SAĞLIK PERSONELİ BECAYİŞ
Ocak 27, 2008
Forum Bölümünde ve haberimiz yorum bölümünden becayiş ilanı bırakabilirsiniz.Sağlık bakanlığından ataması yapılan sözleşmeli personelden yer değişiminde(becayiş) bulunmak isteyenlerin 18 Şubat tarihine kadar il müdürlüklerine başvurması gerektiği belirtildi. Read more
Ücretli Öğretmenlik hakkında düşünceniz nedir?
Ocak 21, 2008
SAĞLIK BAKANLIĞI KPSS
Ocak 21, 2008
T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre istihdam edilecek sözleşmeli pozisyonlara yerleştirme yapılacaktır.KPSS-2008/1 Tercih Kılavuzuna ulaşın (Sağlık Bakanlığı)
1.2 Bu Kılavuz, sözleşmeli pozisyonları, bunlar için aranan nitelikler ile kontenjanlarını
kapsamaktadır.
1.3 Adayların bu Kılavuzda yer alan sözleşmeli pozisyonları tercih edebilmeleri için,
10-11 Temmuz 2004, 01-02 Temmuz 2006 ve 17 Eylül 2006 tarihlerinde yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavlarından (2004-KPSS, 2006-KPSS/1 ve 2006-KPSS/2) en az birine
girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekir.
1.4 Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, önlisans mezunları
için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacaktır.
2. TERCİHLERİN YAPILMASI İÇİN GENEL BİLGİLER
2.1 2004 ve 2006 yıllarında farklı düzeylerde sınava girilmişse, yerleştirmede son girilen sınavdaki öğrenim düzeyi ve bu düzeyde alınan puan göz önünde tutulacaktır. Bir başka deyişle,2004-KPSS’ye önlisans veya ortaöğretim düzeyinde girmiş olan adaylar, 2006-KPSS/1’e girmişlerse yerleştirme
işlemlerinde 2006-KPSS/1’in sonuçları; 2004-KPSS’ye ortaöğretim düzeyinde girmiş olan adaylar 2006-KPSS/2’ye önlisans düzeyinde girmişlerse yerleştirme işlemlerinde 2006-KPSS/2’nin sonuçları
geçerli olacak; 2004-KPSS sonuçları geçersiz sayılacaktır.
2.2 Tercihlerin geçerli olabilmesi için tercihlerin ÖSYM’ye gönderildiği son gün itibarıyla, sınava girilen öğrenim düzeyindeki bir programdan mezun olunması zorunludur. Tercihlerin internetle ÖSYM’ye gönderilmesinin son günü itibarıyla mezun durumda bulunmayan adayların, yerleştirilmeleri yapılmış
olsa bile, atamaları yapılmayacaktır.
2.3 Adayların sözleşmeli pozisyonlara yerleştirme işlemlerine alınabilmeleri için
tercihlerin kurallara uygun olarak yapılması ve yapılan tercihlerin geçerli olması zorunludur.
KPSS-2008/1 Tercih Kılavuzunun Tamamını görmek için Tıklayınız..
KPSS-2008/1 Tercihlerinizi Yapmak için TIKLAYINIZ.
1293 ATAMA DAVASI
Ocak 21, 2008
Milli Eğitim Bakanı 4 yılda atamalarla ilgili Bakanlık aleyhine 1293 dava açıldığını bildirdi.
Çelik, CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın konuyla ilgili soru önergesine verdiği yazılı cevapta, yargı kararlarının yerine getirilerek gecikmeksizin uygulandığını kaydetti.
İlgili mevzuat çerçevesinde asaleten atama yapılıncaya kadar tesis edilen işlemlerin, eğitimin aksamaması, kamu yararı ve hizmetin gerekleri gözetilerek valiliklerce vekaleten atama yapıldığını kaydeden Hüseyin Çelik, bu durumun yargı kararların uygulanmadığı şeklinde yorumlanmasının objektif bir yaklaşım olmadığını belirtti.
Bakanlık aleyhine atamalarla ilgili olarak 1 Ocak 2003-7 Kasım 2007 tarihleri arasında 1293 dava açıldığını bildiren Bakan Çelik, açılan davalar sonucu, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini hatırlattı.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, bu çerçevede Zonguldak’a yapılan atamaların da Danıştay kararı gereğince iptal edildiğini bildirdi.
TÜRK-EĞİTİMSEN AÇIKLAMASI
Ocak 21, 2008
Aktüel Yayın Grubu Ankara Temsilcisi İrfan Karabulut’un Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN ile yaptığı ve www.haberaktuel.com sitesinde yayınlanan röportajın bir bölümü.. Eğitim görevi alanında uzman kişilere verilmeli Bu nedenle diyorum ki; Read more
İL DIŞI ATAMA SORUNU
Ocak 21, 2008
İl dışı atamalarında ki sorun ne zaman çözülecek
15 Mayıs il dışı atama başvurusunu bekleyen tüm öğretmenler büyük bir hayal kırıklığı yaşamışlardı.
Yıllardır bulunduğu yerden atanma hayali kuran öğretmenler elektronik başvuru yapmak üzere MEB ilsisten girdiklerinde şoke oldular. Read more
SAĞLIK ATAMALARI
Ocak 21, 2008
Bakanlık, ücretleri döner sermayeden veya merkezi yönetim bütçesinden karşılanmak üzere 6 bin 642 yeni eleman istihdam edecek.
