Top

ÖZGE ÖĞRETMEN’DEN

Mart 1, 2008

emd.jpg
Bilindiği üzere ME Bakanının Öğretmen ihtiyacından bahsettiği bir sırada Özge Öğretmen Yerinden kalkmış tepkisini dile getirmişti,Eğitim Emekçileri derneğinin yönetim kurulu üyeliğini de sürdüren Özge ASTAN ,Bakanın siz provakatörmüsünüz suçlamalarına maruz kalmıştı. Çelik’in konuşmasının öğretmen ihtiyacı ile ilgili bölümünde salonda bulunan Özge Askan isimli dershanede matematik öğretmenliği yaptığını söyleyen bir kişi, ”İhtiyaç olmadığı için mi atamalar yapılmıyor? 165 bin öğretmen açığı var” diyerek tepki göstermişti. Read more

YÖK’ TE TASVİYE SÜRÜYOR

Şubat 24, 2008

Yök’te kadrolaşma iddaaları sürerken, tasviyeler son hızla devam ediyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ekibini kurmaya devam ediyor. Özcan, son olarak da YÖK Basın Müşaviri Hülya Aydoğan’ı görevinden aldı.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, YÖK Başkanlığı’na atanmasının ardından verdiği kendi ekibini kuracağı yolundaki demece uygun olarak görevden alma ve atamalarını sürdürüyor.

YÖK Başkanı Özcan, son olarak uzun yıllar YÖK’te Basın Müşaviri olarak görev yapan Hülya Aydoğanı görevinden aldı. Aydoğan, Gazi Üniversitesi’ndeki görevine geri dönecek.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından, YÖK Başkanlığı görevine Prof. Dr. Erdoğan Teziç’in yerine atanan Prof. Dr. Özcan, göreve geldiği gibi ilk olarak Özel Kalem Müdürü Prof. Dr. Gülsüm Baskan’ı görevden almıştı.

YÖK kurulduğundan bu yana Özel Kalem Müdüresi olarak görev yapan Baskan, kadrosunun bulunduğu Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyeliğine geri dönmüştü

internethaber

EĞİTİMSEN : SORUN İMF’ DİR

Şubat 3, 2008

egitimsen.jpgDünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, 16 Ocak 2008’de yaptığı açıklamada öğretmen maaşlarının OECD üyesi ülkelere göre yüksek olduğunu iddia etmiş ve tam da AKP Hükümeti’nin uygulaya geldiği üzere çalışma şartlarının esnetilmesini ve yarı zamanlı işler getirilmesini önermiştir. Read more

ABD MODELİ SİSTEM

Ocak 21, 2008

bakanmeb.jpgBir tartışma önerisi…yorumlarınıza sunuyoruz.Milli Eğitim Bakanı yeni bir tartışma başlattı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye’nin eğitim açısından dezavantajlı olan bölgelerine sınavlarda fırsat eşitliği tanınması için getirdiği teklifini tartışmaya açtı. Read more

FASON

Ocak 21, 2008

baykal.jpgStar TV de “Her açıdan” Programına konuk olan Deniz baykal, Öğretmen adaylarının durumuna değindi.Star TV de “Her açıdan” Programına konuk olan deniz baykal,
Hayatı boyunca ögretmen yetiştiği halde Read more

BAK ŞU YAZAR’A

Ocak 21, 2008

radikal.jpgBir kişinin yazarlıkta tutunma çabaları. İsmini duyurmak için öğretmenleri kullanmaya çalışan bir yazar ve yazısını yayınlıyoruz.
Bu kişinin yazısını yayınlamadan önce belirtilmesi gereken en önemli şey hiç bir şekilde yazara ve gazeteye mail atmamaktır.Çünkü bu yazar büyük bir çoğunluğa saldırarak diğer büyük bir çoğunluk üzerinde prim yapmaya çalışmaktadır.
Bırakın yazsın,kussun nefretini,asıl sorun buna cevap vermeyen yetkililerdedir belkide.Ancak işin tuhafı yetkililer bile aynı şeyleri söylemektedirler yaşadığımız 5- 6 yıl içinde.
Örneğin Bakanımız Hüseyin çelik sözleri aklımıza geliyor.Radikal gazetesi haberi (aynen aktarıyoruz)

