemli olan, neresi olursa olsun giderim.Bu vatan bizim,elbette ayırım yapmam ama bu şekilde imkansız çalışan sözleşmeli ya da kadrolu arkadaşlarımın biraraya gelebilmesi.Ne olur il emri uygulamasını geri getirsinler.Ya sadece Gaziantepte eşimin bıranşında benim okulumda (köy okulu)6 tane ücretli çalışıyor.Alın size açık…Bunu çok basit bir hesapla biz görebiliyorsak baştakiler niye göremiyor yada görmek istemiyor.İnanın 16. yüzyıl avrupasına döndük.Sınıflandırmalar bariz belli,sen sözleşmelisin evlenme,sevme,hastalanma,çocuk mu aman ha yapma,fazla yeme(yakında bunu da derler)..
*mart 3 te tam bir yıl olacak ki eşimden ayrıyım ve sayelerinde artık psikolojisi tümden bozuk bir öğretmenim.artık ne kendime ne öğrencilere faydası olamayan boşluklar,kabuslar içinde günlerini geçirmeye çalışan biri oldum.ben en doğal hakkım olan şeyi istiyorum .yuvamıı,eşimi.henüz 6 aylık evliyken ayrı bırakıldığım eşimi,şen şakrak olan eski beni istiyorum.yeter artık bu vicdansızlığa dur diyecek kimse yok mu?insafa gelecek kimse yok mu?artık dayanacak gücüm kalamadı!
*nerede ailenin korunması yasası? eşiminde benimde psikolojimiz bozuldu. onun sorunlarına ortak olamadan öyle telefonla teselli vermek o kadar zor ki insan ancak yaşarsa anlar. Allah kimseye yaşatmasın bu derdi.
Anadolu Eğitim Sendikasının açıklaması ise şöyle;
Anadolu Eğitim Sendikası Merkez Karar Yürütme Kurulu olarak, aldığımız karar gereği; Özür Grubu Atamalarında “İL EMRİNE ATANMA” ibaresinin kaldırılmasının yarattığı sıkıntının Milli Eğitim Bakanlığı’na bir kez daha anlatılması yönünde bu konuda mağdur olan eğitim çalışanlarının ve ailelerinin seslerinin duyurulmasında onlara destek olacağız. Bu anlamda 7 Haziran 2009 tarihi saat : 13.00’ de “İL EMRİNE ATANMA” ibaresinin klavuza yeniden kazanımı ve eşleri ayrı yaşamaya mahkum eden bu zalim uygulamaya son verilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı önünde olacağız.
7 Haziran’ da eğitim çalışanları; “Allah’ın emri, Peygamber’in kavli ile” Bakanımızdan eşlerini isteyeceklerdir. Anadolu Eğitim Sendikası olarak ülkemizde faaliyet gösteren tüm Eğitim Sendikalarının, aile müessesesinin birlik, beraberlik ve huzurunu bozacak her türlü uygulamanın önüne geçilmesi anlamında eğitim çalışanlarına desteklerini esirgemeyecekleri kanısındayız. Bu duygularla 07 Haziran 2009 tarihi saat : 13.00 de Milli Eğitim Bakanlığı önünde hepinizi bu haklı mücadeleye bekliyor olacağız.
Bu yazıyı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılar:
- Öğretmenlere Acil Servis eziyeti Son günlerde öğretmenler tarafından sıkça aldığımız...
- Erzurumdaki Kazanın ardından dram çıktı Erzurum’da Kurban Bayramı’nın 3. günü meydana...
- Selle gelen dram Ağrı’da yaşanan sel felaketinde evleri yıkılan...
- THY’den öğretmenlere “gün” indirimi Türk Hava Yolları (THY), "Öğretmenler Günü"...
- THY’den öğretmenlere indirim Türk Hava Yolları (THY), ”Öğretmenler Günü”...
- Atama bekleyen öğretmenlere müjde Balıkesir Valiliği’ni ziyaret eden Çelik, gazetecilerin...
- Validen başarısız öğretmenlere istifa çağrısı Çankırı Valisi Şemsettin Uzun, başarısız öğretmen...











yaşadığımız sıkıntılar psikolojimizi etkileyecek duruma gelmişken sağlıklı kafayla vicdani bir mesleğin yapılması ve temiz nesiller yetişmesinin zorluğu ortada bir değil bin değil.. artık buna dur denilmeli..
