BAK ŞU YAZAR’A
Ocak 21, 2008
Bir kişinin yazarlıkta tutunma çabaları. İsmini duyurmak için öğretmenleri kullanmaya çalışan bir yazar ve yazısını yayınlıyoruz.
Bu kişinin yazısını yayınlamadan önce belirtilmesi gereken en önemli şey hiç bir şekilde yazara ve gazeteye mail atmamaktır.Çünkü bu yazar büyük bir çoğunluğa saldırarak diğer büyük bir çoğunluk üzerinde prim yapmaya çalışmaktadır.
Bırakın yazsın,kussun nefretini,asıl sorun buna cevap vermeyen yetkililerdedir belkide.Ancak işin tuhafı yetkililer bile aynı şeyleri söylemektedirler yaşadığımız 5- 6 yıl içinde.
Örneğin Bakanımız Hüseyin çelik sözleri aklımıza geliyor.Radikal gazetesi haberi (aynen aktarıyoruz)
24/11/2005
” RADİKAL - ANKARA - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Öğretmenler Günü öncesinde öğretmenleri kızdıracak sözler söyledi. Eğitim-Sen’in raporunda Türkiye’deki öğretmenlerin Avrupa’daki ‘en çok çalışıp, en az kazanan’ öğretmenler olduğu vurgulanırken, Milli Eğitim Bakanı öğretmenlerin haftada iki gün mesai yaptığını söyledi.
“Dünyanın hiçbir yerinde öğretmenlere kucak dolusu para verilmiyor” diyen Çelik, “Sürekli açım demeyin, mesleğin saygınlığı zedelenir” uyarısı da yaptı. Çelik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda önceki gece bakanlığının bütçesi görüşülürken, öğretmenlerin sorunlarını dile getiren CHP’lilerle sık sık tartıştı. CHP’lilerin, öğretmenlerin yılda 1800 saat çalıştığı ve hem ücretleri hem ek ders ücretlerinin yetersiz olduğu eleştirilerini dinleyen Hüseyin Çelik, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Kaynaklarımız belli. Bildiğiniz bir kaynak varsa söyleyin, verelim. Öğretmenler öyle iddia ettiğiniz gibi yılda 1500 saat çalışmıyor. Okullar yılda 186 gün açık, bu da 26 hafta eder. Günde sekiz saat çalışsalar bile bin saati bulmaz. Oysa öğretmenler haftada 15 saat maaş karşılığı çalışıyor. Bu da iki gün mesai demek. Birçok öğretmen müdürüyle anlaşıyor, zamanının çoğunu evinde geçiriyor. Bu yüzden üst düzey bürokratların çoğu öğretmenlerle evleniyor.
ABD’de, bizim öğretmenlerin haftada 15 saat çalıştığını söylediğimde, hayret ettiler. Orada günlük yedi buçuk saat çalışıyorlar. Ayrıca dünyanın hiçbir yerinde öğretmenlere kucak dolusu para vermiyorlar. Kamuda ücret farklılığı kalmadı. Popülizm yapma adına para dağıtmak yanlış.”
Sürekli aç olduğunuzu söylerseniz veliler, öğrenciler ve diğer kişiler nezdinde mesleğin saygınlığı azalır.”
Evet Bakanımızın açıklamalarını hatırladık,
Ve gazetede yazı yazmaya çalışaran kişinin yazısına gelelim şimdide ,
SADECE BİR YAZI
Vız gelir tırıs gider. Protestolar umurumda olmayacak dedim, hakikaten umurumda değil. Görüşümde fena halde ısrarlıyım.
Öğretmenleri eleştirmek bu ülkede tabudur. “Ay ama çok az para alıyorlar, hayat şartları çok zor, ama çocuklar da çok haşarı, ay ama bak ne büyük “sittres” altındalar, kafayı yemek üzereler, sen hiç bin tane çocukla başa çıkmak zorunda kaldın mı…” Bir kere bu çocuklar son beş yıl içinde bu kadar çoğalmadı. Öğretmenlere iyi para verilmediği de yeni bir haber değil. Son 50 yıldır bu böyle. Sistem ortada.
Yani eğitim fakültesine başlarken durum başka değildi. İşlerinin ÇOCUK ile ilgili olacağını biliyorlardı. Hiçbir şey sürpriz değil. Sen başka bir yeri tutturamayıp ancak oraya kapağı atmışsan ve de “işsiz kalma tehlikesi yok” diye memurluğa talim ediyorsan bu niye benim suçum oluyor? Niye ben senin sıkıntına ve “çocuk nefretine” anlayış göstermek ve çocuğuma eğitim, sevgi ve bilgi veremeyişini sineye çekmek durumunda oluyorum?
Artık yeter! Genelleme yapamazsın diyorlar pekala da yaparım. Ben bu ülkede okudum. Bu ülkenin devlet lisesine gittim. Bu ülkenin devlet öğretmenleri tarafından yetiştirile(me)dim. Bu ülkenin müdürleri tarafından idare edil(eme)dim. Bu ülkenin öğretmenlerinden dayak ve azar işittim. Bu ülkenin öğretmenleri tarafından baş belası sümüklü muamelesi gördüm ve bu ülkenin öğretmenlerinden hiçbir şey öğrenemedim.. Fena halde tecrübeliyim. Bütün cahil ve ruh hastaları da benim lisemde toplaşmadı ya!