24/11/2005

” RADİKAL - ANKARA - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Öğretmenler Günü öncesinde öğretmenleri kızdıracak sözler söyledi. Eğitim-Sen’in raporunda Türkiye’deki öğretmenlerin Avrupa’daki ‘en çok çalışıp, en az kazanan’ öğretmenler olduğu vurgulanırken, Milli Eğitim Bakanı öğretmenlerin haftada iki gün mesai yaptığını söyledi.
“Dünyanın hiçbir yerinde öğretmenlere kucak dolusu para verilmiyor” diyen Çelik, “Sürekli açım demeyin, mesleğin saygınlığı zedelenir” uyarısı da yaptı. Çelik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda önceki gece bakanlığının bütçesi görüşülürken, öğretmenlerin sorunlarını dile getiren CHP’lilerle sık sık tartıştı. CHP’lilerin, öğretmenlerin yılda 1800 saat çalıştığı ve hem ücretleri hem ek ders ücretlerinin yetersiz olduğu eleştirilerini dinleyen Hüseyin Çelik, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Kaynaklarımız belli. Bildiğiniz bir kaynak varsa söyleyin, verelim. Öğretmenler öyle iddia ettiğiniz gibi yılda 1500 saat çalışmıyor. Okullar yılda 186 gün açık, bu da 26 hafta eder. Günde sekiz saat çalışsalar bile bin saati bulmaz. Oysa öğretmenler haftada 15 saat maaş karşılığı çalışıyor. Bu da iki gün mesai demek. Birçok öğretmen müdürüyle anlaşıyor, zamanının çoğunu evinde geçiriyor. Bu yüzden üst düzey bürokratların çoğu öğretmenlerle evleniyor.
ABD’de, bizim öğretmenlerin haftada 15 saat çalıştığını söylediğimde, hayret ettiler. Orada günlük yedi buçuk saat çalışıyorlar. Ayrıca dünyanın hiçbir yerinde öğretmenlere kucak dolusu para vermiyorlar. Kamuda ücret farklılığı kalmadı. Popülizm yapma adına para dağıtmak yanlış.”

Sürekli aç olduğunuzu söylerseniz veliler, öğrenciler ve diğer kişiler nezdinde mesleğin saygınlığı azalır.”

Evet Bakanımızın açıklamalarını hatırladık,
Ve gazetede yazı yazmaya çalışaran kişinin yazısına gelelim şimdide ,