Aylar once yazdıgım yazıyı okuyunca duygulandım.sımdı oradakı yazdıgımdan dah beter durumdayım.meslegımden hıc bır zevk almıyorum.hayatımmın duzenı bozuldu.hıc yapmayacagım seyler yapmaya basladım.devamlı dalgın gezmek devamlı dusunmek zorundaymısım gıbı hıssedıyorum kendımı.psıkolojım bozuldu.en az 3 defa cıddı kazayı kılpayı anlattım bu dalgınlık yuzunden.ama kendımı bır turlu toparlıyamıyorum.lanetolsun bu sısteme.
yeter artık lütfen bişeyler yapılsın eşimden ve çocuğumdan ayrı yaşam bizleri bitirdi. bırakın çocuklara faydayı kendimize hayrımız yok
1.5 yıldır evliyim.3 aylık evliyken VAN a geldim.eşim BURSA da evlimiyim bekar mı anlamadık.çocuğumuz olsun istiyoruz ama nasıl hangi şartlarda yapacğız hangi şartlarda büyüteceğiz.1 sene diye geldim.ne zaman eşime aileme kavuşacağım belli değil allah rızası için bu soruna bi çözüm getirin
ben kesinlikle karısıyım eş durumundan atanmalara. bi kere eş durumu atama magduru ne demek… bunun anlamı ne??hesap kitap yapmadan evlenip sonra magdur oldum demek kendi kendini madur etmek demek. sonucu düsünmüyorsanız evlenmeyin.. düşünüyorsanız da katlanın lutfen. yeterince sınıf statü farkı yokmus gibi bi bu eksikti .. evlen sonra zorunlu hizmet yapma. cunki evlenen sınıf atlıyor!bunun anlamı bu mu..yada bunun torpilden farkı ne.. dunyadaki en sacma sapan sey bu.. umarım herkes yapılması gerekeni yapar.. evli olan arkadaslarıma da soyluyorum ya ogretmen olmayın yada herkesin gectıgı yoldan gecıp ogretmen olun.. herkesin aklı var kafası calısıyor universite bitirmiş insanlarsınız secimlerinizin sonucuna katlanmayıda ogrenirseniz tadından yenmez..
hüseyin çelik lütfen geri gel.sözleşmelileri kadroya alcaklarmış.hüseyin çelik yetiş buna izin vermee…..
melis denen insan(ya da benzeri)…sen hayatında zorluk çektin mi ve ya ailenden ne kadar uzakta yaşadın…evli değilsin(olsaan söylerdin)çocuğun da yok(olsa söylerdin) o yüzden o boş beynini bu meselelere karıştırma da morali bozulmuş insanların sinirlerini de bozma…vicdan fukarası…bu memlekette öğretmen dediğin olmasa senin gibiler çoğalır…
Öğretmen adayları açlık grevine giriyor
Üniversiteyi bitirdikleri halde, bir okula yerleştirilmeleri için, Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) girme zorunluluğu getirilen ve işsiz olan öğretmen adayları, KPSS’nin kaldırılması talebiyle 5 Ağustos’ta Ankara’da 3 günlük açlık grevi başlatıyor.
Türkiye’de resmi rakamlara göre 200 bini aşkın işsiz öğretmen adayı bulunuyor. Her geçen yıl bu sayı artarken, hükümet sorunu gidermek yerine, yeni üniversiteler ve eğitim fakülteleri açıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) sözleşmeli çalışanlar, ders ücreti karşılığı çalışanlar ve hiç bir iş yapamayan işsiz öğretmenlerin sorunları ise yıllardır çözüm bekliyor. AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte sayısı 60 bin olan işsiz öğretmen sayısının, 200 bini geçtiği belirtiliyor. Önlem alınmadığı takdirde işsiz öğretmen adayı sayasının bir milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bakanlık ihtiyaç duyduğu öğretmenleri ise, Kamu Personel Sınavı (KPSS) ile alıyor. Resmi kayıtlara göre bu yıl gerçekleştirilen sınava 205 bin işsiz öğretmen adayı girdi, ancak bunlardan sadece 19 bini yerleştirildi.
Ankara’da 3 günlük açlık grevi başlatılacak
Herhangi bir kuruma yerleştirilmeyen ve işsiz olan öğretmen adayları, KPSS’nin kaldırılması talebiyle, 5 Ağustos’ta Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda 3 gün sürecek açlık grevi başlatacak. Saat 10.00′da başlayacak olan açlık grevine Türkiye’nin dört bir yanından gelecek öğretmen adayları katılacak.