Bunlardan 6 bin 16 sağlık personeli ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirmeyle, 560 diş tabibi ile 66 eczacı ise noter tarafından çekilecek kurayla atanacak. Read more
ABD MODELİ SİSTEM
Ocak 21, 2008
Bir tartışma önerisi…yorumlarınıza sunuyoruz.Milli Eğitim Bakanı yeni bir tartışma başlattı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye’nin eğitim açısından dezavantajlı olan bölgelerine sınavlarda fırsat eşitliği tanınması için getirdiği teklifini tartışmaya açtı. Read more
FASON
Ocak 21, 2008
Star TV de “Her açıdan” Programına konuk olan Deniz baykal, Öğretmen adaylarının durumuna değindi.Star TV de “Her açıdan” Programına konuk olan deniz baykal,
Hayatı boyunca ögretmen yetiştiği halde Read more
BAK ŞU YAZAR’A
Ocak 21, 2008
Bir kişinin yazarlıkta tutunma çabaları. İsmini duyurmak için öğretmenleri kullanmaya çalışan bir yazar ve yazısını yayınlıyoruz.
Bu kişinin yazısını yayınlamadan önce belirtilmesi gereken en önemli şey hiç bir şekilde yazara ve gazeteye mail atmamaktır.Çünkü bu yazar büyük bir çoğunluğa saldırarak diğer büyük bir çoğunluk üzerinde prim yapmaya çalışmaktadır.
Bırakın yazsın,kussun nefretini,asıl sorun buna cevap vermeyen yetkililerdedir belkide.Ancak işin tuhafı yetkililer bile aynı şeyleri söylemektedirler yaşadığımız 5- 6 yıl içinde.
Örneğin Bakanımız Hüseyin çelik sözleri aklımıza geliyor.Radikal gazetesi haberi (aynen aktarıyoruz)
24/11/2005
” RADİKAL - ANKARA - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Öğretmenler Günü öncesinde öğretmenleri kızdıracak sözler söyledi. Eğitim-Sen’in raporunda Türkiye’deki öğretmenlerin Avrupa’daki ‘en çok çalışıp, en az kazanan’ öğretmenler olduğu vurgulanırken, Milli Eğitim Bakanı öğretmenlerin haftada iki gün mesai yaptığını söyledi.
“Dünyanın hiçbir yerinde öğretmenlere kucak dolusu para verilmiyor” diyen Çelik, “Sürekli açım demeyin, mesleğin saygınlığı zedelenir” uyarısı da yaptı. Çelik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda önceki gece bakanlığının bütçesi görüşülürken, öğretmenlerin sorunlarını dile getiren CHP’lilerle sık sık tartıştı. CHP’lilerin, öğretmenlerin yılda 1800 saat çalıştığı ve hem ücretleri hem ek ders ücretlerinin yetersiz olduğu eleştirilerini dinleyen Hüseyin Çelik, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Kaynaklarımız belli. Bildiğiniz bir kaynak varsa söyleyin, verelim. Öğretmenler öyle iddia ettiğiniz gibi yılda 1500 saat çalışmıyor. Okullar yılda 186 gün açık, bu da 26 hafta eder. Günde sekiz saat çalışsalar bile bin saati bulmaz. Oysa öğretmenler haftada 15 saat maaş karşılığı çalışıyor. Bu da iki gün mesai demek. Birçok öğretmen müdürüyle anlaşıyor, zamanının çoğunu evinde geçiriyor. Bu yüzden üst düzey bürokratların çoğu öğretmenlerle evleniyor.
ABD’de, bizim öğretmenlerin haftada 15 saat çalıştığını söylediğimde, hayret ettiler. Orada günlük yedi buçuk saat çalışıyorlar. Ayrıca dünyanın hiçbir yerinde öğretmenlere kucak dolusu para vermiyorlar. Kamuda ücret farklılığı kalmadı. Popülizm yapma adına para dağıtmak yanlış.”
Sürekli aç olduğunuzu söylerseniz veliler, öğrenciler ve diğer kişiler nezdinde mesleğin saygınlığı azalır.”
Evet Bakanımızın açıklamalarını hatırladık,
Ve gazetede yazı yazmaya çalışaran kişinin yazısına gelelim şimdide ,
SADECE BİR YAZI
Vız gelir tırıs gider. Protestolar umurumda olmayacak dedim, hakikaten umurumda değil. Görüşümde fena halde ısrarlıyım.