SADECE BİR YAZI
Vız gelir tırıs gider. Protestolar umurumda olmayacak dedim, hakikaten umurumda değil. Görüşümde fena halde ısrarlıyım.
Öğretmenleri eleştirmek bu ülkede tabudur. “Ay ama çok az para alıyorlar, hayat şartları çok zor, ama çocuklar da çok haşarı, ay ama bak ne büyük “sittres” altındalar, kafayı yemek üzereler, sen hiç bin tane çocukla başa çıkmak zorunda kaldın mı…” Bir kere bu çocuklar son beş yıl içinde bu kadar çoğalmadı. Öğretmenlere iyi para verilmediği de yeni bir haber değil. Son 50 yıldır bu böyle. Sistem ortada.
Yani eğitim fakültesine başlarken durum başka değildi. İşlerinin ÇOCUK ile ilgili olacağını biliyorlardı. Hiçbir şey sürpriz değil. Sen başka bir yeri tutturamayıp ancak oraya kapağı atmışsan ve de “işsiz kalma tehlikesi yok” diye memurluğa talim ediyorsan bu niye benim suçum oluyor? Niye ben senin sıkıntına ve “çocuk nefretine” anlayış göstermek ve çocuğuma eğitim, sevgi ve bilgi veremeyişini sineye çekmek durumunda oluyorum?
Artık yeter! Genelleme yapamazsın diyorlar pekala da yaparım. Ben bu ülkede okudum. Bu ülkenin devlet lisesine gittim. Bu ülkenin devlet öğretmenleri tarafından yetiştirile(me)dim. Bu ülkenin müdürleri tarafından idare edil(eme)dim. Bu ülkenin öğretmenlerinden dayak ve azar işittim. Bu ülkenin öğretmenleri tarafından baş belası sümüklü muamelesi gördüm ve bu ülkenin öğretmenlerinden hiçbir şey öğrenemedim.. Fena halde tecrübeliyim. Bütün cahil ve ruh hastaları da benim lisemde toplaşmadı ya!
“Yazık ki sizi de yetiştiren bir öğretmen” diye sitemde bulunmuş çoğunluk. HAYIR efendim. Beni lise öğretmenlerim yetiştirmedi. Lise öğretmenlerimden bir tanesi de “senin halin nicedir” demedi. Ben ne öğrendiysem dünya, memleket ve kendim hakkında üniversitedeki hocalarımdan öğrendim. Hepsi dünya harikası insanlardı. Sezar”ın hakkını Sezar”a da vermesini biliriz.
Robert, Galatasaray, Amerikan veya Alman liseleri dışında okullarda okumuş kimseden de “aaa bizim hocalarımız süperdi. Bütün haylazlıklarımıza rağmen gülümserlerdi, her derste ilgimizi çekmeyi başarırlardı, hep anlayış gösterirlerdi, çok şey öğrendim, mesleğimi seçmemde büyük katkısı vardır” diyene rastlamadım.
Beni “pirotesto” eden (evet böyle yazmış) öğretmenler de zaten hakiki öğretmenliğin ne olduğunu bilmeyenler. Zorluk çekmenin öğretmenlik olduğunu sanıyorlar.
“Ben oturduğum yerden yeşil dolarlar kazanırken.. onlar neler çekiyormuş haberim yokmuş… Önce benim tedavi olmam gerekiyormuş..”
Mektuplarındaki binlerce imla hataları bile öğretmen olamadıklarının kanıtı. Okura boşuna kızıyormuşuz dahi anlamındaki de”leri da”ları, soru eki mısın”ları, musun”ları ayırmadıkları, noktalama işareti kullanmadıkları için.

Kılavuzlar ortada!

Sorumu tekrar ediyorum ey ahali: Bütün ilkokul ve lise hayatınız boyunca severek hatırladığınız kaç öğretmeniniz var? Kaçı için “çocuk ve genç sever” diyebilirsiniz? Dayağını ve azarını işitmediğiniz kaçı var? Kaçı için “dersi öyle bir coşkuyla ve sevgiyle anlatırdı ki sınıfta çıt çıkmazdı” diyebilirsiniz? Hadi bunu da geçtim kaçı için okuttuğu dersi BİLİRDİ diyebilirsiniz?
BİLMİYORLAR!!!! Okuttukları dersi bilmiyorlar. Milli Eğitim”in dağıttığı ders kitabını ezberlemiş “papağanlar” ezici çoğunluk. Beni vıdıvıdıvıdı “pirotesto” eden öğretmenler! En son hangi kitabı okudunuz! En son hangi konferansa katıldınız? Kursa gittiniz?
Hayatında başka memleket, başka şehir görmemiş coğrafya öğretmenleri, hayatında en son fakültedeyken roman okumuş edebiyat öğretmenleri, Matematik Dünyası dergisini hiç duymamış matematik öğretmenleri, tek bir yeni kelime öğrenmemiş İngilizce öğretmenleri..
Ya bırakın Allah aşkına. Bana Çalıkuşu taklidi yapmayın.

SENDİKALI ÖĞRENCİ

Ocak 21, 2008

ogrenci.jpgÜlkemizde çalışanların büyük bir kısmı sendikasızken, memurlar gibi öğrencilerin de artık sendikası olacak. Diğer siyasal-demokratik örgütlenme biçimlerine bir alternatifi olmadığı vurgulanan sendikanın, isminin ”Genç-Sen” olması planlanıyor. Read more

Bottom