‘Hazırlıklarımızı tamamladık’
Açlık grevine ilişkin bilgi veren Kafkas Üniversitesi Beden Eğitim Bölümü’nden mezun olan öğretmen adayı Serkant Subaşı, KPSS’nin iptali için dava açtıklarını belirterek, Türkiye’de mağdur olan öğretmen adaylarına ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. Açlık grevi için bütün hazırlıkları yaptıklarını dile getiren Subaşı, “Şehir dışında gelecek arkadaşlarımız var. Türkiye’nin dört bir yanından gelecekler. Ağrı’dan, Mersin’den, Kayseri’den, İstanbul’dan, Eskişehir’den ve daha birçok yerden katılacak öğretmen adayları var. Kendi çabamızla ulaşmaya çalışıyoruz. Haklarımızı arıyoruz. Mağdur olan öğretmenler olarak KPSS’nin kaldırılması için açlık grevine giriyoruz. KPSS bir zulümdür. Bu zulmün kaldırılmasını istiyoruz’ dedi.
‘Devlet verdiği diplomadan emin değil’
Subaşı, devletin üniversitelerde okumaları için hak verdiğini ve 4 yıl boyunca öğretmenlik eğitim aldıklarını belirterek, okulu bitirdikten sonra devletin kendilerine diploma verdiğini, ancak verdikleri diplomadan emin olmadıkları için KPSS gibi bir sistemi önlerine koyduklarını söyledi. Devletin kendilerini sınava tabi tutarak elemek istediğini ifade eden Subaşı, ‘Bu yıl sınava giren öğretmen sayısı 243 bin civarında. Milli Eğitim Bakanı bunlar arasından alacağı maksimum sayısının 30 bin olarak belirlendiğini söylüyor. Rakamı yanlış veriyorlar. Ağustos ayında 10 bin öğretmen alınıyor, bir de Kasım ayında 8 bin öğretmen alındı. Geriye kalan 12 bini ise sözleşmeli öğretmen olarak kadroya geçenler oluyor. Yani 30 bin öğretmen ilk başta alınmıyor. Milli Eğitim Bakanlığının ‘her yıl 30-40 bin öğretmen alıyoruz’ demesi yalandır. En fazla geçen yıl alındı, o da 18 bin civarında alındı’ dedi.
‘Öğretmenlik okuduk, ancak kimseye öğretmeniz diyemiyoruz’
MEB’in, öğretmen açıklarının olmadığı yönündeki iddialarına tepki gösteren Subaşı, ‘O zaman sormak istiyorum. Neden sözleşmeli öğretmen alıyorsunuz? Mezun olan binlerce öğretmen sözleşmeli olarak çalıştırılıyor. Yüksekokul bitirenler bile artık öğretmenlik yapıyor. Öğretmenlik eğitimi almamasına rağmen, yapıyorlar. Devletin yaptığı bütün açıklamalar yalan. Öğretmenliği okuduk, ama hiç kimseye öğretmenim diyemiyorum. Çünkü atanmadım daha. Öğretmenlik hakkımızdır. Bizim açlık grevimizin ana temeli bu. Rahat bir yaşam sürmek istiyoruz. Vatandaşlık ve yurttaşlık hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bizler sadece işsiz öğretmeler olarak hakkımızı arıyoruz. Hiçbir yerden yardım alamıyoruz. Kimse bize destek vermedi. Bizler üniversiteyi bitirmiş ama işsiz olan ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan kadrolu olarak ve sözleşmeli olarak çalışmayan kişileriz. Perişan durumdayız. Bize uzatılacak her türlü yardımı bekliyoruz’ diye konuştu.
DİHA
İL EMRİ MAĞDURLARI HAK ARIYOR!
Özür durumu atamalarında “il emri” mağduru öğretmen ve ailelerinin sayısı binlerle ifade edilmektedir. Kadrolu ya da sözleşmeli olsun; bir öğretmenin eşine ve çocuklarına kavuşabilmesi için 3 ile 7 yıl ayrı yaşaması ve çalışması gereken bir sistemle kaşı karşıyayız.
Anayasamızın aile bütünlüğünü güvence altına alan maddeleri ve uluslar arası sözleşmelere rağmen dayatılan bu hukuksuzluğa karşı tepkimizi dile getirmek üzere tüm il emri mağdurlarını ve eğitim sendikalarını eyleme çağırıyoruz!
Anadolu Eğitim Sendikası Merkez Yönetim Kurulu
Tarih: 25 Ağustos Salı
09:00/12:00 sendika genel merkezinde toplantı
12:30 da genel merkezden hareket,
13: 00 de Güven Park’tan Milli Eğitim Bakanlığı’na hareket
13:30 da bakanlık önünde basın açıklaması
14:00 Milli Eğitim Bakanı ve MEB Personel Genel Müdürlüğüne taleplerin iletilmesi
İletişim: AES Cihan sokak 25/12 Sıhhıye Ankara
Telefon: 0 312 232 55 35
Faks: 0312 232 44 41
0 506 728 81 28
aes@aes.org.tr