Top

EĞİTİMSEN : SORUN İMF’ DİR

Şubat 3, 2008

egitimsen.jpgDünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, 16 Ocak 2008’de yaptığı açıklamada öğretmen maaşlarının OECD üyesi ülkelere göre yüksek olduğunu iddia etmiş ve tam da AKP Hükümeti’nin uygulaya geldiği üzere çalışma şartlarının esnetilmesini ve yarı zamanlı işler getirilmesini önermiştir. Türkiye’nin ekonomi politikalarının uluslararası finans çevreleri tarafından belirlendiği, ekonomide emekçiden değil patronlardan yana politikaların açığa çıktığı ve öğretmenlerin güçleşen yaşam koşulları karşısında daha da sefalete mahkum edildiği bir döneme denk gelen bu açıklamanın ne istatistiklerle ne de gerçeklikle uyuşmadığı ortadadır. Daha önce de Türkiye’de asgari ücretin yüksek olduğunu belirterek düşürülmesini öneren Dünya Bankası’nın yaklaşımına en iyi yanıt, hükümetin de her fırsatta kendisine referans olarak aldığı OECD nin, her yıl yayınladığı Bir Bakışta Eğitim Raporlarında saklıdır. Dünya Bankası Türkiye Direktörü’nün sözlerini, kendisinin de karşılaştırma amacıyla referans olarak aldığı OECD’nin istatistikleri yalanlamaktadır.

Eğitim Sen tarafından kamuoyunun dikkatine sunulan OECD Bir Bakışta Eğitim 2007 Raporu’a göre, Türkiye’de eğitim emekçileri diğer OECD üyesi ülkelerdeki eğitim emekçilerine göre;

* Daha fazla çalışmaktadır.

* Daha çok öğrencinin sorumluluğunu üstlenmek zorundadır.

* Daha düşük ücret almaktadır.

* Geçimini sağlamak için daha fazla yıpranmaktadır.

Bu durumda Eğitim Sen olarak soruyoruz: Tefeciye, rantiyeciye, faizciye son 13 yılda 400 milyar dolar, AKP’nin iktidarda olduğu son 5 yılda ise 200 milyar dolar faiz ödemesi gerçekleştiren bir ekonomik modelde faizcinin, tefecinin kazancına kazanç kattığı bu kumarhane düzeni değil de, öğretmenlerin maaşları mı sorunun kaynağıdır? Her yıl faizciye ödenecek paranın bütçeden garanti edilmesi için Türkiye’ye faiz dışı fazla ayırması için baskılarda bulunan ve emekçilerin maaşlarından yapılan kesintileri tefeciye aktaranların, bu düzeni dayatanların öğretmenlerin maaşlarını yüksek bulmasından doğal bir şey yoktur. Öğretmenin boğazından, yemeğinden kesilmesi, tefecinin cebinin şişirilmesi düzeninde en doğal olan şey, bu kesimlerin sözcülerinin ücretlerimize göz dikmeleridir.

Bugün Türkiye’de öğretmenlere yoksulluk sınırının yarısından daha az ücret ödenmesinin ve diğer eğitim emekçilerinin açlık sınırında yaşamaya mahkum edilmesinin sorumluları, eğitimin ve eğitim emekçilerinin sorunlarına çözüm üretmek yerine, sürekli yeni sorunlar üretenlerdir. Eğitim sisteminin ve giderek derinleşen eşitsizliklerin sorumlusu öğretmenler ve onların maaşları değil, Dünya Bankası ve IMF gibi dayatma örgütleridir. Dünya Bankası Direktörü’nün açıklamaları suçu üstünden atma ve hedef saptırma yönündedir. Türkiye’nin ekonomik sorunları, memurun ve işçinin maaşlarının daha da düşürülmesiyle değil, bu kesimlerin refahtan aldıkları payın daha da arttırılmasıyla çözülebilir. Türkiye’nin sorununun Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası finans çevrelerinin çıkarlarını yansıtan kuruluşların dayatmalarında aranması bize göre daha mantıklı bir yaklaşımdır. Türkiye’nin sorunu öğretmenler değil, Dünya Bankası ve IMF’dir.

Yorumlar

  1. Anonim diyor ki,

    kendiside o maaşla bir ay geçirsin görelim azmı çok mu

  2. adamım diyor ki,

    kendisi o maaşa layık olmadığı gibi hiç çalışmayan birisi olsa ne yapar?kendisine bu soruyu sormak lazım…. gitsin görevini yapsın adam gibi….

Sende Birşeyler Söyle...




gemi

Bottom