“Yazık ki sizi de yetiştiren bir öğretmen” diye sitemde bulunmuş çoğunluk. HAYIR efendim. Beni lise öğretmenlerim yetiştirmedi. Lise öğretmenlerimden bir tanesi de “senin halin nicedir” demedi. Ben ne öğrendiysem dünya, memleket ve kendim hakkında üniversitedeki hocalarımdan öğrendim. Hepsi dünya harikası insanlardı. Sezar”ın hakkını Sezar”a da vermesini biliriz.
Robert, Galatasaray, Amerikan veya Alman liseleri dışında okullarda okumuş kimseden de “aaa bizim hocalarımız süperdi. Bütün haylazlıklarımıza rağmen gülümserlerdi, her derste ilgimizi çekmeyi başarırlardı, hep anlayış gösterirlerdi, çok şey öğrendim, mesleğimi seçmemde büyük katkısı vardır” diyene rastlamadım.
Beni “pirotesto” eden (evet böyle yazmış) öğretmenler de zaten hakiki öğretmenliğin ne olduğunu bilmeyenler. Zorluk çekmenin öğretmenlik olduğunu sanıyorlar.
“Ben oturduğum yerden yeşil dolarlar kazanırken.. onlar neler çekiyormuş haberim yokmuş… Önce benim tedavi olmam gerekiyormuş..”
Mektuplarındaki binlerce imla hataları bile öğretmen olamadıklarının kanıtı. Okura boşuna kızıyormuşuz dahi anlamındaki de”leri da”ları, soru eki mısın”ları, musun”ları ayırmadıkları, noktalama işareti kullanmadıkları için.
Kılavuzlar ortada!
Sorumu tekrar ediyorum ey ahali: Bütün ilkokul ve lise hayatınız boyunca severek hatırladığınız kaç öğretmeniniz var? Kaçı için “çocuk ve genç sever” diyebilirsiniz? Dayağını ve azarını işitmediğiniz kaçı var? Kaçı için “dersi öyle bir coşkuyla ve sevgiyle anlatırdı ki sınıfta çıt çıkmazdı” diyebilirsiniz? Hadi bunu da geçtim kaçı için okuttuğu dersi BİLİRDİ diyebilirsiniz?
BİLMİYORLAR!!!! Okuttukları dersi bilmiyorlar. Milli Eğitim”in dağıttığı ders kitabını ezberlemiş “papağanlar” ezici çoğunluk. Beni vıdıvıdıvıdı “pirotesto” eden öğretmenler! En son hangi kitabı okudunuz! En son hangi konferansa katıldınız? Kursa gittiniz?
Hayatında başka memleket, başka şehir görmemiş coğrafya öğretmenleri, hayatında en son fakültedeyken roman okumuş edebiyat öğretmenleri, Matematik Dünyası dergisini hiç duymamış matematik öğretmenleri, tek bir yeni kelime öğrenmemiş İngilizce öğretmenleri..
Ya bırakın Allah aşkına. Bana Çalıkuşu taklidi yapmayın.








admin diyor ki,
Ne diyebilirim ki. Evet sayın bakanımız bile öğretmene saldırırken ne olduğu belli olmayan bu zavallıya cevap vermek bile yersiz….
admin diyor ki,
nerdesiniz neden bu kadar sessiz kaldınız………
admin diyor ki,
neden mi sessiz kaldık. öncelikle ekeştirilmesi gerekenler var mesleğimizde kabul ama bunu eleştirecek kişi bu kişi değil formasyon eğitimi almamış bi insan öğretmenleri eleştiremez. öğretmenliğin ne olduğunu bilmeyen bir insan öğretmenleri eleştiremez hadi eleştirdi diyelim eleştirininde bir sınırı ve adabı vardır hakaret içeren kelimeler kullanması onun kişiliğini ortaya koyuyor.BU İNSANA NE DİYİLEBİLİR Kİ REKLAMLARINDA BAŞARILAR DİLEMEKTEN BAŞKA
nihal diyor ki,
evet roman okuyamıyoruz doğru bu konuda haklısın.ama bunun nedenini sorsan önce…biz kırtasiyeye gittiğimiz zaman 1000 sayfalık kitaplara bakıyor onları okumak zorunda kalıyoruz belki bu yüzden roman okuyamıyoruzdur ne dersin?atıp tutmak işine geliyor tabi..bu dünyanın her yerinde böyle öğrenci yaramazlık yaptığında azarlanır.ama öğretmenin böyle aşağılandığı başka memleket yok…HEE BU ARADA ÜNİVERSİTEDEKİ HOCALARDA ÖĞRETMENLERİ SAYESİNDE ORALARA GELDİ HERALDE UNUTTUN BUNU SÖYLEMEYİ SERSEM…..
berrink diyor ki,
bilmiyorum…
berrink diyor ki,
yani neyi tartışmamız gerektiğini tartışmaya bile gerek duymuyorumm..
mehmet diyor ki,
ogretmen bollugu var bu memlekette.ama birileri cook arayacak bu donemleri. daha 12 yasındakı cocuk sen kadrolumusun diye sorar oldu hocasına.acaba iktisat yapalım derken degerlerimizdende mi oluyoruz ne. bu kose yazarımızı gayet net anlıyorum.zaten yetiştirilemedik derken hali apaacık ortada.gelisim donemini tamamlayamamıs Eriksonun catısmalarını yasayan saygısız bir insan.ben hic duymadım doktorlar hastalarına kotu davranıyorlar diye bisey.cunku olsada saygımız sonsuz.yaptıkları kutsal bisi.48 saat uyumadıkları olur nobet tutcaz diye. ogretmenlik ne bu kadar ucuz nede bukadar kolay.keske kalemler daha liyakatli kisilerin elinde olsa.