Öğretmenleri eleştirmek bu ülkede tabudur. “Ay ama çok az para alıyorlar, hayat şartları çok zor, ama çocuklar da çok haşarı, ay ama bak ne büyük “sittres” altındalar, kafayı yemek üzereler, sen hiç bin tane çocukla başa çıkmak zorunda kaldın mı…” Bir kere bu çocuklar son beş yıl içinde bu kadar çoğalmadı. Öğretmenlere iyi para verilmediği de yeni bir haber değil. Son 50 yıldır bu böyle. Sistem ortada.
Yani eğitim fakültesine başlarken durum başka değildi. İşlerinin ÇOCUK ile ilgili olacağını biliyorlardı. Hiçbir şey sürpriz değil. Sen başka bir yeri tutturamayıp ancak oraya kapağı atmışsan ve de “işsiz kalma tehlikesi yok” diye memurluğa talim ediyorsan bu niye benim suçum oluyor? Niye ben senin sıkıntına ve “çocuk nefretine” anlayış göstermek ve çocuğuma eğitim, sevgi ve bilgi veremeyişini sineye çekmek durumunda oluyorum?
Artık yeter! Genelleme yapamazsın diyorlar pekala da yaparım. Ben bu ülkede okudum. Bu ülkenin devlet lisesine gittim. Bu ülkenin devlet öğretmenleri tarafından yetiştirile(me)dim. Bu ülkenin müdürleri tarafından idare edil(eme)dim. Bu ülkenin öğretmenlerinden dayak ve azar işittim. Bu ülkenin öğretmenleri tarafından baş belası sümüklü muamelesi gördüm ve bu ülkenin öğretmenlerinden hiçbir şey öğrenemedim.. Fena halde tecrübeliyim. Bütün cahil ve ruh hastaları da benim lisemde toplaşmadı ya!
“Yazık ki sizi de yetiştiren bir öğretmen” diye sitemde bulunmuş çoğunluk. HAYIR efendim. Beni lise öğretmenlerim yetiştirmedi. Lise öğretmenlerimden bir tanesi de “senin halin nicedir” demedi. Ben ne öğrendiysem dünya, memleket ve kendim hakkında üniversitedeki hocalarımdan öğrendim. Hepsi dünya harikası insanlardı. Sezar”ın hakkını Sezar”a da vermesini biliriz.
Robert, Galatasaray, Amerikan veya Alman liseleri dışında okullarda okumuş kimseden de “aaa bizim hocalarımız süperdi. Bütün haylazlıklarımıza rağmen gülümserlerdi, her derste ilgimizi çekmeyi başarırlardı, hep anlayış gösterirlerdi, çok şey öğrendim, mesleğimi seçmemde büyük katkısı vardır” diyene rastlamadım.
Beni “pirotesto” eden (evet böyle yazmış) öğretmenler de zaten hakiki öğretmenliğin ne olduğunu bilmeyenler. Zorluk çekmenin öğretmenlik olduğunu sanıyorlar.
“Ben oturduğum yerden yeşil dolarlar kazanırken.. onlar neler çekiyormuş haberim yokmuş… Önce benim tedavi olmam gerekiyormuş..”
Mektuplarındaki binlerce imla hataları bile öğretmen olamadıklarının kanıtı. Okura boşuna kızıyormuşuz dahi anlamındaki de”leri da”ları, soru eki mısın”ları, musun”ları ayırmadıkları, noktalama işareti kullanmadıkları için.
Kılavuzlar ortada!
Sorumu tekrar ediyorum ey ahali: Bütün ilkokul ve lise hayatınız boyunca severek hatırladığınız kaç öğretmeniniz var? Kaçı için “çocuk ve genç sever” diyebilirsiniz? Dayağını ve azarını işitmediğiniz kaçı var? Kaçı için “dersi öyle bir coşkuyla ve sevgiyle anlatırdı ki sınıfta çıt çıkmazdı” diyebilirsiniz? Hadi bunu da geçtim kaçı için okuttuğu dersi BİLİRDİ diyebilirsiniz?
BİLMİYORLAR!!!! Okuttukları dersi bilmiyorlar. Milli Eğitim”in dağıttığı ders kitabını ezberlemiş “papağanlar” ezici çoğunluk. Beni vıdıvıdıvıdı “pirotesto” eden öğretmenler! En son hangi kitabı okudunuz! En son hangi konferansa katıldınız? Kursa gittiniz?
Hayatında başka memleket, başka şehir görmemiş coğrafya öğretmenleri, hayatında en son fakültedeyken roman okumuş edebiyat öğretmenleri, Matematik Dünyası dergisini hiç duymamış matematik öğretmenleri, tek bir yeni kelime öğrenmemiş İngilizce öğretmenleri..
Ya bırakın Allah aşkına. Bana Çalıkuşu taklidi yapmayın.








